Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.6656 Lv.
GBP GBP 2.2346 Lv.
TRL TRL 0.4331 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
12 Aralık 2017
HABERLER » Bulgaristan
DOST Partisi Başkanı Lütfi Mestan, “Sofya Şehir Mahkemesi’nin kararı bir ayrımcılık eylemidir”

DOST Partisi Başkanı Lütfi Mestan, “Sofya Şehir Mahkemesi’nin kararı bir ayrımcılık eylemidir”

08 Temmuz 2016

Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü İçin Demokratlar (DOST) Partisi Genel Başkanı Lütfi Mestan, Sofya Şehir Mahkemesi’nin partinin kaydını reddetmesiyle ilgili Kırcaali’de Oryantal Restoranı’nda basın toplantısı düzenledi.

Parti diğer yöneticilerinin Sofya’da bulunduğunu belirten Mestan, şöyle açıklamalarda bulundu: “Biz mahkemenin DOST partisinin tesciline ilişkin başvuruya ret kararını Anayasa’nın verdiği Bulgaristan vatandaşlarının siyasi parti kurma hakkının kabaca sınırlandırılması olarak değerlendiriyoruz. Bu sınırlamanın diğer adı ayrımcılıktır. Sofya Şehir Mahkemesi’nin kararı bir ayrımcılık eylemidir. Çünkü DOST partisinin 15 bin üyelerinin siyasi parti kurma hakkını sınırlandıran bir karar. Kesin olan bu tezimizin gerekçeleri davaya bakan hakimin ret kararının gerekçelerinden kaynaklanıyor. Davaya bakan hakim Liliya İlieva, 27 Haziran tarihinde yapılan açık mahkeme duruşmasından önce parti tüzüğünde yer alan ifadelerin açıklanması taleplerinde bulunmuştu. Şimdi daha iki gerekçe gösteriyor. Bu gerekçeler kesinlikle asılsızdır, buna skandal diyebilirim. Birinci gerekçe olarak parti adının Türkçe kökenli bir sözcük olmasından dolayı yeni siyasi oluşumun etnik bir oluşum olduğu ileri sürülüyor. Burada kesinlikle şunu belirtmek isterim ki, birinci partinin adı söz konusu değil. Söz konusu parti adının DOST şeklinde kısaltılmasıdır. Bu kelime çağdaş Bulgarca’da kullanılan bir kelimedir. Zaten hakimin de Türkçe, Hintçe, Almanca Sözlüğe değil de Bulgarca Sözlüğe atıfta bulunması rastgele bir şey değil. Bu şekilde kendi tezini reddediyor. Bulgarca’da kullanılmazsa, bu sözcüğün ne işi var Bulgarca Sözlükte?! Bulgarca’da kullanıldığı için sözlükte yer alıyor. Aynı şekilde “demokratsiya”, “politika”,” ministır”, “institutsiya”, “partiya”, “çorba”, “yahni/ya”, “türlügüveç” gibi daha bir sürü Bulgarca’da kullanılan yabancı veya Türkçe kökenli sözcükler sayabilirim. Demokrasi her şeyden önce Anayasa, kanunlar, ilkeler ve kuralların herkese eşit bir biçimde uygulanması anlamına gelir. Bulgaristan’da mevcut bir sürü başka partilerin adları veya adlarının kısaltmaları da yabancı kökenli sözcüklerdir. Bu söz konusu partilerin tescili için başvurunun reddedilmesi veya onların yasaklanması gerektiği anlamına mı gelir. Örneğin, iktidardaki GERB partisinin adının kısaltılması GERB Bulgarca kökenli bir sözcük değil, Almanca kökenli miras anlamına gelen “erbe” sözcüğünden türemiştir. Bu sebepten dolayı GERB partisinin tescil edilmemesi mi gerekirdi?! Bence bu bir sorun değil. Fakat neden söz konusu DOST partisi olunca bu bir sorun oldu. Hani kanunlar ve kurallar herkese eşit uygulanıyordu. Aynı şekilde Ataka partisinin adı da Bulgarca kökenli bir sözcük değil. Bu gibi başka onlarca örnek verebilirim. Komünist, partiya da Bulgarca sözcükler değil. Özür dilerim, fakat bazı sınırlar var ve onlar aşıldığında ayrımcılığa gidiliyor. Mahkemenin ret kararının ikinci gerekçesi daha da büyük skandal yaratıyor. Partinin üyelerinin büyük bir bölümünün Türk asılı olmasından dolayı partinin etnik temelli olduğu öne sürülüyor. Ben şunu söyleyebilirim ki, Bulgaristan’da var olan yaklaşık 400 partinin her birinin üyelerinin büyük bir bölümü belirli bir etnik gruba mensupturlar. Bu onların etnik oluşumlar olduğu anlamına mı gelir. Birkaç böyle parti aklınıza geldi sanırım. Veya bu ilke Bulgaristan’da belirli bir etnik grubun temsilcileri için kasıtlı olarak uygulanılmaz mı oldu. Bulgaristan’da yaşayan Türkler ikinci el insanlar mı?! Bulgaristan’da etnik ayrımcılık var mı? Bu ikinci gerekçeyle ilgili şunun altını çizerek belirtmek isterim ki, Anayasa’nın verdiği siyasi parti kurma hakkı olanlar, etnik ve dini mensubiyeti fark etmeksizin vatandaşlardır. Etnik ve dini mensubiyete dayalı ayrımcılık yapmak Anayasa’ya aykırı gelen bir davranıştır. Bunun dışında şunu da önemle belirtmek isterim ki, bir partinin etnik olup olmadığı üyelerinden kaynaklanan bir şey değil. Bu parti hedeflerinden kaynaklanan bir şeydir. DOST partisi, ulusal ve liberal bir parti. Bunun dışında ileri sürülen her şey taraflı ve objektif olmayan bir tutumdan kaynaklanıyor. Daha DOST partisinin tescil işlemine bakan Sofya Şehir Mahkemesi hakimi Liliya İlieva’nın bizden bulunduğu ikinci ve üçüncü talebinden sonra tarafsızlığı ve objektifliğinden şüphe duyduğumuz için redd-i hakim talebinde bulunduk. Fakat hakim bu talebimizi reddetti. Şimdi artık şüpheden bahsetmiyoruz, şimdi kesin kanaatimiz şu ki, bu hakim taraflı ve objektif olmayan bir tutum sergiliyor ve karar Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’nu ihlal ediyor. Fakat şunu da söyleyeyim ki, bu değerlendirmem genel olarak Bulgar yargısı için değil, söz konusu bu dava ve bu hakim için geçerlidir. “

