Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7182 Lv.
GBP GBP 2.2751 Lv.
TRL TRL 0.3194 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
22 Nisan 2019
HABERLER » Kırcaali
Kara Sevdalı Bir Rodoplu Yazar

Kara Sevdalı Bir Rodoplu Yazar

25 Ocak 2013

"Bedreddin Mehmet Çavuş”

Sofya’daki Ulusal kütüphanenin kataloglarını karıştırırken bilmediğim, tanımadığım, kendisinden tek satır okumadığım Rodoplu bir yazarın ismine rast geldim: Bedreddin Mehmet Çavuş. Kataloglarda Bulgarca yazılmış üç romanı, bir mizahi hikayeler derlemesi var.
Nejna Strast, Lyubov Bez Poçivka, Elmazıt ve Planinski Rosi.

Kitapların dördü de Yambol adresli. Bu şehirde çalışan “Diamant” yayınevi “Svetlina” basın evinde çıkartmış kitapların dördünü de. Bulgar Edebiyatı tarihlerinde bu yazarın adı yok. İnternet sitelerinde da bulmadım kendisini.

Bedreddin Mehmet Çavuş birinci romanının önsözünde kendisini okuyucuya şöyle tanıtıyor:

Kırcaali Vilâyetinin Bezvodno köyünde 1958 yılında doğmuşum. Teknik eğitimimi Plovdiv’te tamamladım. Dürüstlüğü ve içtenliği her zaman el üstünde tutarım.
Nejna Strast romanı benim ilk kitabımdır. (Çıkarıldığı tarih yok ama kataloga 2002 yılı verilmiş). 1970 yılında yazmaya başladım. Basına hazır Türkçe iki kitabım daha vardır.

1981 yılında Devlet Emniyet görevlileri evimi basarak lirik eserlerden, şiirlerden, uzun hikâyelerden oluşan bütün kitaplarımı aldılar. Fakat kalbimi, duygularımı, aklımı alamadılar. Her zaman milliyetçiliğe ve nefrete karşı olmuşumdur. Dünya sevgi ve ilerleme oldukça yaşayacaktır.

“Nejna Strast” romanı görünüşte, biyografik unsurlar da içeren bir aşk romanıdır. Refet isminde Rodoplu bir genç gönlünü Boryana isminde güzel bir Bulgar kızına kaptırır.

Güzel hanımı Ferüzeyi 13 yaşındaki erkek çocuğunu köyde bırakarak, takılır Boryananın arkasına. İki genç ilk aylarda birbirine öyle sarılırlar ki, hiç bir kimse koparamaz. Her karşılaşmada birbirine sadakat andı içerler. Aşkın etnik menşe, sınır tanımadığına, iki kalp bir olunca samanlıkların saray olduğuna birbirini kandırmaya çalışırlar. Ancak Boryana’nın aşkı birden parladığı gibi çok devam etmeden söner. Etnik menşe meseleleri araya girer. Boryana Safetin evlenme tekliflerine açık olarak “Bir Türk’le kesinlikle evlenmem” cevabını verir.

Belki de böyle kesin bir cevap yazara kara sevdasını, ümitsiz aşkını devam ettirdiği ikinci romanında (Lyubov bez poçva) şöyle bir deklarasyonla girme ihtiyacı doğurur:

Ben etnik Türk bilincine sahip bir insanım. Ancak buna rağmen doğup büyüdüğüm Bulgaristan’a bağlıyım. Romanlarımı Bulgar dilinde yazdığıma seviniyor ve bundan gurur duyuyorum. Bu kahraman halk, beni kendi evlâdı olarak kabul etsin. Bu kitabı yazarken eleştirmenlerden övgü ve takdir beklemiyorum. Eğer benim kahramanlarımın yazgıları, okuyucuyu insanlar arasında karşılıklı ilişkilerin anlamı ve diğeri üzerinde düşünmeye yöneltirse, kendimi mutlu sayacağım.
Her iki romandan, kahraman Bulgar halkının Çavuşu kendi evlâdı olarak kabul edip etmediği pek anlaşılmıyor ama Boryana Safeti kalbinden çıkarıp atıyor.

