Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7275 Lv.
GBP GBP 2.2004 Lv.
TRL TRL 0.3235 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
10 Aralık 2018
HABERLER
POMAKLAR ETNİK GRUP OLARAK TANINMAK İSTİYOR

POMAKLAR ETNİK GRUP OLARAK TANINMAK İSTİYOR

27 Ekim 2008

Bulgaristan'daki Müslüman Pomakların, bağımsız etnik bir grup olarak tanınmak istedikleri bildirildi.
Pomakların yoğun olarak yaşadığı ülkenin güney batısındaki Gotze Delçev kasabasında düzenlenen bir konferansta, Pomakların haklarını savunduğunu iddia eden Spravedlivost adlı sivil toplum örgütünün başkanı Sezgin Mümün, bağımsız etnik grup olarak tanınmak istediklerini, televizyonda yayın ve parlamentoda siyasi temsil hakkı istediklerini belirtti.

Parlamento insan hakları komisyonu başkanı Ognyan Gercikov ise bu taleplere karşı çıktı.

Kaynak: Ajanslar

Ziyaretci sayısı: 4771



 YORUMLAR


şevked 2008-10-27 19:05:28
Haberdeki Sezgin MÜMÜN, şu DPS belediyuelerini eski "mazotçusu" olmasın?
O pomak değil bildiğim kadar?
Pomaklar 2008-10-27 21:54:30
Pomaklar bir etnik gruptur. Bu sadece resmi olarak tanınmayı beklemektedir. Bulgar derin devletinin Türkleri ve HÖH'ü bölmek amacını taşıyan oyunlarına gelmeden bu mücadeleyi yürütmelidirler. Unutmamalılar ki Türkler güçlü olmazsa Bulgarlar Pomakları bir kaşık suda boğar. Türkleri ve Pomakların ortak hareket etmesi ve birliklerini bozmaması gerekir. Sayın editör bu yorumumun Bulgarcasını da yazarsanız sevinirim.
GÖÇMEN 2008-10-28 09:28:03
Pomaklar öz be öz Türk'türler. Onlar Peçenek ve KUman Türklerinin torunlarıdırlar. BU nedenle biz onlara sadece Pomak veya Pomaklar değil, Pomak Türkü veya Pomak Türkleri şeklinde hitap etmeli, onların Türk olduklaır bilincini kendilerine yerleştirmeliyiz. Bu konuda Bulgaristan'da ve Türkiye'de yaşayan Anadolu kökenli Türklere (Oğuz Türkleri) büyük bir görev ve sorumluluk düşmektedir.
ÖZTÜRK 2008-10-28 10:36:58
Sezgin Mümünün kim olduğunu bilmem ama şevked isimli yorumcumuzun geç kalmadan "mazotçu"gibi yakıştırma yapmasının amacını anlayamadım doğrusu.
Olayı bence iii anlamak gerek.Bende bunu anlamaya çalışıyorum açıkçası.
Acaba yapılan bu konferans neye hizmet etmekte.Pomakların artık Bulgar kimliğini istemediklerini duyurmak mı yoksa Türklerden bağımsız bir hareket oluşturmak mı.
Eğer birinci amaç söz konusu ise Türklerle beraber ve kordineli bir şekilde bir çalışma iii sonuç verir kanısındayım.
Rodop bölgesini izleyen biri olarak şunu söylemek isterim ki Pomak Türkü kardeşlerimiz Türkiyenin ve biz Oğuz Türklerinin katkılarına kapılarını açmışlardır.Bence bu süreci ileriye yönelik sürdürmek gerekir.
SELO 2008-10-28 13:17:18
YAV ARKADASLAR BILGI SAHIBI OLMADAN FIKIR SAHIBI OLUYOSUNUZ. YALAN YANLIS HABERLERE INANIPTA YORUM YAPMAYIN. HER HABERE DE INANMAYIN. HABERLERLE NASIL MANIPULASYON YAPILDIGININ FARKINDAMISINIZ ACABA... POMAKLARIN BOYLE BIRSEY ISTEDIGI YOK. O TOPLANTIDA BULUNAN BIRISI OLARAK SOLUYORUM. HABERI OKUMADAN BENCE HER ZAMAN KAYNAGINA BAKIN.. BIRILERI OTTURUYO SIZDE OYNUYOSUNUZ.
İbrahim Baltalı/Gümülcine 2008-10-28 13:36:55
Bu haber eğer doğruysa Pomak Türkleri bence oyuna getirliyor ve parçalanmaya doğru ilk adımı atmışlar demektir. Herhalde Bulgarların ilk asimile faaliyetlerini onlardan başladıklarını çok çabuk unutmuşlar!!!

Yunanistan'ın Batı Trakya bölgesinde de aynı oyunlar oynanmaktadır. Türk Azınlığı Türk, Pomak, Çingene, Sünni, Alevi diye ayırma çabaları her zaman vardır. Ama bu insanlar her fırsatta "biz Türküz" diyorlar. Bundan sonra boştur.

Şunu merak ediyorum: Bulgaristan acaba "Ulusal Azınlıkları Koruma Çerçeve Sözleşmesi'" imzalayıp mecliste onayladı mı? Eğer onayladıysa bence bu Pomak kimliğini tanımayacaktır! Çünkü tanıdığı zaman, Pomak Türklerinin yaşadığı bölgelerde Pomakça'nın resmi dil olması gerekir. Bu bütün etnik gruplar için de geçerlidir. Bu durum Bulgarlar için bir tehlike değil mi?

