Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7275 Lv.
GBP GBP 2.2004 Lv.
TRL TRL 0.3235 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
13 Aralık 2018
HABERLER » Kırcaali
Türkçe öğretmeni Zekiye Hasan: Ana dilinde kendini ifade edemeyen çocuk, diğer dillerde hiç edemez

Türkçe öğretmeni Zekiye Hasan: Ana dilinde kendini ifade edemeyen çocuk, diğer dillerde hiç edemez

09 Kasım 2018

Zekiye Hasan, 1982 yılında Kırcaali Öğretmen Enstitüsü’nü bitirdi. 2010 yılında Filibe Paisiy Hilendarski Üniversitesinden mezun oldu. Bulgaristan’da Türkçe, okul müfredatına girince 1993 yılında Türkçe öğretmenliğine başlayan ilk öğretmenlerden biri oldu. 1. sınıftan 8. sınıfa kadar Türkçe öğretmenliği yapan Zekiye Hasan hala Kirkovo (Kızılağaç) ilçesinin Fotinovo (Çakırlar) köyü okulunda Türkçe öğretmenliği yapmaktadır. Toplam 36 yıl öğretmenlik yapmakta ve her zaman Türkçe öğretmenin öneminin ne kadar büyük olduğunun bilincindedir. Öğretmenliği yanı sıra Kirkovo Belediye Meclisinde meclis üyeliği de yapmaktadır.

-Bulgaristan’da Türkçe öğretmeni olmak ne gibi bir duygu?

-Aslında öğretmenlik zaten kendi başına kutsal bir görevdir. Türkçe öğretmeni olmak ve azınlık çocuklarını okutmak benim için her zaman gurur vericidir. Tabii ki, kolay değil, özellikle bugünkü şartlarda. Önceden biliyorsunuz Türkçe okullarda 4 saat okunuyordu. Şimdi zorunlu seçmeli ders olarak devam etmekteyiz ki, bu arada bizim okulda kesintisiz olarak okunuyor. Tek başına kimse bir şey başaramaz. Toplum açısından başarılı olmak için Türkçe öğretmeni ve öğrencileri ile bir ekip olarak çalışmaktayız. Tabii ki, bir ekibin de öne çıkan bir lideri olur. Beni öne çıkartan öğretmen arkadaşlarıma, okul yönetimine, başta veliler olmak üzere öğrencilerime teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Her zaman eğitim ve öğretim veren bir okul ile velilerin bir bütün olması gerektiğini düşünüyorum. Veliler arkamızda durmazsa başarı gösteremeyiz. Biliyorsunuz Bulgaristan’da Türkçe okutulması için her yıl öğrencilerin ebeveynleri okul müdürlüğüne dilekçe vermesi gerekiyor. Bu dilekçeler verilmezse, Türkçe dersi okuldan kaldırılmış olur. Bu durum benim için bir felaket olur. Tabii ki, veliler de bunun bilincinde. Her zaman Türkçenin okutulmasını coşkuyla karşılıyorlar, hatta bu zorunlu seçmeli ders saatlerinin daha da fazla olmasını istiyorlar. Çünkü dediğim gibi ben yerli ve tanınan biri olarak onlarla iç içe ve biz bize çalışmaktayım. Okulumuzdaki tüm öğrenciler 1. Sınıftan 7. Sınıfa kadar hepsi Türkçe okumaktadır.

- Okulda kadrolu Türkçe öğretmeni misiniz?

- Ben aynı anda sınıf öğretmenliği de yapıyorum. Velilerin ısrarı üzerine sınıf öğretmeni olduğum 3.sınıfa Bulgarca ve Matematik derslerini de ben veriyorum. Ek olarak diğer verdiğim dersler 7. sınıfa kadar Türkçedir. Mesela, 5. ve 6.sınıflarda Türkçe haftada 2,5 saat, devrenin birinde 3 saate geliyor. Diğer zorunlu seçmeli derslerin hepsi Türkçe’ ye ayrılmıştır.