Kararı Yüksek Temyiz Mahkemesi’ne götüreceğiz

Lütfi Mestan devamında, “Daha Pazartesi günü karara itirazda bulunacağımız Yüksek Temyiz Mahkemesi’nin bizi haklı bulacağına inanıyorum. Çünkü sorumluluğunu Anayasa ve kanunların düzeyinde yerine getirecek. Yüksek Temyiz Mahkemesi’nin, Sofya Şehir Mahkemesi’nin Anayasa ve kanunları ihlal eden DOST partisinin tescili için başvuruya ret kararına itirazımızı haklı bulup, kararı iptal edeceğine inanıyorum. Muhtemelen bu mahkeme kararı Bulgar toplumunda mevcut bazı gerici güçleri geçici olarak mutlu kılıyor. Çünkü onlar zaten mahkemenin DOST partisini tescil etmemesi çağrısında bulundu. Ben sadece aşırı milliyetçi oluşumları kastetmiyorum. Yeni kurulan DOST partisinin sahip olduğu net bir demokratik ve Avrupa- Atlantik profilinden dolayı korkusunu gizleyemeyen Bulgaristan’ın siyasetinde yer alan tüm siyasi güçler ve faktörlerden bahsediyorum. Fakat sonuçta gerici güçlerin değil de, Bulgaristan’da anayasal demokrasinin hakim olacağını düşünüyorum.”