Yunanistan sözkonusu sözleşmeyi imzaladı, ancak mecliste henüz onaylamadı. Malum, korkusu Batı Trakya'da Türkçe'nin de resmi dil olmasıdır!!!
teo 2008-10-28 14:19:46
Arkadaslar,
Cok guzel dusunce de ...nedir bu acaba Pomak turkleri.Birinci bu insanlara azicik saygi gosrerelim ve bu durumdan ve bu tip soylentilerden uzak durmaya bakalim...cunku biz kaybetmis oluyoruz.Pomaklarin etnik kompozisyonu tartisiliyor ve Kuman ve Peceneg yuzdesi bu kompozisyonun icinde az degildir.Aynikisi traklar ve slavlarin yuzdesi de cok buyuk.Sadece slav yuzdesi 47%. Ama,onlara direkt Pomak Turkleri demek asil asimilasyonu biz turkler yapmis oluyoruz.Brakin insanlari kendi halk duygusunu hissedsin.zATEN ONLAR MUSLUMAN VE HER ZAMAN bizim tarafimizi tutmuslardir ve boylede olacaktir cunku en buyuk asimilayon, ezgi ve goc esnasinda Turklerden ve Turkiyeden yardim bulmuslardir.Onun icin su anda Turkiyede en cok Pomak yasamakta.Turkler ve Turkiye Pomaklari boylece soykirimdan kurtarilmistir.pOMAKLARIN DOGAL HAKKI KI gostersinler ki onlar bulgarlardan ayri bir grub ve onlar ayri bir halk.Bize kalani desteklemek!Cunku onlar bir dost'tur!
SELO 2008-10-28 15:52:09
BIRAKIN SU POMAK TURKLERI IFADESINI. NASIL BULGAR TURKU DENILDIGINDE HOSUNUZA GITMIYOSA OYLE DE POMAK TURKU BILMEM NE TURKU YOKTUR. YA TURKSUNDUR YA DA DEGILSINDIR. POMAK TURKU BILMEM NE TURKU MU VAR. BRE ANASINI SATAYIM OZAMAN ALMAN TURKU DE VAR DEMEK.
GÖÇMEN 2008-10-28 18:01:43
"SELO" rumuzu ile yazan değerli okur, acaba bu toplantıda neler konuşulduğunu bize burada yazı ile açıklayabilirmisiniz? Tabi ki bu konuda siz açıklama yapıp yapmamakta serbestsiniz. Ancak bizi bilgilendirirseniz çok memnun olurum.
öztürk 2008-10-28 19:47:01
Evet selo kardeş bizi o toplantıda konuşulanlar konusunda bilgilendirebilirmizin acaba.Biz de en azından yotum yaparken bu bilgilerden istifade ederiz.
fes 2008-10-28 23:07:10
"Selo" türkü olduğuna göre, pomak türkü neden olmasın yav?

Bence olmayı bırak, bal gibi de olur pomak türkü.

Gözünü sevdiğimin pomak türkleri!
selo ya cevap 2008-10-28 23:08:14
politikayin ahpabi yoktur politikayin interesi vardir,brak bu saf dusunceni,turkun,hunu,oguzu,selcuku,manafi,pomada vardir,1968,s ,pomaklarin belasini verdi,derin komunist gucleri yoksa hepsi turktu
fes 2008-10-29 00:13:25
Bulgarlar "bılgaromohamedani" kavramını ısrarla kullanarak, bulgar olmayan etnik unsurlara yönelik agresif bir politika izliyorlar.

Onların bu agresif politikalarına karşı, gevşek bir tutumla bir yere varılmaz.

Sertliğe karşı aynı sertlikle karşılık verilmeli.

Ondan, pomaklar öz be öz türktürler. İngilizce konuşan İrlandalılar nasıl ki ingiliz değiller ise, bir slav şivesi konuşan pomak türkleri de bulgar olamazlar.
Kara Ibrahim Aga 2008-10-29 13:45:47
En önce Cumhurriyetin-85 yili kurulushundan dolayi,bütün Cumhuriyeti,Ulusunu ve Vatanin bagimsizligni özdemish insanlara Bayramamiz Kutlu olsun...
Ne varki,asil bu insanlar icherde,a tam karshitlari tribünlerde ve Cumhurieyetin tebriklerini kabul etmekterler.Iyiki Atatürkün bunlari görme imkyani yok.Böyle önemli günlerde T.C-Filibe Konsullugu Kircaaliye gelerek,bir achik parti verse iyi olur gibi me geliyor.Atatürkün dedi gibi "Bu bir Millet bayramidir"

Shimdi gelelim habere..
Yeni bir sey yok.Eski Ingiliz uyanikli "Böl ve yönet"...
Ve ya M.Twenin dedi gibi "En kyarli TICAARET dindir" bu hepssi dinler ichin gecherlidir...
Benim ichin fark etmez Pomaklar ve ya bashkalari kendilerini nasil kabul ettiklerini,ama zorlda kimse kimseyi beni böyle kabul et de diyemez...

ADASH,bu hareketin bir akill hocasi da Iskecyeden Kemal Eminoglu bak ne buyurmush.......
"Türkleshtirmeye lyazim karshi chikalim,Biz buraya Pomak kardeshlerimize yardim etmeye geldik.Bizleri Türklerden ayirt etmek lyazim nedense biz ayri bir Etnik grupuz,ve bunu AB ve Brüksele göstereceyiz"...
Bu zat,Yunanistanda tanin ve arligi olan biri mi?
İbrahim Baltalı/Gümülcine 2008-10-29 14:43:14
Adaş, halk bunun kim olduğunu ve devlet yanlısı bölücü biri olduğunu çok iyi bilir. Ayrıca sözde Pomakça bir de gazete çıkarma teşebbüsleri olur zaman zaman. Ama gazetenin %90'nı Yunancadır. Dikkate alınacak bir kişilik değildir. Zaman zaman bunlar ortaya çıkmaktadır. İskeçe bölgesi Azınlık insanı kendilerini Türk hissetmektedir.
HALİL İBRAHİM 2008-10-29 17:12:10
POMAK TÜRKLERİ KARDEŞLERİMİZ GAZETE İSTEMİŞLER.