- İlçenizde ve Bulgaristan çapında Türkçe ile ilgili düzenlenen çeşitli kompozisyon ve şiir yarışmalarında sizin okuldaki öğrenciler gerçekten çok aktif. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

-Tabii ki, ilk önce yarışmaları takip etmekteyiz. Belediyenin etkinlik takvimi var, bunu sürekli takip etmekteyiz ve hiçbir fırsat kaçırmadan gerek il çapında, ilçe çapında yarışmalara ve etkinliklere katılıyoruz. Özellikle Ömer Lütfi Kültür Derneği’nin düzenlediği etkinliklere her zaman katılıyoruz. Orası bizim Türk Kültür ocağımızdır. Ayrıca biliyorsunuz bu etkinliklerde öğrencilerimiz büyük takdir ve alkış almaktadır. Bunun dışında Türkiye’nin Filibe Başkonsolosluğunun etkinlik takvimini de takip ediyoruz. Anavatanımızı hiçbir zaman ihmal etmiyoruz. Biz tabii ki, başta kendi toplumumuza, ülkemizin, memleketimizin toplumuna faydalı insanlar yetiştirmekteyiz. Ama bunun yanında da tabii ki, anavatanımızın da çok önemli olduğu bilmekteyiz. Bunu zaten vurgulamazsam ciddi olamam. Dolayısıyla biz Başkonsolosluğun organize ettiği yarışmalara katılmaktayız ve gerçekten de büyük başarı elde etmekteyiz. Biliyorsunuz 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili şiir yarışmasında öğrencimiz birinci oldu. Ayrıca Ana Dili Günü vesilesiyle düzenlenen kompozisyon yarışmasında bir öğrencimiz birinci olmuştu, diğer öğrencimiz teşvik ödülü almıştı. Ana Dili Günü bizde büyük coşkuyla kutlanıyor, özellikle çalıştığım okulun bahçesinde bir bayram havası esiyor. Bunun hazırlıkları 3-4 ay önce başlıyor. Şu anda hazırlıklarımıza başlamış bulunmaktayız. Ana dili gününe büyük önem veriyoruz. Büyük coşkuyla kutlanıyor, neredeyse Ramazan ve Kurban bayramlarıyla eşitleşti. Köyümüzün panayırları, Belediye çapında Hıdrellez şenlikleri, buralarda hep varız. Tabii ki, çocuklar sahne aldığı zaman veliler çok mutlu oluyor, büyük heyecan yaşıyor. Örneğin Kırcaali Kültür Evi’nde Ömer Lütfi Derneğinin etkinliklerinde sahne almak çocuklar ve onların ebeveynleri için büyük şeref ve mutluluktur. Kızlarıyla, evlatlarıyla gurur duyuyorlar. Bu bir teşviktir, yani bu Türkçeye sıkı sıkı bağlanmaktır. Biz bizi anlarız, bizim dilimizde konuşuruz. Çocuklar ve tabi ki, bizim çocuklarımız Türkçe konuşmalı, Türkçe düşünmeli, Türkçe üzülmeli, Türkçe sevinmeli. Bunun bilincini çocuklarımıza aşılamalıyız. Kimliğimizi ve kültürümüzü muhafaza etmek için Türkçe okullarımızda okunması gerekiyor, okul dışında değil.

- Bazı yerlerde Türkçe kursların yapılması tavsiye ediliyor. Bu hususta sizin düşünceleriniz nedir?

- Kesinlikle kursla Türkçe eğitimine karşıyım. Neden? Birinci, okullarda verilen bilgi dışarıda verilemez. Biliyorsunuz müfredat artık Milli Eğitim Bakanlığından onaylandı, şu anda Türkçe dersleri için kitaplar yazılmak üzere. Benim dileğim Türkçe, okullarda okunsun ve Türkçe Milli Eğitim Bakanlığı tarafından takip edilsin, desteklensin. Türkçe için müfettişlerimiz olsun, gelsinler derslerimize girsinler, takip etsinler. Görsünler ki Türkçe, Bulgarca eğitimine engel değil. Tam aksine Türkçe bir temeldir. Ben mesela, gramer saatlerinde, edebiyat saatlerinde iki dili sürekli kıyaslıyorum. “İşte Çocuklar bugün özneyi alıyoruz. Bu Bulgarca podlogdur. Bunu unutmayın”. Bana hiçbir engel yok, bana sınır kimse koyamaz. Türkçe saatinde dersler arasında, diller arasında nasıl bağlantı yapacağımızı anlatıyorum. Bu çok faydalı oluyor, çocuklar bunu mutlaka değerlendirmeli. Diyelim ki, bir kursta nasıl bir disiplin olur, onu kim takip eder?!