DOST partisinin üyeleri ve taraftarlarından tepki

Lütfi Mestan, “DOST partisinin üyeleri ve taraftarlarına gelince, onların bu mahkeme kararına karşı yeni siyasi projemizi gerçekleştirme konusunda daha büyük bir kararlılık gösterecekleri kanaatindeyim. Newton’un hareket kanununa göre her etkiye karşılık eşit ve zıt bir tepki vardır. Bu hareket kanunu siyasette de uygulanılabilir durumda. Fakat bu kanun siyasette şu şekilde yorumlanabilir: Her bir demokrasiye aykırı gelen ayrımcılık eylemine eşit ve zıt bir demokratik tepki verilmesi için enerji var. Bu tezde demokratik tepki ifadesine dikkat çekmek isterim. En iyi Bulgaristan’ın milli çıkarını savunması için bir siyasi girişime objektif gereklilik varsa, tam bu sebepten dolayı bu siyasi girişim gerçekleştirilecektir. Bu ilke tam olarak DOST partisi için kesinlikle geçerlidir. Bizim partimizin kurulmasına Bulgaristan’da objektif gereklilik var. Bu sebepten dolayı da partimiz varlığını sürdürecek. Mahkemenin ret kararının diğer gerekçeleriyle ilgili yorum yapmayacağım, çünkü bundan önce uzun uzadıya onların üzerinde durmuştum. Bizden anlamı açık ve net olan bazı sözcük ve ifadelerin açıklamasını yapmamız istenmişti. Bu hakim tutarlı davranmıyor, çünkü Bulgar Sözlüğüne atıfta bulunarak ,DOST kısaltmasının Türkçe kökenli dost sözcüğünden ileri geldiğini belirtiyor, fakat aynı şekilde aynı sözlüğe atıfta bulunmayarak sözlükte yer alan “ustanovyavam” ve “utvırjdavam” fillerinin “tespit etmek, saptamak, tasdik etmek” şeklinde yakın anlamlı sözcükler olduğunu kabul etmiyor. Bundan daha iyi tek taraflı ve objektif olmayan tutum örneği yok. Gerekçelerde yer alan partinin temsiliyetine ilişkin ifadelerle ilgili yorum yapamayacağım. Çünkü verdiğim cevapta parti Başkanı’nın tek başına parti tüzüğünde değişiklik yapma kararı alma yetkisine sahip olmadığını belirttiğim için (böyle bir karar ancak partinin ulusal kurultayında alınabilir) hakim benim partiyi temsil etme hakkımdan şüphe ettiğim sonucunu çıkarmıştır. Şimdi burada değindiğim tüm bu hususlar itiraz dilekçesinde yer alacak ve Yüksek Temyiz Mahkemesi’ne başvuracağız, çünkü DOST partisinin kuruluşuna ilişkin tüm evrakların Anayasa ve ülkenin tüm kanunları doğrultusunda olduklarından eminiz. DOST partisinin adı nasıl ortaya çıktı? Biz demokratik ve liberal bir partiyiz. Çağdaş liberal demokrasinin temel ilkeleri özgürlük, sorumluluk, hoşgörüdür. Biz bu üç sözcüğün partimizin adında yer almasına karar verdik. Çünkü Noel öncesinde yaptığı konuşmasında bir partinin bir onursal başkanı bu sözcüklerin tanımlamasını reddetti. Özgürlük, sorumluluk ve hoşgörü için çalışacak demokratlar olduğumuz için partinin adına ilişkin diğer tek seçenek DSOT’tu. Bu kısaltmanın ne kadar zor telaffuz edildiğini görüyorsunuz. Bu sebepten dolayı ilk iki sözcüğün yerlerini değiştirince bu DOST kısaltması oluştu. Bu kısaltmanın dost kelimesi olması tesadüfen olan bir şey. Bunun bilinçli olarak yapıldığını düşünen biri bunu ispatlamaya çalışsın. Özür dilerim, fakat biz sorumlu bir karar aldığımızda asla duygularımızla hareket etmiyoruz. DOST bir kısaltma, GERB olduğu gibi. Bu iki kısaltma da yabancı kökenli sözcükler oluşturuyor. Bunda da her hangi bir sorun yok. Çünkü ikisi de Bulgarca’da kullanılan sözcükler olup, Bulgarca sözlüklerde de yer alıyor” dedi.

