Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.6656 Lv.
GBP GBP 2.2346 Lv.
TRL TRL 0.4331 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
12 Aralık 2017
HABERLER » Kırcaali
Naim’in ardından…

Naim’in ardından…

20 Kasım 2017

O, milli kahramanımızdır

Koşukavaklı İsmail Efendi’nin (Tulumov) oğlu Enver, spor akademisinden mezun olduktan sonra Kırcaali’de halter antrenörü olarak çalıştığı yıllarda köyleri gezip, okullarda genç halterciler keşfi yapmaktayken rastladı Mestanlı “P. Beron” oklundaki Naim’e. Ahatlı’nın, kuş uçmaz, kervan geçmez, 8-10 hanelik Dercolla (Razdelna) mahallesinde doğmuş olan Naim’in otobüs şoförü babası Süleyman (Bomba) oğlu Naim 7 yaşındayken kasabaya gelmişlerdi. Naim on yaşında halterle tanıştı. On beş yaşında Brezilya’da gençler dünya şampiyonasında iki altın madalya alarak 52 kiloda dünya şampiyonu oldu. Bu ilk önemli başarısını elde ettiğinde Kırcaali ilinde de yılın sporcusu seçilmişti. Cenab-ı Allah’ın yürü ya kulum dediği Naim Süleymanov, 18 yaşında halter sporunun zirvesindeydi. Onun bu başarısını gören yöre halkının ağızında “Anasını doğum sancıları tuttuğunda traktörle Ahatlı (Ptiçar) tren durağına ulaştırıp trenle hastaneye yetiştirmek üzereyken doğum, köy mezarlığında gerçekleşir. Onu erenlerin yattığı mezarlıkta doğurmasından dolayı, bu çocuk er gücüne sahip” söylentileri yayılmıştı.

İntikamı misli ile oldu

Nitekim 1984 yılının son ayı, son günlerinde Mestanlı Türkleri’nin adlarını zorla değiştirmeye başladıklarında yöre halkının üzerine çullan kara bulutlar, başarılar dünyasında uçmakta olan Naim’in de kanadını, onurunu, şerefini kırmıştı. Kırıldığını, ezildiğini, mahvolduğunu pek belli etmeden yine Bulgar bayrağı altında çalışmaya ve yarışmalara katılmaya devam ediyordu. 1985-86 yıllarında rekor üstüne rekor kırmasına, biz Bulgaristan Türkleri sevinemiyorduk, meğer onun da sevinmediğini daha sonra anladık. Hatta onu milli takımda yer almasından dolayı kınayanlar da çoktu. Her yiğidin içinde bir aslanın yattığını ancak ertesi yıl T.C. Avustralya Büyükelçiliği’ne sığındığında anlayabildik. Belene Ölüm Kampı’nda olduğu gibi Bobovdol Kampı’nda da gizlice radyodan batı radyo yayınlarını dinliyorduk. O gün öğle saatlerinde Naim’in iltica ettiği haberini aldık. Akşam Bulgar televizyonundan 8 haberlerini izlemek için kulübe toplandık. Bizden dışarıda tek kişinin olmadığını gören gardiyan da tuhaf bir olay olduğunu anlamış olacak ki, o da kulübe girdi. Haberlerin akışı esnasında beklediğimiz haber anons edilince, öyle güçlü bir alkış koptu ki kulüpte, hepimiz bayram etmeye başladık. Bizim için kurtuluşun bir ışığı yanmıştı. Naim’in bu davranışını Bulgar edebiyat eleştirmeni ve siyasetçi Aleksandır Yordanov vefatı üzerine kaleme aldığı “Elveda Naim” yazısında

“Türklerin adlarını değiştiren caniler, o günlerde Naim’in canını dişine takarak, sabır gösterdiğinin farkında değillerdi. O fırsat eline geçtiği an (Avustralya’da) kendisine ve biz Bulgarlara dünyada insanın onurunun ve gururunun madalya ve spor başarılarından daha önemli olduğunu ispat etti. İşte o zaman ismini geri alarak, hayatında en önemli başarısını gösterdi” ifadelerini kullandı.

Onu Türkiye’de Başbakan Özal karşıladı
Başbakan Yıldırım uğurladı


Naim iltica etmeden önce Bulgaristan’dan çok kişi ölümü göze alarak ailece sınırdan kaçtı. Milletvekili, kültür ve sanat adamları da başka ülkelere çıkarak sığınma hakkı istediler. Anavatan Türkiye’ye ulaştıklarında Bulgar zulmünü anlattılar. Fakat Naim’in Bulgaristan’dan kaçışıyla Jivkov rejimine en büyük darbe inmişti, Bulgaristan Türkleri’nin kaderi değişecekti. Dönemin Başbakanı Turgut Özal da bakanlar kurulu toplantısında “Komünist ülkelerde sporculara çok önem verilir. Onlar için tüm imkânlar yaratıldığı halde bu çocuk bize sığınmak istiyorsa, orada ciddi baskılar olmalı.” şeklinde görüşlerini açıklamıştı. Türkiye’ye sığındıktan sonra gittiği ülkelerde Bulgaristan Türkleri’nin çektiği çileleri dile getirerek Jivkov rejimini de dize getirmiş, dünyanın gözünde milli kahraman olmuştu.