- Siz Türkçe öğretmenisiniz, yanı sıra Türk kültürüyle de ilgileniyorsunuz. Türk folklor ekipleriniz var. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli festivallere katılıyorsunuz. Türk kültürü faaliyetleriniz ile ilgili bir şeyler söyler misiniz?

- Türk kültürü özümüzdür. Bizim bölgemize yani Rumeli’ye ait iki üç türküyü daha 1.sınıftaki öğrencilerimize öğretiyoruz. Örneğin “Kızılcıklar Oldu Mu” türküsünü öğreniyorlar. Tecrübeme dayanarak söylüyorum Türkçe ve Türk kültürü çocuklara ne kadar küçük yaşta öğretiliyorsa, o kadar daha kolay ve çabuk kapıyorlar. Benim de amacım bu zaten. Tabii ki, Türkçe dersler buna imkân sağlıyor. Bazı dersleri örf, adetlerimiz, atasözlerimiz, masallarımız ve folklorumuz ile bağlayabiliyoruz. Avrupa projeleriyle ilgili bir grup yaptık. Balkan Folkloru adındaki bir grupla iki sene çalıştım. Bu büyük bir fırsattı. Evet, tekrar söylüyorum. Türkçe’nin okullarda okutulması ne kadar önemli. Gerçekleştirdiğimiz projelerle biz tabii ki, yoğun olarak Türk folkloru üzerine çalıştık. Bunun yanında Yunanca ‘da öğrendik, Bulgarca zaten biliyor çocuklar. Bulgarcayı hiçbir zaman esirgemiyoruz, ama sonuçta yerel kimliğimize dönüyoruz, yerel kültürümüze dönüyoruz. Halk oyunları, dramatize edilebilecek olan masallar. Mesela çeşmeden kız kaçırma olayını kendim yazdım ve çocuklar sahneledi. Büyük alkış aldık. Çünkü bu sefer yaşlılara dokunduk. Kültür faaliyetlerimize velilerden büyük ilgi var, çünkü kapsamlı çalışıyoruz, 3-5 öğrenci ile değil. Bütün Türkçe dersini verdiğim sınıflarla çalışıyorum. Bu her bir anayı babayı, nineyi, dedeyi onurlandırıyor. Geçen hatta köyümüzde panayır vardı. Yaşlılar, orta yaşlılar, benden daha yaşlılar her yıl bu panayırı biliyorlar ve bekliyorlar. Artık gelenek haline geldi.

- Bazı okullarda Müdürler Türkçenin okutulmaması için bazı bahaneler öne sürüyor. Mesela “Sizin çocuklarınız Türkçeyi zaten biliyor, İngilizce okusunlar vs.”. Bununla ilgili bir Türkçe öğretmeni olarak ne söylemek istersiniz?

- Bence anadili her dilin temelidir. Benim cani gönülden tavsiyem, Türkçenize dönün, Türkçeyi bilmeyen çocuk kendini ifade edemez. Ana dilinde kendini ifade edemeyen çocuk, diğer dillerde hiç edemez. Türkçeyi ihmal etmek çocuğun kimliğini, geleceğini, özgüvenini zedelemektir. Türkçeyi çocuklarınıza okutturun. Ben Bulgarca dersini de veriyorum. Türkçe mantıklı düşünen bir çocuk, güzel yazı, yaratıcı yazı yazabilen bir çocuk bunu Bulgarca da başarıyor.