NE GÜZEL.KENDİLERİNİ KUTLARIM.JİVKOV DÖNEMİNDE KÖR TOPALDA OLSA ÜÇ-BEŞ TÜRKÇE GAZETE VE DERGİ VARDI.YİRMİ YIL DEMOKRASİDE ÜÇ DÖNEM HÜKÜMET ORTAĞI OLMASINA RAĞMEN TÜRK PARTİSİ OLDUĞUNU İDA EDEN HÖHÜN BÖYLE BİR GİRİŞİMİ OLMAMIŞTIR. İSTEYENLERİDE HÖH SUSTURMUŞTUR.
fes 2008-10-30 00:09:41
"HÖH'ü destekledik de ne oldu, hep desteklemek zorunda değiliz" gibi sayıklamaları, çoktan türklüğün dışına çıkmış aymazlar dillendirebilir sadece.

Bre gafil, sen hanyayı konyayı biliyormusun? HÖH'ü alaaşağ edip, paramparça edrsen, türk duşmanlarıyla şıkıdım şıkıdım göbek atacak mısın bakalım?

Ben de sana şu soruyu soruyorum: HÖH'ü desteklemeseydin ne olacaktı? Boyko Borisov hırtı seni yağlan ballan mı besleyecekti? Anlat bakalım.
ÖZTÜRK 2008-10-30 09:27:59
Asıl Türk rumuzlu arkadaşım yazı yazarken ki ruh halin kurduğun cümlelerden açıkça anlaşılıyor.Türk belediyelerinde yaşadığın sıkıntılar ile ilgili anlattıklarına da katılabilirim belki ama vardığın sonuç çok ama çok yalnış.
HÖH eksisi ile artısı ile Bulgaristan Türkünün partisidir.Son zamanlarda Türkleri bölmek çok sesli hale getirmek adına birçok çalışma yapılmakta ama en acısı da birtakım Türklerin de bu oyunda rolunu alması.
DPS yi eleştirenler eğer gerçekten yapıcılarsa Bulgaristan Türkünün daha ileri gitmesi adına çözüm önerilerini de sunmak durumundadırlar.
yoksa yıkıcı olmaktan öte gidemezler
istanbul 2008-10-30 13:17:17
ASIL TURK ,

eğer tüm bu yaşananları biliyorsan gidip bunu dillendireceksin. sözünün arkasında durup , dilekçeler vereceksin
ama kalkıpta bize bulgarları övmeyeceksin
çok beyeniyorsan gidip sofya'da yaşa!
orada bulgarlar sana daha çok yardımcı olabilirler!
HÖH'ün yönetim ve yöneticilerden şikayetçi olabilirsiniz
bende bu tür eleştirilerde bulundum
ama bunu düzeltmeye bakacağız
yıkmaya çalışmayacağız yani...
çingenler ayrı bir grup kurdu
"bir grup pomak" ta kursun
ama tüm bunlar Türk nüfusunun ve kültürünün gücünü azaltmaz
yıldıramazda
yani boşa uğraşmasınlar...

FES hadi ben ajandım ya :)
bu ne ???
suzy 2008-10-31 18:15:37
Bence de pomak türkü olabilinir , bir insan kendini türk diyorsa demek ki kan çekiyor ..
- peçeneg veya kuman da türk değilmi ki ?
Nasıl gagavuz türkü* veya karay türkü* tatar türk * azeri türk* v. s olunuyorsa .. demek ki imakansız diye birşey yok ..
ana dili türkçe olan pomak ne oluyor peki .. türk pomakı mı ..?

Meselya İstanbuldaki boşnaklar için şu slogan geçerli ..
boşnaklık onurumuz , türklük gururumuz ..

Ki İstanbula akrabalarının yanına gelen yünanistan pomakları da var .. türkleri bulgardan daha yakın sayıyorlar herzaman * ...
sezgin 2008-10-31 23:50:59
kendini Turk hisseden pomak yoktur ama ortama gore kilif degiistiren coktur......
şevked 2008-11-03 10:07:29
Bence pomaklara "kimlik atamamız" yalnış.Biz bu insanlarla ortak noktalarımızdan hareket etmeliyiz - onlarda bizlerde osmanlının asli unsurlarıyız, kitabımız aynı, peygamberimiz aynı.Buda az değildir.
Fatihin torunu 2008-11-07 18:53:04
Kahraman Pomak kardeşlerim, siz gerçekten de en büyük saygı ve sevgiye layiksiniz. Söyleyeyim niye; sizin yaklaşı yüz yıldan beri gördüğünüz zülmü dünyada pek gören olmamıştır. Bakın fransızlar Cezayiri 30-40 sene işgal altında tuttular ve bu gün Cezayirde Fen ve Tıp Fakültelerinde eğitim dili fransızca. Bunca zulume karşın siz kültürünüzü yitirmediniz, kimliğinizi kaybetmediniz. Bunca baskıdan sonra sizler hala ayaktaysanız tüm insanların size sevgi ve saygı düyması gerekir.
Yrd.Doç.Dr.Halim ÇAVUŞOĞLU 2008-11-20 03:24:34
Pomaklar Türktür.

Bunun kanıtlarına uzun-uzun değinecek değilim. Şu kadarını belirteyim ki, 19.yy'a kadar Bulgarca'da/Slavca'da "Yardımcı" anlamına gelen bir ad/sıfat olarak "Pomak" tabiri yoktur ? Ancak Ami Boue'nin Rodoplar'a gerçekleştirdiği geziye ilişkin kaleme aldığı eserinde (1891) yeralmaktadır. Peki neden yoktur ve bu "Yardımcı" adı/sıfatı neredeki ve hangi yardımcılığa işaret etmektedir ?