İstanbul Fatih Camisi’nde on binlerin katıldığı cenaze töreninde Başbakan Binali Yıldırım başta olmak üzere çok sayıda bakan, eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu da hazır bulundular. Fakat o gün orada sürpriz iki isim vardı: biri Naim’i keşfeden, onu Naim Süleymanoğlu yapan hocası, Naim’in de kendisine “şefe” diye hitap ettiği Enver Türkileri ve Naim’le aynı kategoride yarışan rakibi Yunan halterci Leonidis. Leonidis, duygularını şu sözlerle paylaşıyordu:

“Naim, ağırlık kaldırma kariyerime başladığımda benim için efsaneydi. Onunla karşılaştığım ve ona yakın olduğum için çok şanslıyım. O beni daha iyi bir atlet yaptı. Çünkü o benim için ve ağırlık kaldırma camiasındaki herkes için çok yüksek bir hedefti. Ama inanıyorum ki hiç kimse onun gibi olamaz. Çünkü o mükemmel bir atletti.”

Rekorları erişilmez bir sporcu, eşine az rastlanan bir Türk ve milli kahramanı, sen anavatanın toprağında rahat uyu, sen bu dünyada gerekeni yaptın. Ruhun şad, cennet mekânın olur inşallah!

Mehmet TÜRKER

Kaynak: Kırcaali Haber

Ziyaretci sayısı: 24122


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


Z.Hacıoğlu 2017-11-20 15:30:48
Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun inşallah
Adil 2017-11-20 19:14:23
Allah rahmet eylesin,nurlar içinde yatsın,inşallah.Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma derneğinin Edirne'de düzenlemiş olduğu 1997 yılında kutlamaya gece saat 23'te bizleri onurlandırdı.Dönemin Edirne valisi sn.Mehmet CANSEVEN,Belediye başkanımız Atalanta olimpiyat şampiyonunu gururla karşılamıştık.Her zaman hemşehrilerine değer veren, Türkiye Cumhuriyetini canından çok severdi.
bahri yakın 2017-11-20 20:31:49
fotoğrafta yanındaki kimdir?
Hasan 2017-11-20 21:19:37
Mehmet Türker ile kahvaltı. 5915
Cebelden Serif 2017-11-21 00:16:57
O Bulgaristan Turklerinin onuru,gururu ve kahramanıydı. Mekanın cennet yattıgın yerler nur olsun cep Herkulu. Sen daima bu halkın kalbinde yasayacaksın, seni asla unutmayacagız. Gule gule kucuk DeV adam.
fes 2017-11-21 08:26:19
Yürekli vatansever ve büyük sporcu Naim Süleymanoğlu'un başarılarını mezarlıkta yapılan doğuma bağlamak, yok erenler işe karıştı da ondan oldu şeklinde açıklamak ne kadar doğru onu da tartışmak lazım. Naim sıra dışı bir fenomendi, başarılarının nedenini ailesinden devraldığı genetik özelliklerinde, yüksek motivasyona sahip kişiliğinde ve yetiştiği bulgar spor sisteminde aramak lazım. Bunu yapmayıp, "Cenab-ı Allah’ın yürü ya kulum dedi" de böyle odu diye açıklarsan iş çığırından çıkar. Bunlara göre Çanakkale savaşını da türk askerinin kahramanlığı ve türk kurmay zekası değil yeşil sarıklı evliyalar kazandı. Enver Ören ve Nuri Elibol nasıl zengin oldular? Cenab-ı Allah yürü ya kulum dedi ba, öyle oldu. Acaba öyle mi oldu? Yabancı emperyalist merkezlerin ittirmesi yok muydu acaba? Bunları sormak hakkımız değil mi?
İbrahim Sönmez 2017-11-21 11:04:23
Haklısın fes, ortak değerimiz Naim'e rahmetli olduktan sonra sahip çıkan çok, ama sağlığında öyle miydi? Bulgaristan türkünü şarapçı marapçı diye küçümseyenler onu unutturmaya çalışmadı mı? Türkiye Cumhuriyetine Naim'den büyük sporcu gelmiş mi, devlet sporcusu nişanı neden verilmedi?
Şaşılacak şey 2017-11-22 08:27:09