Kaynak: Kırcaali Haber

Ziyaretci sayısı: 1426


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


Zürfettin Hacıoğlu 2018-11-09 11:55:51
Zekiye Hasan öğretmeni tebrik ediyorum,temennimiz Zekiye hocaların çoğalması.
Habibe Ahmetova 2018-11-09 13:27:33
Zekiye Hasan Öğretmeni candan*yürekten tebrik ediyorum...Onu her zaman çok duyarlı , içten ,sade ve mütevazi kişiliğiyle tanıdım ve algıladım. Onun Başarılarını kimse görmezden gelemez zaten, her konuda ,her zaman aktif ve severek iştirak ettiği,temsil ettiği ,hatta kendine görev ve bir vazife gibi yer aldığı etkinliklerde dahi...Güler yüzlü ve dinamik ,ayni zamanda nazik ve kırılgan.... lâkin aydın yarınlara inanç dolu ,zorluklara rağmen adım adım yürümesini becerebilen,geri taviz vermiyen cesur bir Öğretmen,bir Kadın,bir Rodop İnsanı...Yukarıdaki yoruma katılıyorum; Nice Zekiye Hocalarımızı çoğalması temennilerimle....
Ayse 2018-11-09 13:53:13
Başarılarınızın devamını diliyorum. Sizler gibi keşke birkaç öğretmen daha olsa.
Seyfettin Mumcu 2018-11-09 14:07:21
Evet türk çocukları her şeyden önce türkçe öğrenmeliler. Türkçe diğer dillerden beş bin sene önce kurulmuş ve ortaya çıkmış bir dildir, diğer dillere büyük üstünlüğü vardır. Almanya'da yapılan bir araştırmaya göre türk çocukları iki buçuk yaşında konuşmaya öğrenirken diğer milletlerden çocuklar dört beş hatta bazıları altı yaşlarında tam manasıyla konuşmaya başlıyorlarmış.
Er 2018-11-10 23:39:29
Kırcaalili bir kadın otobüse binerken şöföre “na koe leglo sam” diye soruyor. Ne koe sedalka diyeceği yerde :). Tabi kadın Kırcaali’de kullanılan yerel Türkçeden bukvalno tercüme yaptı bence. İşte ana dili tam bilemeyince bulgarcadada böyle komik hale düşer.
Io 2018-11-11 12:20:18
Türkçemiz zengin bir dildir, düşüncelerimiz kullandığımız dillere göre şekillenir ve sınırlanır. Türk çocukları okulda bulgarcayı zor öğrenirler, çünkü Türkçemizdeki kelimelerde önek (predstavka) ve cinsiyet (rod) yoktur. Er mesela koe sedalka demiş, sedalka jenski rod, koe ise sreden rod, dolayısıyla koya kullanılmalı.
Türkçemizin ağızları zenginliktir, Kırcaali ağızları İstanbul ağızı gibi zengin ve ahenklidir.
Osman 2018-11-12 19:07:22
Tabii, Zekiye Hasan Öğretmeni candan*yürekten tebrik ediyoruz. Keske 29 yildir DPS Türklerin gercek haklarini ve Türk dilinin var olmasini ve gelismesini savunan bir parti olsadiyda, BG`de Türk cocuklarimiz Ana dilini dogru dürüst okuma-yazma- ve konusma firsatlari olsaydi. Maalesef, her secim gelince Bizim haklarimiz ve hukuklarimizdan bahsedildi ve secimler gecince para-pul, oligarsi ve birkac kisiyi zengin yapma siyaseti ile meskul oldular ve devam ediyorlar ayni yolda ve ayni yönde. Gönül ister ki, Türk diline saygi olan kardesler bu gercegi görsünler ve secimlerde ona göre oylarini kullansinlar.
Sali 2018-11-12 19:12:23
Evet
AKM 2018-11-17 10:51:16
hiç bir şey için geç değildir 1982----1984 henüz asimile edilmeye çalışılıyordu bu mücadeleyi şahsen vermiştim benden öncede vardı sonrasıda vardı ve devamıda olacak umarım birisi çıkar kökünden hal eder burada aile bireylerinede büyük görev düşüyor en azında eski düzen yok hapis korkusu yok ceza yok o zaman bile yılmadan mücadelemizi verdik tabiki bir bedel ödedik hele bu işe en çok sevinenlerden biriside benim devamını dilerim çok teşekür ederim----- ne mutlu türküm diyene

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2018    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kircaalihaber@gmail.com   Webdesign: SWS