Bu hususta bir "bilgi" bir de şahsıma ait, elbette ki sınanmaya/incelenmeye açık akla-mantığa ve tarihsel gelişmelere uygun bir "hipotez" vardır :

(1) Bilgi şudur : Sözkonusu döneme kadar Pomaklar'ın özel bir adı/sıfatı yoktur. Zira onlar sadece, Balkanlar'da dağlara çekilerek kendilerini "tecrit" etmeleri sayesinde asimile olmadan kalan ve Osmanlı hakimiyetiyle birlikte İslamiyet'i kabul eden Kuman-Kıpçak ve Peçenekler'in bir avuç torunlarıdır.

Ve.. buraya dikkat, 1821 İhtilal sürecinde "Athon" ve "Halkidikya"daki ayaklanmalarının bastırılmasına/boğulmasına, diğer Türk ve müslüman unsurların aksine, doğrudan katılıp destek vermişlerdir. Bu durum (Yunan iddialarına dolaylı yanıt olsun), sözkonusu unsurun Yunanlılar'ı o tarihe kadar sadece "öteki", "yabancı", hatta "kırkyabancı" değil, tamamen "düşman gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır.

İkinci olarak sözkonusu unsur, Bulgarlar'ın "Batak" ayaklanmasını da yine çevredeki hiçbir Türk ve müslüman unsur eğilim göstermezken, olanca adanma şiddetiyle bastırmaya/boğmaya koşmuştur. Bu da Bulgarlar'ın bu unsur tarafından, uzatmayayım, açıkça ve tamamen "düşman" olarak gördüğüne ve algıladığına kanıt oluşturmaktadır. Neden peki ? Nedeni olmalı, toplumların birbirlerine bakış, kanaat ve değerlendirmeleri nedensiz değildir ? Neden ?

Bulgarlar bakımından en son 1877-78'de, 1912-13'te, II. Dünya Savaşı'nda Batı Trakya Rodopları'nda, en son da 1968-1972'de Bulgaristan Rodopları'nda teşebbüs ettikleri mezalim içerikli "zorla-asimilasyon" çabalarıyla da gözlendiği gibi, belki de asırlar gerisinde, ancak toplumsal hafızada hayal-meyal saklanan, yaşattıkları kan ve gözyaşlarıdır. "Batak"a gitmeleri, geçmişin intikamıdır. Yunanlılar bakımından da durum farksızdır. Derin geçmişi henüz bilemiyoruz, ancak Yunan devletinin de en son 1953-1998 arasında Avrupa'nın en büyük açık cezaevi niteliğindeki "Yasak Bölge" uygulamasıyla, kendilerini yoğun psikolojik baskı ve propaganda eşliğinde asimile etmeye çalışmasıyla da teyid edildiği gibi, geçmişte kendilerine yaşattıklarının intikamından başka birşey olamaz. Kendilerini, "Athon"a ve "Halkidikya"ya yürüten başka hiçbir neden olamaz.

Buradan...geldik "Yardımcı" anlamında kendilerine Bulgarlar'ca atfedilen ada/sıfata. Sanırım anladınız ? Onlara atfedilen "Yardımcı" sıfatı işte sözkonusu ayaklanmaların bastırılmasında Osmanlıya/Türke yardımlarına izafeten atfedilmiştir. Ve bu ad/sıfat, 1821 ile 1876 arasındaki dönemde ortaya atılmış ve böylece de tutunmak suretiyle 1891'de Ami Boue'nin eserinde yerini almıştır. Kısaca sözkonusu "Yardımcı" adı/sıfatı başka bir yerdeki yada işteki yardımlarına izafeten atfedilmemiştir.

2) Şahsıma ait "hipotez" şudur : Yukarıda kesme işaretiyle belittim. Şöyle başlayayım. Ayaklanma ne yapılır ? Bastırılar veya boğulur. Öyle mi ? Öyle. İşte buradan hareket edip "hipotez" olarak diyorum ki, o tarihe kadar Kuman-Kıpçak ve Peçenekler'in torunları olarak bilinmeleri dışında herhangi bir özel adları/sıfatları bulunmayan bu unsura, bölgedeki diğer Türkler tarafından, ilkin Yunan ve ardından bunu pekiştiren Bulgar ayaklanmalarını bastırmalarına/boğmalarına izafeten "Boğmak(-lar)" adı/sıfatı atfedilmiş olabilir. Bulgarlar/Slavlar bunu kendi "Pomakgam" kavramlarına benzetmiş ve hakim etnik unsur ve kültür olarak "Pomak" olarak yerleşmesini sağlamışlardır.

"Pomak Türkleri" tabirini, Yüksek Lisans tezinde (1989)ve Batı Trakya'da sözkonusu dönemde "Yasak Bölge" kapsamında bulunan Şahin nahiyesinden topladığım aktet ve mülakat verilerinden hareketle "Balkanlar'da Pomak Türkleri" (1993) başlıklı kitabında kullanan (en azından ilk Batı Trakyalı Türk) benim. Sözkonusu dönemde, kanaatimce "Pomak Türkleri" tabirini kullanmak isabetli bir tercihti. Günümüzde artık gözlenen genel durum, "Türk" bilinci (şuuru) taşıyan Pomakların, "Pomak" adını/sıfatını terketmekte ve kendilerini doğrudan "Türk" olarak tanımlamakta olduklarıdır. Bunun başlıca 2 nedeni vardır :

1) "Pomak" adı/sıfatı, Bulgarlar tarafından, mezalim de eklenmek suretiyle uygulanan "zorla asimilasyon"a "haklı ve meşru bir gerekçe" olarak ileri sürülmüş, açıkça "aleyhlerine kanıt" olarak kullanılmış, en basit tabirle "istismar" edilmiş olmasıdır.