Lütfi Mestan daha bugün ülkedeki tüm AB ve NATO üyesi ülkelerin büyükelçilerine mektuplar gönderdiğini ve bu mektuplarda DOST partisinin mahkemenin parti tesciline ilişkin başvuruyu reddetmesi kararıyla ilgili pozisyonunu bildirdiğini belirtti. Mektuplarda mahkemenin parti tesciline ret kararını Anayasa’nın verdiği Bulgaristan vatandaşlarının siyasi parti kurma hakkının kabaca sınırlandırılması olarak nitelendirdiğini ve Bulgaristan’ın demokratik hukuk devleti imajını zedeleyeceğini belirttiğini açıkladı.

Mestan, “Artık 12 yıldır NATO ve 10 yıldır AB üyesi olan Bulgaristan’da Anayasa ve kanunların herkese eşit olmaksızın, ayrımcılık yapılarak uygulanması mümkün değil” dedi.
AB ve NATO üyesi ülkelerin büyükelçilerine mektuplar göndermekle onların Bulgar mahkemelerine müdahale etmesini beklemediğini, fakat Bulgaristan’ın da AB ve NATO üyesi bir ülke olduğu için onlara durumu bildirmek zorunda olduğunu kaydetti.

Mahkeme kararının, partinin karşılaştıkları sorunların şimdiye kadar tereddüt içinde olan kişilerin partiyi destekleme kararı almalarına sebep olduğunu ve partinin üyelerinin ve taraftarlarının artmasını beklediklerinin altını çizdi. Ülkedeki yaklaşık 400 parti arasından 300’den fazlasının DOST partisinin şimdiki üyelerinin sayısı kadar seçimlerde oy alamadıklarını belirterek, faaliyete geçen bir partinin resmi kaydının yapılmasının doğal olmadığını ifade etti. Mestan, “Oligarşi çevrelerle bağlantılı olan tüm faktörler, demokrasiden, hukukun üstünlüğünden korkanlar, AB ve NATO ‘ya karşı olanların DOST partisinden korkmaları gerekir. Ben onları anlıyorum. Onlar korkmakta haklılar. Biz oligarşiye karşı mücadele eden, gerçek bir demokratik, Avrupa-Atlantik görünümüne sahip bir Bulgaristan adına parti kuruyoruz ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadele edeceğiz. İlk önce azınlıklara mensup kişilere ikinci el insan gözüyle bakılmasına karşı mücadele edeceğiz. Biz bu tür bir politikaya karşı mücadele etmekten başka bunu her türlü demokratik vasıtayla yapacağız” dedi.

Sofya Şehir Mahkemesi’nin kararının sürpriz olmadığını ifade eden Mestan, şu ifadeleri kullandı: “Bu hakimden farklı bir karar beklemiyorduk. Çünkü dava duruşmasını iki ay erteledi. 27 Haziran tarihinde yapılan açık mahkeme duruşmasından önce parti tüzüğünde yer alan anlamı açık ve net olan ifadelerin izah edilmesi taleplerinde bulundu. Her hareketiyle problem yaratacağını gösterdi. Maalesef, sonuçta böyle bir karar çıktı”.