Her iki kitabın başkahramanlarının Boryana ile Safet olmasına, onlarda bu iki genç arasındaki aşktan bahsedilmesine karşın, yazar romanlarımızda memleketimizde iki etnik topluluk arasındaki insani ve siyasi ilişkileri ele almış, inandırıcı bir surette işlemiş, bazı engelleri en samimi, en derin sevgilerin bile aşamayacağını göstermiştir. Her iki kitapta roman sanatı kullarına riayet edilerek akıcı ve sade bir dilde yazılmıştır. Okuyucuyu heyecanlandırıcı, düşündürücü epizotlarla doludur.

Sözle düz yazı ile Boryananın kalbini kazanamayan Safet romanlarında kara sevdasını sık sık şiir ile dile getirmekte aşk mektuplarını birçok şiirle süslemektedir. Bu romanlara başka bir çekicilik, canlılık ve zenginlik kazandırmaktadır.

Bulgaristan’da etnik meseleler, Safet ile Boryana arasındaki kara sevda pazelinde ören yazar, üçüncü romanı olan “Elmaz” da meseleleri milliyetçi, ırkçı komünistler tarafından kasten körüklenen Türk düşmanlığına, zorla isim değiştirmeye, büyük göçe dayamaktadır. Bu romanda da aşk meseleleri olmasına rağmen siyaset ağır basmaktadır. Yazar isim değiştirme sürecinde Türklere karşı işlenen suçların cezasız bırakılmasından yakınmaktadır. Dünkü işkencesi komünistlerin bugün nasıl demokrat kesilerek Türklere karşı ayrımcılık siyasetlerini nasıl devam ettirdiklerini delilleriyle anlatmaktadır.

“Planinski Rosi” Çavuş’un mizahi hikâyelerinden oluşan bir derlemedir. Yazar bu kitabının niteliğini ve özelliğini şu şekilde aydınlatmaktadır:

Eserimdeki dinamikler aşağıdaki şekilde oluşmuşlardır:
Kalpleri sevgi dolu bir gurup genç, sosyalist günlük yaşamın sınırlandırılmalarından, buz kesmesinden sıyrılmak, kendi başlarına kalmak için çok güzel Bulgaristan doğasına sınırlar “Aralarından birinin her gün bin növel (uzun hikâye) anlatmasına kararlaştırırlar. Böylece 6 günde 36 öykü toplanır:

İnsanların hareketleri üzerinde fikir yürütürken okuyucuyu sadece güldürmeye ve kederlendirmeye çalışmadım. Anlattığım zamanın gizli taraflarını açıklamaya çalıştım.

Çavuş’un dört kitabını okuyup kapadıktan sonra düşündüm: Bugün Bulgaristan’da Türk yayınevi olmadığı için memleketin çeşitli kasabalarında, şehirlerinde çıkarılan kitapları ve yazarlarını tanımıyoruz. Meselenin şaşılacak tarafı, Rodoplu yazarlardan, edebiyat eleştirmenlerinden kime sordu isem Bedreddin Mehmet Çavuş isminde bir yazar tanımadıklarını söylediler. Bir Türk Yazar Birliği kurulmayınca bu işler böyle gidecek. Son yıllarda birçok “ilke” imza atan Kırcaalili Türk aydınları bu mesele üzerinde de düşünmelidirler.

Kaynak: Dr. İsmail Cambazov

Ziyaretci sayısı: 2533


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


Perperek Der ki... 2013-01-25 13:10:10
Müşterisi olan malı herkes satar, asıl siz yayınevinden önce okuyucu kitlesini yaratın, okuyucu kitlesi ile yazarlar da oluşur.
cemil yılmaz 2013-01-28 19:04:37
evet bulgaristan türkleri tarhinizi ve kimliyinizi unutmayın türk kanı taşıyan herkeze çayrıda bulunuyorum
Avupa turkleri 2013-02-04 20:03:37
Bedreddin gibi kardeshlerimizin yalniz turk ulusuna degil ,bolge ,,Avrupa ve dunya barisina,insanlarin birbirine dostluk,hosh gorulmek ve insan sevgisi gorushlu sahislar chok nadir dunyaya gelir ve boyle kishiler devamli efendimiz olmalidir...ve onun romanlarindan bir yazi;''''''HER BIR INSAN BIR DUNYADIR,VE ONUNLAN O DOGAR YASAR VE MEFAT EDER,VE HER BIR MEZAR TASININ ALTINDA BIR KAYNATIN TARIHI YATAR...

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2018    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kircaalihaber@gmail.com   Webdesign: SWS