2) Bu neden de ne yazık ki (Batı Trakya'da bitti ancak) Bulgaristan'da, benim nezdimde doğrudan "Türk" adını taşıyan büyük kesim soydaşlarımızda ve soydaşlarımızdan. Açıkça onların kendilerine bakış açısı. Bu büyük soydaş kesim tarafından ne yazık ki "etnik" bilinçlerine ve Türkiye'yi en azından büyük kesiminin (göçmen vedikleri akrabaları aracılığıyla) "anavatan" görmelerine ve bilmelerine aldırmaksızın (adeta bir Nihal Atsız öğretisiyle ve zihniyetiyle hareket ederek) sırf bu ad/sıfat nedeniyle, kendilerinin sözde "Türk'ten uzak" ve hatta "Bulgar'a yakın" görülmüş olmaları ve ne üzücüdür ki bu bakış açısının günümüzde de (şahsen "sorun" kabul ettiğim düzeyde) halen sürdürülüyor olmasıdır.

Hemen hatırlatmak isterim ki 70'lik bir çınar olarak Salih Bozov, kanaatimce işte bu iki nedenden dolayı "VİNİ-Vimeto Na İmeto" (2005) başlıklı kitabında "Pomak" adı/sıfatı yerine "Rodop Müslümanları" tabirini kullanmayı tercih etmiştir. Kendi ifadesiyle "Rodop Müslümanları'na uygulanan maddi ve manevi Soykırım"ı konu edinen kitabında "Rodop Müslümanları" tabiri, Bulgarlar'a karşı olduğu kadar geniş soydaş kesime karşı da "toplumsal refleksin kapsadığı bireysel refleksin dışavurumudur/tezahürüdür". Tepkidir tepki. Kendilerine karşı mezalim içerikli "zorla asimlasyon" uygulamaları bakımından sicilleri oldukça bozuk olan Bulgarlar'la aralarına "sınır koyma/kapı kilitleme", diğer büyük soydaş kesimine ise "sınır açma/kapı aralama" çabasıdır. Anlayana ! Ne kadar acı !

Söylemekle, önermekle elbette ki yapacak değillerdir. Ancak önünde-sonunda Bulgaristan'da doğrudan "Türk" adı taşıyan büyük soydaş kesim, Pomaklar'a karşı yukarıda belirttiğim tutumu değiştirmek, her iki kesimden aydınlar (bizlerin Batı Trakya'da yaptığı ve başardığı gibi) bu yönde çaba göstermek durumundadır.

Zira şunu kimse unutmamalıdır ki, Türkiye; Osmanlı döneminde, tamamen "dindaşlarımız" olarak (Bulgaristan'daki diğer dindaşlar gibi), o dindaşlarımızın da iradelerine uygun olarak 1877-78'den itibaren kendilerini "müslüman göçmen", Cumhuriyet döneminde de yine (Bulgaristan'daki diğer soydaşlar gibi) o soydaşlarımızın da iradelerine uygun olarak, özellikle 1934'ten itibaren Göçmen Kanunu'nun "Türk soyundan oldukları ve/veya Türk kültürüne bağlı bulundukları" hükmüne uygun olarak, açıkça "Türk" bilinci (şuuru) taşıdıkları ve Türkiye'yi "anavatan" olarak gördükleri, bildikleri ve algıladıkları için "Soydaş/Türk göçmen" olarak kabul edegelmiştir.

Son olarak.. "Pomaklar'ın etnik grup olarak tanınmak istedikleri" yönündeki iddialı addiaya geleyim. Öyle bir şey yoktur. Sözkonusu iddiayı ortaya atan yada ilgili girişimde bulunan şahsiyetler, ister kendilerinden olsunlar ister olmasınlar, bu soydaş kesim adına ne hareket edebilirler ne de onları temsil edebilirler.

Bu, bende, tamamen Yunanistan'da "36'lıklar" olarak nitelediğim bir avuç gafilin açıkça dile getirdikleri "Pomaklar Yunandır" gibi, sonuçta Bulgar çıkarlarına hizmet edecek bir eğilim kuşkusu yaratmaktadır.

Bu, temelde, Türk dış politikasında kendilerini "Türk" tanımlamayan unsurları, "Türk", eşanlamlısı olarak "Soydaş" olarak görmeyen Türkiye'nin, "Pomak" adını/sıfatını terketmekte olan bu unsur tarafından "Anavatan" olarak görülmesini, bilinmesini ve algılanmasını önlemeye yönelik bir "hareket" gibi görünmektedir.

Galiba Batı Trakya'da denenen, ancak başarılamayan ve başarılamayacak olan husus, Bulgaristan'da denenip başarılmaya yada kotarılmaya çalışılmaktadır. Açıkça bu, ayrı bir "etnik" grup olarak örgütlenmelerini sağlamak suretiyle, Pomaklar'ın kendilerini "Türk'ten başka" bir unsur olarak ortaya koymaları, böylece de bir akraba devletten yoksun olarak Türkiye'nin "Anavatan" statüsünün kendilerine sağladığı "durumlarını sorgulama ve gerektiğinde müdahale etme" hakkından yoksun bırakmaya yönelik bir "tuzak" olabilir.

