Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7473 Lv.
GBP GBP 2.1232 Lv.
TRL TRL 0.3187 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
20 Ağustos 2019
HABERLER » Bulgaristan
Zülfü Livaneli'nin "Serenad"ı Tanıtıldı

Zülfü Livaneli'nin "Serenad"ı Tanıtıldı

23 Mart 2013

Yazar ve müzisyen Zülfü Livaneli, Bulgarcaya çevrilen "Serenad" kitabının tanıtımı için Sofya'da okurlarla buluştu. Knigopis Yayınevi'nin davetlisi olarak Bulgaristan'a gelen Livaneli'nin kitap tanıtımı esnasında keman ve piyano çalındı.

2011 yılında Türkiye'de çıkan kitap hakkında söz alan edebiyat eleştirmeni Georgi Angelov, 'Serenad'ı okuduktan sonra göz yaşlarına hakim olamadığını itiraf ederek, "Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) aday olma sürecinin ne kadar süreceğini bilmiyorum, ama bu kitap Türkiye'yi doğrudan AB'ye sokuyor. Hayatımda okuduğum en Avrupai kitaptır bu." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de 1971'de askeri darbeye karşı bestelediği şarkıların hayatındaki tek albüm olacağı kanısında olduğunu belirten Zülfü Livaneli ise aradan geçen 30 yıl sonra yüzlerce şarkı ve binlerce konseri arkada bıraktığını aktardı.

"PASAPORTUN RENGİNE GÖRE MUAMELE GÖRDÜM"

Son yıllarda ilk aşkı olan yazarlığa geri dönebildiğinden dolayı memnuniyetini dile getiren Livaneli, hayatta insana insan olarak bakmanın zorluğunu idrak ettiğini kaydetti. Duruma göre aynı insanın farklı muameleye maruz kaldığını belirten Livaneli, kimlik kartının rengine göre farklı muamele gördüğünü şu örnekle açıkladı: "Benim ilk pasaportum askeri hapishaneden sonra Türkiye'yi terk ettiğim sahte bir pasaporttur. İkinci pasaportum İsveç'te politik mülteci olduğum zamanda Birleşmiş Milletler'in en alt seviyedeki mavi pasaportudur. Sonra üçüncü pasaportum af çıktıktan sonra bana verilen normal Türkiye vatandaşı pasaportuydu. Dördüncü pasaport UNESCO'ya büyükelçi atandıktan sonra verilen kırmızı en üst düzey pasaportu. Beşincisi ise milletvekili seçildikten sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin en yüksek seviye kırmızı pasaportuydu. Şimdi cebimden çıkardığım bu kağıtların rengine göre bana çok farklı muameleler yapıldı, ama ben aynı insandım. Bana kimse bakmıyordu, herkes kağıdın rengine bakıyordu. Edebiyatın temel görevlerinden biri o kimliklerin, kağıtların arkasındaki insana ulaşmak ve insanı birbirine tanıtmak, anlatmaktır."

Zülfü Livaneli, tanıtımın ardından kitaplarını imzaladı.

Kaynak: Cihan Haber Ajansı

Ziyaretci sayısı: 3279


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


Tarafsız 2013-03-23 20:05:14
bulgarlar tarafından bizim adlarımız silah zoruyla değiştirilirken bu kahpenin dölünden hiç ses çıkmıyordu...

Bire allahsız ne yüzle geldin bulgaristan'a?
Mestanli 2013-03-23 22:44:48
Secimler yaklasti,ya dps deki komunist ajanlara nasihata gelmistir,kendisi saten solcularin (boluculerin)onunde gidenlerden,Lutvi keci sakal cagirmistir.1985 yili silah zoruyla isimlerimizi degistirdiklerinde,Turkiye Devleti ,katil Jivkovu uluslararasi kamuoyunda sikistirmaya basladiginda bu zat ve yandaslari katil Jivkovu desteklediler.
fes 2013-03-24 08:26:31
O adar cahilane yorumlar yapılıyor ki, insan bulgaristan türkü olduğundan utanıyor.

Bu zaat dediğin adam Jivkov'u ne destekledi nede ona karşı çıktı. Çok basit, o bu işlerle hiç ilgili değildi. İsveç'te solcuymuş rollerine bürünmüş, emperial güçleri şahane destekliyordu.

Ylçın Küçük sabeaist olduğunu söylüyor; Livane ismiyle Livni aynıymış. Adamın gayrı milli oluşuda bu görüşü destekliyor.

Bulgaristan'a gelme sebebi, beş para etmez kitabını satmatmaktır.
Hikmet Efendi 2013-03-24 10:34:42
Livaneliyi "severim," ama bu defa Fes'e katılıyorum.
Türkiye'ye karşı konuşan Türkiyelilerin hepsi biz Bulgaristan Türklerine zarar veriyor. Bu bir. Kusura bakmasın ama Livaneli'ne verilen pasaportların rengi beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Önemli olan onun önemli konularda aldığı politik tutum. Şarkılarının kimilerini çok sevsem de, bir politik kişilik olarak aleviliği aşamaması, gerçek enternasyonalist olmamamsı, Bulgaristan'da yaşayan bizleri, hayatları üzerinde dıştan hüküm verilebilecek nesnler olarak görmesine çok gıcık oluyorum.
N. Hikmet'in "Kayın Ormanı" şiirini şarkıya dönüştürmesi iyi olmuştu. Ne ki, öz Vatanının Bayrağını yakan politikacılara pek saygım yok. Nedenleri olabilir... Bu da iki. Bizim başımıza neler gelmedi ama Bulgaristan Cumhuriyeti bayrağını yakmadık. O, ay yıldızlı bayrağı İstanbul'da yaktı. Ayrıca yazar olmak çok şerefli bir iş, herkes yazabilir, ama her yazan yazar olamaz, hele Bulgarlar bir Türk yazarı övüyorsa bu işin içinde iş vardır... Ben bunu böyle bilirim. Bu da üç. Bir kitap yazsın ve beni aksine ikna etsin lütfen.
Biliyorsunuz Türk olup İngilizce yazan Elif Şafak'ın 5o 000 Paunda karşı kitaplarının tanıtımını Sofya'da Büyük Camii içinde yapması ve Ataka Başkanı Volen Siderov'a varınca herkese şampanya içirmesine de gıcık olmuştum. Ben de böyle biriyim işte, olaylara hep bize zarar verir mi açısından bakıyorum ve bunu yenemedim.
Bu konuda
Tarafsız 2013-03-24 11:46:20
Ben de senden ve diğer çalgacı güruhtan utanıyorum! Anladın mı yan takkeli? Türkiye'de sol demek, devletine, bayrağına, toprağına ihanet demektir, yunanistan solu ile Türkiye solunu birbirine karıştırma, aralarında dünya kadar fark vardır.

Y. Küçük'e göre Hasköy Gümülçine arasında yaşayan bütün Türkler yahudi, yani Y. K. göre sen ben burdaki herkes yahudi. Yeter artık, ikide bir bu DELİYİ başvurulması gereken bi kaynakmış gibi gösterme bize.

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kardjalinews.media@gmail.com   Webdesign: SWS