Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7531 Lv.
GBP GBP 2.2189 Lv.
TRL TRL 0.4957 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
26 Haziran 2017
YORUM

Tesettür Hikayem

27 Haziran 2015

Resmiye MÜMÜN
Bu sene tesettürlü olarak Ramazan’a kavuşturan Rabbime yüz bin kere hamd ve şükürler olsun! Zararın neresinden dönersen kardır demiş atalarımız. Bundan dört ay önce Yüce Allah’ın (CC) tesettür emrini yerine getirmek üzere kesin olarak tesettüre girmeye karar verdim. Bunu uzun zamandan beri çok istiyordum ama bulunduğum çevrenin etkisiyle bir türlü kapanmaya cesaret edemiyordum. Kırcaali’de ancak birkaç tane çalışan kapalı bayan tanıyordum. Hepsi ülkedeki imam hatip liselerinden mezun olmuşlardı ve dini hizmetlerde bulunuyorlardı. İşverenim başörtüme karışmasa bile Kırcaali’de ilk tesettürlü gazeteci olarak çalışmaya devam ettiğim halde bunun bedelini ödemek zorunda kalacağımın farkındaydım. Dini eğitim sahibi olmadığım için tesettürlü olarak işsiz kalma endişesini taşıyordum. Çünkü çalışmamak gibi bir şansım yoktu. Öte yandan Allah’ın emrine uymayıp günah işlediğimden dolayı büyük üzüntü ve huzursuzluk duyuyordum. Tesettürün hem Müslüman kadına, hem Müslüman erkeğe farz olduğunu biliyordum. İslam’a uygun kapanmış bayanlara imreniyordum, sürekli dua ediyordum ve Allah’tan kapanmam için uygun ortam yaratmasını niyaz ediyordum. Bunun ancak ev hanımı olduğumda mümkün olacağını düşünüyordum ve çaresizlik içinde çırpınıyordum ta ki o geceye kadar.

Nihat Hatipoğlu’nun Mahşer Günü’nü anlattığı bir klip izledim ve aşırı derecede etkilendim. Ertesi gün işverenimle tesettür meselesini görüşmeye karar verdim. Tesettüre girme kararımın işime engel olmayıp kapanabilmem için bütün gece Allah’a yalvardım, heyecandan uyuyamadım. 26 Şubat Perşembe günü ezile büzüle, çekine çekine işverenime konuyu açtım. Ne mutlu bana ki işverenim, “Ben kimim ki, senin başörtüne, kılık kıyafetine karışacağım” dedi. Ben bunu duyunca sevinçten gözyaşları dökmeye başladım, adeta mutluluktan uçuyordum.

İlk başlarda tesettüre uygun kıyafet konusunda zorlandım. Fakat zamanla İslami Neşriyat Kırtasiye dükkanından birkaç ferace aldım, kapalı giyinen bayan arkadaşlar da yardımcı oldular. Asıl sorun başkaydı. Beklediğim gibi tesettürlü bayan olarak kendimi çevreme kabul ettirmekte birçok zorluklar yaşadım. Üzerimde ferace olan ilk resmimi sosyal medyada paylaştığımda bir ortaokul öğretmenim ve daha sonra da aynı okulda çalıştığım meslektaşım Bulgarca şöyle bir yorum yazdı: ”Resmiye, İŞİD’e gelin gitmeye hazırsın. Çok yazık olmuş sana”. Ben tabii ki, bunu okuyunca şok oldum. Benim dünyayı kana bulayan bu terör örgütü ile ne alakam olabilirdi. Benim tek duam kalan ömrümü Cenab-ı Hakkın emirleri doğrultusunda yaşamak. Gözyaşları içinde öğretmenimi facebookta arkadaş listemden çıkardım. Beni İŞİD’e benzeten birini arkadaş listemde bırakamazdım. Yine de kafir bir kadının tesettüre girmeme böyle bir tepki vermesi kabul edilebilir bir şeydi. Ya tesettürümle, erkeklerle tokalaşmayı reddetmemle alay eden sözde arkadaşlara, Bulgaristan’da Müslüman ve Türk halkını temsil eden siyasilere, Müslüman din kardeşlerimize ne demeliyim?! Ben tesettüre girdikten sonra bu saydıklarım arasından birçok kişi benimle selamını kesti. Hatta birkaç Müslüman, Türkiye’de açık giyinen bayanları örnek almam gerektiğini savundular. Nedense kapalı bayanları örnek göstermediler. Aralarında tesettüre girerek kendimi küçük düşürdüğümü, geri kafalı olduğumu, hacı olmadan örtünmeyi hak etmediğimi, Atatürk’e karşı olduğumu, açık giyinen bayanları şikayet edeceğimi, hoca olduğumu v.s. saçma sapan düşüncelerini dile getirenler oldu. Bazıları ise daha önce açık giyindiğim için örtünme hakkım olmadığını düşünüyorlardı. Gazeteci arkadaşlardan bir tanesi hariç Hıristiyanlar değil de, sayılı Müslümanların arkamdan alay ettiklerini öğrendim. Beni en çok üzen durum da bu zaten. Dinimize sahip çıkmamız gerekirken bizler neler yapıyoruz?! Şu üç günlük dünya için değer mi ebedi kalacağın ahireti feda etmeye?! Her saniyede birkaç bin insan ölmüyor mu?! Kime kalmış ki bu yalan dünya bize kalsın! Rabbim bizleri İslam’la müşerref kılmış ve bizim tek hedefimiz Allah’a (CC) layık kul olmak olmalı. Rabbim, cümlemizi doğru yolda olanlardan eylesin! Aslında bunu paylaşmak üzere kapanma hikayemi yazmak istedim. Tabii ki, ben kapandım diye, diğer Müslüman kadınların da hemen kapanmalarını beklemiyorum, ama Müslüman kimselerin Allah'ın kesin emri olan tesettürle alay etmeleri bence normal değil. Rabbim, onlara gerçeği görmelerini nasip etsin.

Bununla birlikte tesettüre girmemi takdir ve tebrik edenler de oldu. Onlardan biri de kapalı bir bayan arkadaşımdı. İmam hatip lisesinde okurken çevresindekilerin kendisini taşladıklarını paylaştı. Zorluklara hazır olmam gerektiğini söyledi. Tabii ki, Allah’ın farz kıldığı bir şeyi neredeyse 39 yaşında yerine getirmem takdire layık değildi, fakat böyle bir ortamda kapanmanın hakikaten ne kadar zor olduğunu çok iyi anladım. Aynı zamanda benim için yürüdüğüm yoldan artık geri dönüş yoktu, yani yok. Ne pahasına olursa olsun, tesettürümü korumak için elimden geleni yapmaya hazırım. Artık tesettürümden dolayı işsiz kalma endişesinden de kurtuldum. Çünkü ne çalışacağımın hiçbir önemi kalmadı. Benim için hayatta en önemli şey Allah’ın rızasını kazanmak. Tesettürümle alay eden din kardeşlerimi de çok geç olmadan Rabbim, doğru yola iletsin, inşallah!

Cümleten hayırlı ve bereketli Ramazanlar dilerim!

27 Haziran 2015, Kırcaali, Resmiye MÜMÜN

Ziyaretci sayısı: 8805

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2017    "SENİ MEDİA" LTD   Webdesign