Zira unutmayalım ki, uluslararası ilişkilerde, akraba devlet olarak "Anavatan" statüsü, arada herhangi bir antlaşma yada sözleşme olmasa da, ilgili devlete kendisini, akraba devlet çerçevesinde "Anavatan" olarak gören, bilen ve algılayan kesimin "doğrudan kaderini sorgulama ve gerektiğinde müdahale etme" hakkı verir. Bu, içişlerine müdahale değildir. Özel hukuktaki gibi, akrabanın akraba bakımından olduğu gibi, insan hakları arasında yerini alan bir "doğal hukuk" hakkıdır.

Bulgaristan'daki Pomaklar, elbette ki istediklerini tercih etme, kadelerini bundan sonra ve her zaman istedikleri gibi belirleme ve hatta "Türk'ten başka" anlamda ayrı bir "etnik" grup olarak örgütlenme hak ve özgürlüğüne sahiptirler. Haaşa, ona bir sözümüz olamaz.

Ancak bilmelidirler ki, yada kendilerine hatırlatılmalıdır ki, öyle bir durumda, doğrudan kendi özgür iradelerine uygun olarak, Türkiye tarafından ; Osmanlı döneminde kendi canları, malları ve hakları uğruna "dindaşlarımızdır" kaydıyla açılan, Cumhuriyet tarafından devralınarak "soydaşlarımızdır" kaydıyla devam ettirilen o bilmem kaç asırlık "tarihi" deftere, "kader böyleymiş" denerek son "talihsiz not" düşülür, ardından kapatılır ve balmumu mühür vurulmak suretiyle de gerektiğinde "özel" araştırmacıların hizmetine açılmak üzere.. rafa kaldırılır. Ağrlığından ve kaysamından dolayı, tek ve tok bir ses duyulur : PAAAT ! Bu, şu anlama gelir : "Türkiye ve Türk Milleti için Bulgaristan'da Pomaklar meselesi bitmiştir, defter kapanmıştır". Acı ama ne yazık ki böyle. Eğriye eğri, doğruya doğru.

Son söz : Onyıllarını bu soydaşlarımızın sorunlarına atfetmiş, aralarında ve aralarından yetişmiş Batı Trakyalı bir bilimadamı olarak, şahsım adına derim ki.. lütfen ve lütfen bu soydaşlarımızın kaderiyle oynamayalım, kimsenin oynamasına da müsaade etmeyelim. Zira, "Türk'ten başka" anlamda ve içerikte bir "etnik" kimlik tercihinde bulunmaları ve bu kimlik altında örgütlenmeleri, böylece kendileri nezdinde Türkiye'nin akraba devlet olarak sahip olduğu "Anavatan" statüsüne ve işlevlerine nokta koymaları, önünde-sonunda ama birgün mutlaka kendilerini "barışçı asimilasyon"a sürükleyecek yolu tercih etmeleri anlamına gelir. Sürç-ü lisan ettimse affola. Ama bilimden hareketle, benim tespitim, kanaatim ve öngörüm bu !

Selam ve sevgilerimle..
Celal Koseoglu. 2008-11-20 19:17:58
Kardesim Halim Çavusoglunun yazmis oldugu makareyi diyelim Bulgaristan vatadasi olarak Çoook Dogru buluyorum Benim Nenem 1887 dogumluydu 113 yasinda vefad etti Rahmetli oyle soylerdi Bognak turkleri onlar bizim canimiz ve de kanimizdir Su ki bulgarlar onlari tamamen benimsemis oluyorlar oyle konusur idi simdi iste sunu biz turkler bilmemiz lazim ki
eski BKP,nin kurallari su idi 1968-72 bogmak turkleri ve1984,de Bizler yani Rodop turkleri ve1985-6 da da
Dobruca turkleri Ve en nihayet is bitmistir dusuncesiyle Sonuç bosa çiktti simdi bizim gençlerimiz bunun farkina varamiyor Slogan sudur biz Balkan Rodop turkleri Ana vatan Turkiye vatan Bulgaristan veYunanistan. Messele budur baska yol tanimiyoruz KARDESLERIM.Bulgastanda ·3mlon.bulgar var geri kalani,etnik. turk yunan çingene sirb makedon iste etti souç7000000. Nufus.
Yrd.Doç.Dr.Halim ÇAVUŞOĞLU 2008-11-25 00:23:20
Çok doğru sayın Köseoğlu. Bulgaristan'da "etnik" Bulgar nüfusu, aynen dediğiniz kadardır. Bilir misiniz, bilimde, güvenilir verilerden hareketle, "ileriyi görme/öngörüde bulunma" diye bir güç vardır. Buna göre, Balkanlar'da, başlıca 2 unsur olarak az-çok yerinde saymaya koyulan Yunan'la birlikte Bulgar nüfusun yakın bir gelecekte düşüşe geçmesi beklenmektedir. Yunanlılar'ın telaşı ve korkusu, Arnavutlar ve Makedonlar'dır. Bulgaristan'ın da ülkede tümü "müslüman" olup Türk ve çoğunluk kesimleri itibarıyla Türk bilinci taşıyan ve "Türk'üm" diyen Pomak ve Rom(an) unsurlardır. Bunlar, çocuk sayılarını enaz 3-4 civarında tutarlarsa (ki 5 olursa kesin garanti demektir) belki de... 2050'ye ulaşmadan Bulgaristan "Bulgar devleti" olmaktan çıkabilecektir. Zira Pirin Makedonyası'ndaki Makedonlar da "etnik" kimliklerini çoktaan ortaya koymaya başlamış bulunmaktadırlar. Zaten biliyorsunuz, Bulgarlar, Balkanlar'a Türk ve Şaman olarak gelmişler, ancak içten asimilasyonla Slavlaşmış ve Hristiyanlaşmışlardır. Eh bu defa, belki de ikincisi yaşanacak ve asıllarına avdet etmiş olacaklardır. Kötü mü ? Onlar 1877'den 1989'a kadar, dile kolay tam 112 yıl, "İlla da bizden ve bizim gibi olacaksınız" diye mezar taşlarımıza kadar "zorla asimilasyon"la uğraşırken iyiydi ya ! Aksilik olmazsa, bizimki "barışçı" olacak, kendiliğinden, sosyoloji kanunları bu sonucu getirecek.