Mestan, DOST partisinin tescil edilmemesinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasına engel olmayacağını söyledi. DOST’un resmi kaydı yapılmamasına rağmen artık diğer partileri doğru yönde etkilediğini ifade etti. İsmini vermediği başka partilerin DOST kurulduğundan beri bir sürü iftar yemekleri verdiğini, muhtarların maaşlarını artırdığını, yeni memurlar atadıklarını belirterek, onları bunun için tebrik etti. İhtiyaç duyulan bir partiye hiçbir yasağın engel olamayacağının altını çizen Mestan, DOST partisinin toplantılarına katılanlara baskı yapılmasının, işsiz kalacaklarına dair tehdit almalarının bazı siyasetçilerin ve siyasi partilerin sonunun geldiğine işaret ettiğini ifade etti. DOST Partisi Başkanı, “Sizde biliyorsunuz ki, artık altı aydır eski partimden hiçbir kişi hakkında yorum yapmadım. Benim kültürüm buna izin vermiyor. İftira atmakta usta olanlar onlar. Bana Momçilgrad (Mestanlı) merkezinde iftar vermeyi yasaklasınlar. Fakat insanlar Allah rızası için yapılan bir şeye izin verilmemesine anlam veremiyorlar. Ama bu onların kararı, aynı şekilde yoluna devam etsinler. Bizler de kendi yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Kaynak: Resmiye MÜMÜN