Sofya'da sözde edebiyat okumuş, ama anlaşılan sadece kitabın kabını okumuş. Batıda cereyan etmiş bulunan rönesanstan, aydınlanma hareketinden, rus edebiyatından hiç mi haberin olmadı. Düşüncenin özgürleşmesi, otoriteye karşı gelme ( sadece bulgar otoritesi kastedilmiyor), bireyin zincirlerinden kurtulması adamı hiç ırgalamıyor, bunlardan anlaşılan haberdar bile değil. Bir de türk aydınlanması var, Sultan Murat'tan başlayıp Atatatürk'le en yüksek noktaya çıkan türk aydınlanması. Bunları hiç görmeyip ışıkçılar denilen kara deliğin içine cumburlop giriveriyorsun. Bu budur işte.
fes 2017-11-22 11:18:18
Sini de yemek yemeleri de harika doğrusu. Naim sini ortamından biraz sıkılmış görünüyor. Bu fotoğraf nerede ve ne zaman çekilmiştir acaba, çok ilginç. Demek masada yemek yemeye daha geçilmemiş. Sini ve sofrada yemek yemek sanki türk kültürünün olmazsa olmaz kuralı imiş gibi diretilmesi tutuculuğun kanıtıdır. Ama en azından tabaklar ayrı, aynı çanağa kaşık daldırma safhası aşılmış, bu da bir gelişme sayılır. Bizim dedem de rahmetli masada yemek yemeyi ret ediyordu , Kırcali'ye ziyaretimize geldiğinde sırf onu memnun etmek için yer sofrasında yemek yiyorduk. Bir defasında da evimizde ibirik yok diye pazarda teneke bir ibrik alıp tuvalete koymuştu. Bağlı ruhlu insanlar adetleri değiştirmek istemezler, hep öyle kalsın isterler.
Cahid Kırçil 2017-11-22 11:47:09
Fes yine ilgisiz bırakılmış kokoş triplerine girmişsin, kendi alatine konuşüp durup durusun. Amet deden nizman rametli oldu hiç haberimiz olmadı.
fes 2017-11-22 12:30:56
Kırçıl Cahit, sana yanıt vererek bir ilkelliği şereflendirmek istemiyorum. Naş naş!
Meselenin Özü 2017-11-23 16:08:53
Yazıyı çok beğendim..Türkiyeden bu yazıyı kaleme arkadaşımıza
Selamlarımı gönderiyorum..Okurken de çok duygulandık..
Her yönü ile çok güzel bir yazı...Bütün Kırcaali Haber ekibi ailesine bu ve bunun gibi güzel haber ve yazılarından tebriklerimi sunuyorum..
Her bir yazar arkadaşımızın yazıları ayrı bir güzellikte ve Bulgaristan Türkleri kardeşlerimizin durumu hakkında bizi bilgilendiriyorlar..
Bu yazıda özellikle mezarlıkta doğum hadisesi de bizim bilmediğimiz bir konu idi..Dualarımız sizin gibi inançlı, Türkiyeyi seven bütün Müslüman Bulgaristan Türkü kardeşlerimiz ile..Mevlid kandilinizi de şimdiden Kutlarım..
Özün Meselesi 2017-11-23 19:47:02
Bozacının şahidi şıracı oldu mu Meselenin Özü hooop oluveriyor. Orası kesin. Mezarlıkta doğum ve evliyaların işin içine karışması kanıtlamaya hiç gerek yok, inandım diyelim hooop olmayan şey oluversin. Bu bir kuraldır. Bu evliyaları gören var mı? Görmemize ne gerek var, dini bütün biri onu hayal etti hoooop gerçekleşiverdi. Olur mu? Olmaz diye bir şey yok İşler abicim böyleyken böyle. Çanakkale savaşında yeşil sarıklılar devreye bir girdiler, ingilzler kaçan kaçana. Vallayı bak! Olmaz diye bir şey yok abicim! Madem öyle onca şehit verildi, bu yeşil sarıklılar daha önce neden harekete geçmediler? Şeyden, o ölenler ana babalarını dinlemeyenler idi ba. Hadi be sende! O zaman şehit sayılması caiz midir sorusu sorulmaz mı? Orasını Allah bilir de ve kapat, çok faz la soru sormak iyiye işaret değildir. Sabahattin Önkibar var, ilginç şeyler yazıyor, Ever Ören diyormuş ki, benim işimde çalışan kadın benim helalim sayılır diyormuş. Balkan müslümanlığında böyle bir şey olabilir mi? Soruvarız sadece.
Necmi Karbit 2017-12-02 09:34:23
Siniden sehpaya çıkmış Fes, bu da bir gelişme sayılır.

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2017    "SENİ MEDİA" LTD; GSM:+359 877 40 36 38   e-mail: info@kircaalihaber.com   Webdesign