Neyse konuyu saptırmayım, okuyunca farkettim. "Beşer şaşarmış", önceki yazımda sehven iki küçük hata yapmışım. Gerçi Batı Trakya'daki "Yasak Bölge"ye araştırma amacıyla 1989'da giriş yaptım ama "Pomak Türkleri" tabirini "resmen" kullandığım Y.Lisans tezimin tarihi Şubat 1991'dir. Ayrıca, "Pomak" adına/sıfatına 1891'de yayınlanan kitabında yer veren (Ami Boue değil) K. Gersin Jirecek'tir. Ami Boue, bölgeyi gezen bir seyyah olarak Batı kaynakları arasında ilk kez, Türkçe olan "Balkan/Balkanlar" tabirini kullanan (1837) kişidir.

Jirecek'e gelelim. Jirecek, kanaatimce Türkçe "Boğmaklar"ı, yanlışlıkla Bulgarca "Poomaklar" şeklinde algılayıp yazmak suretiyle, bu insanların Tuna ve prenslik bölgelerinde, ayrıca Rodoplar'da ve Makedonya'nın doğusundaki dağlık bölgelerde Filibe ile Selanik arasında, yani Vardar nehrine kadar olan geniş bir sahaya yayılmış olarak yaşadıklarını belirtiyor. Ayrıca Gazi Osman Paşa'nın ünlü Plevne savunmasında yeraldıklarını, General Curko'nun saldırıları sırasında ise köylerini boşaltmak zorunda kalarak neredeyse tamamının Makedonya bölgesine sığındıklarını, 1880'den geri dönüş başladığında da köylerine dönmek yerine Türkiye'ye göçettiklerini belirtiyor. "Çünkü" diyor, "bölgede bir yandan huzur kalmamıştı, bir yandan da kendilerini zorunlu göçe tabi tutmak için arazilerini ve evlerini olabildiğince ucuz fiyata satın almaya çalışan HRİSTİYAN KOMŞULARININ DÜŞMANLIKLARINDAN BIKMIŞLARDI."

Ek olarak, bu insanların Osmanlı İmparatorluğu'nu büyük bir "fanatizmle" desteklediklerini ve onun hakimiyetine, sağlam bir taraftar, geleneksel yapılı, muhteşem savaşçı ve güçlü bir halk olarak katkıda bulunduklarını vurguluyor. Aralarından Osmanlı'da çok sayıda yüksek mevkilere ulaşan şahsiyetler yetiştiğine de işaret eden Jirecek, bunlara örnek olarak Tahir Paşa'yı (Drama'dan), Plevne'de şehit düşen Ali Paşa'yı (Dospat-Husenica'dan), Hersek'te ve Mısır'da ün yapan Osmanlı yöneticisi Derviş Paşa'yı ve kardeşi Fehim Paşa'yı (Lovec ve Orchanie arasındaki Turski Izvor'dan) gösteriyor ve ünlü Osmanlı hukukçusu Cevdet Paşa'nın da bu insanlar arasından çıktığının ve Lovec'li olduğunun söylendiğini kaydediyor. Jirecek'in, alıntıladığım son cümleleri de şöyle : "Pomaklar, OSMANLI OLMAYANLARA, "gavur" adlandırılanlara BELİRGİN BİR KİN/NEFRET DUYUYORLAR. Bu tutum (Yunan "Athon" ve "Halkidikya" ile) Bulgar "Batak" ayaklanmasının bastırılmasında gösterdikleri KATKI çerçevesinde çok net bir şekilde ortaya konmuştur..."
Evet, Jirecek böyle diyor.

Artık, Türkiye ve çevresi itibarıyla boy adları olarak Türkmen, Yörük, Tahtacı, Gacal.. gibi unsurların da yaptığı gibi bir gelişme Pomaklar'da da açıkça gözlenmektedir. Kısaca Pomaklar da (özellikle Batı Trakya'da ve Türkiye'de) "Pomak" adını/ sıfatını giderek terketmek yada 2. plana itmek suretiyle doğrudan büyük gövdeye atıfta bulunmakta ve "Türküz" demektedirler. Bu, aslında Bulgaristan'da da (Türkiye'deki akarabaları ve Türk TV yayınları aracılığıyla) her köye giderek daha fazla sirayet etmekte olan oldukça belirgin bir gelişmedir.

Bu insanlar, kendilerini geçmişten-günümüze, "MÜSLÜMAN" olmanın, "OSMANLI" olmanın müradifi/eşdeğeri kabul ettikleri "TÜRK"ten ayrı ve başka bir unsur olarak görmüş ve bunu kabul etmiş değillerdir. Bu itibarla, hiç ama hiç kimse, öyle enine-boyuna düşünmeden, tartmadan ve incelemeden, ulusal ve uluslararası gelişmeleri doğru okuyup dikkate almadan ve hele-hele elini vicdanına koymadan, öyle kendi-kendine "gelin-güvey" olarak ortaya çıkıp kaderiyle oynamaya, bugüne kadar içinde yeraldıkları büyük Türk mecraından kendilerini uzaklaştırmaya, alıkoymaya yada saptırmaya kalkışmasın. Yanlış yapar !