Ziyaretci sayısı: 2411


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


göç 1989 2016-07-08 21:15:39
Olacağı buydu işte , senin neyine DOST muş-- TSOD muş oturun oturduğnuz yerde. Birlik ve beraberlik içinde yaşamayı öğerenin-hadi büyük göçe cesaret edemediniz bari bizim bıraktığmız RUMELİ insanının umutlarıyla alay etmeyiniz.Bizler bu demokrasiyi getirene kadar 1956 yılından beri mücadele veriyoruz.DEMOKRASİ demek bölünmek parçalanmak değil mücadeleyi beraber devam ettirebimek . Bakınız meydanları bize bırakmayın
,
Deliormanın delisi 2016-07-09 02:00:19
Yorumunuz küfür, hakaret ve ya rencide edici cümleler içerdiği için silinmiştir!
Varnalı 2016-07-10 08:40:28
Yolun ak,anlın pak Lütfi Başkan.Dimdik yanındayız.İleri devam.
Büyük baş hayvanata 2016-07-10 10:28:56
Yorumunuz küfür, hakaret ve ya rencide edici cümleler içerdiği için silinmiştir!
TÜRK GEVELİ 2016-07-10 12:28:19
Bulgaristan da siyasi parti kuruluyor, ismini Türkçe koyuyorlar. Bu gün DOST yerine (DOS) olsaydı bu haberleri hiç okumamış olacaktık. Siyasette yanlış strateji asla olmamalı. Bu kadar Bulgaristan vatandaşının beklentilerini boşa çıkartmanın hiç kimsenin hakkı olmadığına inanıyorum. Elbette artık HÖH denen Rus yanlı Türk düşmanı bir partiyi asla istemiyoruz, ancak DOST un kurucularına bakıyoruz hepsi HÖH partisinin içinden ayrılan ve ya kovulanlardan oluşuyor. Eski tas eski hamam devam edin suyu kaynatmaya.
Bir dost 2016-07-10 23:56:55
Devam arkadašlar , ileri , ve yine ileri . Baška seçeneyimiz mi var ?
Büyük baş hayvanata 2016-07-11 09:59:52
Yorumumda küfür ve hakaret yoktu ama varmış gibi muamele görmüş. Küfür ve hakaret vardır diye değerlendirme yaparken ölçüyü kaçırmayın; çünkü ölçü kaçtığında haksızlığı bu sefer siz yapmış oluyorsunuz.
Rumeli 2016-07-12 13:44:27
Olacak ve olacak ,o kadar .devam ileri. O kadar .hayvan ,hayvan kalacaktir . Kafasi çališana ,siyasetten anlayana yol verin .Sülükler engel olmasin ,O KADAR .
ESKİ DPS'li 2016-07-12 17:51:33
Birlik bahanesiyle 27 yıldır İHANETE göz yumduk. Artık bu YALANLARI yemiyoruz. Maymun gözünü geç ve zor da olsa kapanmamak üzere AÇTI. Bu saatten sonra Bulgaristan Türklerinin oylarını alan siyasi parti mutlaka bu topluma hizmet edecek. DOST partisi bizim için bir umuttur ve mutlaka denemeye değer. Söz verdikleri gibi hizmet ederlerse BAŞIMIZIN TACI olurlar. İhanet ederlerse onların sonu da DPS/HÖH gibi olacak.
Yeni Dps'li 2016-07-12 22:52:54
Ben de şimdiye kadar Dps'ye hiç oy vermemiştim, ama bundan sonra oyum Dps'ye. Nedenini hemen açıklayayım. Uçak düşürüldü, biz ve Mestan aferin iyi oldu dedik, ama izvinite diye rusyadan özür dilendiğinde kafam karıştı. Demek Ahmet Doğan daha en baştan haklıymış, özür dilenmesi onun yüzde yüz haklı olduğunu gösteri. Mantık bunu icap ettirir. Mestan'ın peşinden gittim diye kendimden utanıyorum. İlk seçimlerde oyum Dps'ye.
Kiš bre 2016-07-13 00:49:46
O ahmedinizi sibiryaya gönderin ,yaša çöplük deposuna.
ESKİ DPS'li 2016-07-15 10:12:06
Yeni Dps'liye, herkes tercihinde özgürdür. Bize göre uçak düşürme olayı aysbergin görünen kısmı veya taşıran son damla asıl sorun 27 yıldır Bulgaristan Türklerine göz göre göre oy verdikleri kimseler tarafından zerre kadar hizmet edilmemesi, hatta kasten ezilmeleri veya açıkça satılmaları. Partinin ismi ne olursa olsun bizim için bu yoldan dönüş yok. Fakat DOST partisi de DPS gibi davranırsa onlara da elveda deriz.
ESKİ DPS'li 2016-07-15 10:18:00
Bence biz Bulgaristan Türklerinin en büyük sorunu siyasi bilinç sorunumuz. Bilinçli toplumlarda siyasi elit asla seçmenlerini "köle" gibi kullanamaz. Bu seviyeye gelirsek sorunlarımızın büyük kısmı çözülür ve kimse "cibiliyeti belli olmayan bir mahlukun emir kulu olmaz" hür bir vatandaş olarak sadece onlara gerçek anlamda hizmet edenlere oy verir.
ESKİ DPS'li 2016-07-15 10:18:18
Partinin adına, adayların sanına payesine bakmaz ve asla kendilerine ihanet edenleri ödüllendirmez ve seçilenler de o makamları saltanat ve kendileri için altın maden olarak kullanamaz.
Egridereli 2016-07-15 11:41:15
Günümüzde HÖH = DPS li olmak genel lafa inanci yüksek, fakat toplumun gelisme ve toplumun ana konulari hakkinda bilgisi zayif kisiler icin cok kolay. Cünkü BG´de Haber üreten tüm media kontrolu HÖH`ün sahipleri Oligarh Ahmet Dogan ve sayin sevgili PEEVSKI dirler.
DOST taraftari olmak BG`de gelismeler, TOPLUM ve siyaset alaninda daha derin kendi kisisel bilgin, anlayisin ve dürüst yaklasim gerektirir.Hayat ve siyaset gelismeler HÖH`e dogru degil DOST`a dogru olacaktir. Bu gelismeyin önüne kimse duramiyacaktir, cünkü bu gelismeyin arkasinda HALK, VATANDAS ve TOPLUM gücü ve cikarlari vardir.
Kim haklı şimdi 2016-07-15 11:52:46
Bilinci sen kendine göre değerlendiriyorsun Eski Dps'li arkadaş; benim gibi düşünenler bilinçli düşünmeyenler bilinçsiz. Başkalarının da başka tarifleri var. Senin ihanet saydığın şeyi ( her neyse o ) ben sade yanlış olarak görüyorum. Sizler bulgaristan türkünün tüm sorunlarını Ahmet Doğan'dan kaynaklandığını, dolayısıyla o gittiğinde her şey güllük gülüstanlık olacağını düşünüyorsunuz, ben öyle düşünmüyorum. Ben sorunlarımızın %99 bulgarlardan kaynaklandığını, sadece % 1 de belkide Ahmet Doğan'dan olduğunu düşünüyorum. Bu durumda kim haklı şimdi?

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2017    "SENİ MEDİA" LTD; GSM:+359 877 40 36 38   e-mail: info@kircaalihaber.com   Webdesign