Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
 
KIRCAALİ HABER
 15 YAŞINDA
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.643 Lv.
GBP GBP 2.2606 Lv.
TRL TRL 0.1982 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
09 Mayıs 2021
HABERLER » Kırcaali
Zorunlu Göç Çocukları

Zorunlu Göç Çocukları

13 Ocak 2015

Türkiye'ye kundakta gelenlerin öyküsü

Onlar 1989-1990 yılarındaki zorunlu göçün en küçük yolcularıydı. Kimi kundakta, kimi kucakta geldi. Ne olup bittiğinden, nereye niçin gidildiğinden habersizdiler. Tek anladıkları çok uzun bir yolculuğa çıktıklarıydı. Evlerinden çok uzaklaştıklarını anladıkları için: ''Hani evimiz nerede? Daha çok gidecek miyiz?'' gibi soruları sorup duruyorlardı.

Ne var ki, bu soruların cevaplarını anne ve babaları da bilmiyordu. Belli bir yere, bilinen bir eve gitmiyorlardı. Bildikleri tek şey Türkiye yolunda olmalarıydı. Bütün bu bilinmezliklerin arasında en çok sorguladıkları çocukların geleceğiydi. Okutup meslek sahibi edebilecekler miydi? Aslında her anne baba kararlıydı. Yemeyip yedirecekler, giymeyip giydirecekler, ama çocuklarını erkek ve kız ayrımı yapmadan mutlaka okutacaklardı.

Ebeveynlerin göç yollarında düşündükleri gerçek olmaya başladı. Zorlukları birer birer aşınca işleri de oldu, aşları da, evleri de. Hiç bir göçmen, çocuğunun eline boyacı sandığı, simit tepsisini vermedi. Çırak da göndermedi, getir götür çocuğu yapmadı, köşe başlarında dilendirmedi. Çocuklarının eline kitap verdi, kalem verdi ve okulun yolcusu etti. Bu anlayışın ve davranışın sonuçları artık ortada. O zorunlu göçün çocuklarından hiç biri cahil kalmadı. İlköğretimle de kalmayıp meslek okulu veya lise bitirdiler. Sonra da üniversitelere yöneldiler. Pek çoğu artık mezun olup hayata atıldı.

Pınarbaşı’nın Ümit Mahallesi’nde oturuyorum. Burada soydaş ailelerin sayısı çok değil. Bu ailelerdeki çocuk sayısı da az. Genelde ikişer çocukları, çok seyrek de üç çocukları var. Her biri ya tahsilini tamamlamış ve ya öğrenime devam ediyor.

Sözü fazla uzatmadan bir kaç aileden söz etmek istiyorum. Bu ailelerin pek çok ortak yönleri var. Hepsi de dar gelirli, ama ufukları geniş mi geniş. Eğitim ve öğretimin önemini tamamıyla idrak etmişler.

Hatice ve Sevinç Türksever kız kardeşlerin anne ve babaları işçi. Hep asgari ücretle çalıştılar. Zaman zaman işsizlik dönemleri de yaşadılar, ama kızlarını sonuna kadar okuttular. Hatice İzmir de ki Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden mezun oldu ve iki yıldır Karadeniz Bölgesi'nin Ordu ilinde bir köyde öğretmenlik yapıyor.

Kardeşi Sevinç ise Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'ndan mezun ve o da şimdi Manisa ilinin Uzun Köprü kasabasında beden öğretmenliği yapıyor.

İkiz kız kardeşler Fikriye ve Şükriye Mahmutoğlu öğrenimlerine Yunus Emre İlköğretim Okulu'na hep beraber başlamışlar. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'ni de hep beraber kazanmışlar, ama farklı fakültelerde okumuşlar. Fikriye, Eğitim Fakültesinin Sınıf Öğretmenliği bölümünü bitirmiş. Van-Çatak'da 2 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra bu ders yılından itibaren Manisa ilinin Akhisar İsaca İlköğretim Okulu’nda görevine devam ediyor.

Şükriye de Dokuz Eylül Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi’nden mezun. Şimdi ayni Üniversite’nin Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü'nde yüksek lisans yapıyor. İşçi olan babaları Selim ve yine işçi olan anneleri Ayşe kızlarının başarıları ile gurur duyuyorlar.

Resmiye ve Kaan kardeşler de dar gelirli Özgürsever ailesinin çocukları. Bu iki kardeş öğretmenliği seçmiş. Resmiye Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nin İngilizce Öğretmenliği bölümünden mezun. Kaan ise Onsekiz Mart Çanakkale Üniversitesi'nde Bilgisayar Öğretmenliği okumuş. İlk öğretmen atamasını Adıyaman ilinde Bilgisayar öğretmeni olarak görev yapmış ve şimdi asker öğretmen olarak yine Doğu da vatan borcunu ödüyor.

Farklı mesleklerde, kardeşler de çok. Bunlardan İzmir’de oturan iki aileden de bahsetmek istiyorum.

Hüseyin ve Mümüne Gerçek kardeşler. Hüseyin Tıp Fakültesi mezunu ve şimdi Koçaelli ilinde Doktorluk yapmakta. Mümüne ise Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümünden mezun ve mesleğinde çalışıp ve ilerlemektedir. Babası Kemal ve annesi Kalbiye çocukların başarılarından gurur duymaktalar.

Kemal ve Emine Şafak kardeşler. Kemal Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Fakültesi mezunu ve şimdi Almanya'nın Jena Üniversitesinde Master Yüksek lisans yaptıktan sonra yine Almanya Hamburg da Fizik Bilim adamı gibi çalışmakta ve Lazer Fizik üzerine Doktora yapmakta. Kız kardeşi Emine İstanbul Marmara Üniversitesi Siyaset Bilim ve Uluslararası Fakültesini başarıyla bitirip şimdi İstanbul’da bir yabancı şirkette çalışmakta. Onların da babası Abdulaziz ve annesi Meryem çocuklarının başarılarından gurur duymaktadırlar.

Zorunlu göç çocukları arasından anlattıklarım gibi yüzlercesi, hatta binlercesi var. Sayıları daha da çoğalacak, çünkü onlar kendine, topluma ve vatanına yararlı olma yolunun okuldan, eğitim ve öğretimden geçtiğini çok iyi biliyorlar. Bu konuda aileleri de onlara sınırsız destek veriyorlar. Ulaşmak istedikleri hedef Atatürk'ün gösterdiği hedeftir, çağdaş ulusların seviyesine çıkarak onlarla yarışmaktır.

İbrahim MUSTAFA
Bornova / İZMİR

Kaynak: Kırcaali Haber


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR



 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2021      e-mail: kardjalinews.media@gmail.com    Webdesign: SWS