Hiç kuşkusuz, Batı Trakya ve Türkiye'deki akrabalarından farklı olarak, Bulgaristan'dakiler eğer kendi özgür iradeleriyle, Türk'ün mecraından uzaklaşan, alıkonan yada sapan bir yolu tercih edecek olurlarsa,.. ilk yazımda da belirttiğim gibi, söyleyecek hiçbir sözümüz olamaz. Böyle bir durumda, bugüne kadar, hasbelkader Bulgaristan'dakilerin dertlerini de kendi milletinin derdi bilen bir bilimadamı olarak şahsım için, en önemlisi de Türkiye ve Türk Milleti için Bulgaristan'dakilerin defteri kapanır. Sonrası, kanaatimce inanınız, ince ayarlı hesabı-kitabı çoktaaan yapılmış olup aşama-aşama uygulamaya konmuş bulunan Bulgarlar içinde "barışçı" asimilasyondur. Benden bu kadar. Zira çok bile yazdım. Nokta.
Yrd.Doç.Dr.Halim ÇAVUŞOĞLU 2008-11-26 02:30:01
Eksik kalmasın.

Kanaatimce...
Kendilerine, sözde zorla müslümanlaştırılmış "BULGAR" yaftası yapıştırıldığından.. "POMAK" adını/sıfatını (Batı Trakya'dakiler ve Türkiye'dekiler gibi) terketmekte yada 2. plana itmekte olan,.. buna karşılık kısmen "RODOP MÜSLÜMANLARI", kısmen de doğrudan "TÜRK" tabirini tercih ederek BULGARLAR'a "SINIR KOYMA/KAPI KİLİTLEME", böylece büyük SOYDAŞ/TÜRK kesimine "SINIR AÇMA/KAPI ARALAMA" eğilimini sürdürmekte olan.. bu küçük SOYDAŞ/TÜRK kesiminin de,.. ortak ve aynı tarihleri, tecrübeleri, toplumsal ve kültürel dünyaları gibi, siyasal yolları ve tercihleri de "bir, tek, net ve aynı" olmak durumundadır. "HÖH".

Bu çerçevede, temsilcileri, kurmayları ve aydınları, "HÖH"nde mevcut olanlarına ek olarak, kendilerine ait milletvekilliği, belediye başkanlığı v.b. sayılarına ilişkin konuları, en ince ayrıntılarına kadar Genel Başkan Sayın Ahmet DOĞAN ve değerli kurmaylarıyla açık-açık görüşmeli, konuşmalı ve bir "karar"a vararak uzlaşmaya çalışmalıdırlar.

Ancak buna rağmen.. kendilerine "HÖH"nde sayılarına ve güçlerine uygun ve orantılı "adil" bir temsil kontenjanı sağlanmaması durumunda... çaresiz, şanslarını ya (a) diğer siyasi partilerde denemelidirler yada çok üzücü ama (b) "HÖH"nin muadili/eşdeğeri yeni bir SOYDAŞ/TÜRK partisi kurmalı ve "HÖH"yle aynı geniş seçmen tabanına dayanmalı ve ona hitap etmelidirler.

Umarım uzlaşma sağlanır ve sözkonusu seçeneklerin ikisine de gerek duyulmaz. Zira, öyle sanıyorum ki, "HÖH"nin sayın Genel Başkanı ve çok değerli kurmayları, başında bulundukları partinin, ne kendilerinin nede başkalarının tekelinde veya tek adamlığı altında olmadığını iyi biliyor, soydaşları temsilde ve soydaşlara hizmette hazmedilemeyecek denli kusur etmeleri ve/veya ihmalde bulunmaları halinde ise, tek seçenek olarak ne kendilerinin, nede "HÖH"nin kalamayacağını hiç unutmuyor olmalıdırlar. Yoksa...çok ama çok yanlış yapmış ve korkarım seçim döneminde sevinçle koşarak balıklama "atılacakları ve çarpılacakları" o yer, bu defa yine koca bir "SİNE" değil, ilk defa kendilerini ilk defa hayal kırıklığına uğaratarak tepeüstü "katılacakları ve çakılacakları" yeni koca bir "SİNİ" olur. Üstelik içi de...boş ! "DONGKKK" diye bi ses gelir, o kadar.

Bu defa, umarım geçmişte Siderov'un "ATAKA"sı tarafından üstlenilene yaptıkları gibi, Boyko'nun "GERB"i ve diğer "ırkçı" çevreler tarafından üstlenilecek "Türk düşmanlığı" söylemlerine bel bağlamazlar. Çünkü bu söylemler, bu defa, geçmişte olduğu gibi, Genel Başkan ve kurmaylarının doğru-dürüst birer nutuk bile çekmelerine ve seçmen tabanına en küçük vaatlerde bile bulunmalarına gerek olmadan, oyların kendiliğinden ve harıl-harıl "HÖH"ne akmasına yolaçmayacaktır.
Manav 2018-05-05 23:14:44
Pomaklar sadece Pomak. Kuman vs bunlar Ankaranın uydurması ve de ispatı da yok. Goranlar, Torbeşler ve Pomaklar aynı Boşnaklar gibi hepsi Slav. Ben de Manavım Manavlar Türk boyu değil. Türk demek Müslüman demek başka tarifi yok. Rum kilisesinden çıkan herkese Türk denmiş. Bu Türk sıfatı Müslüman demek. Mesela Sırplar da islama geçenlere poturçen demişler. MHPci Saffet Sancaklı kendi anlatıyor. Helenistandaki Arnavutlardan Muhammedin dinine geçenlere de Tourkoalvanoi dendi yani Türk Arnavutlar. Hırvatistaın batısı işgal edildi oraya da Türk Hırvatistanı dendi (Bihaç tarafı) Katolikler camiye gitmiye başladı sonra boşnaklaştı. Azcık zeka ve okumanız olsa Pomakları anlardınız

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2018    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kircaalihaber@gmail.com   Webdesign: SWS