Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7473 Lv.
GBP GBP 2.1232 Lv.
TRL TRL 0.3187 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
18 Ağustos 2019
HABERLER » Kırcaali
21 ŞUBAT ULUSLAR ARASI ANADİL GÜNÜ VE BALKAN TÜRKLERİNİN ANA DİL SORUNLARI

21 ŞUBAT ULUSLAR ARASI ANADİL GÜNÜ VE BALKAN TÜRKLERİNİN ANA DİL SORUNLARI

21 Şubat 2010

Değerli Basın Mensupları;

Bildiğiniz üzere, 21 Şubat günü 2000 yılından itibaren UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) tarafından çok dilliliği ve kültürlülüğü desteklemek, dilleri korumak ve gelişmelerine katkı sağlamak amacıyla “Uluslar arası Anadil Günü” ilan edilmiştir.

Ana dil olgusu milli kültürün korunması ve yaşatılması konusunda en önemli faktörlerden birisidir. Bu kapsamda, Anadilimiz olan Türkçemizin ülkemizin birlik ve bütünlüğü konusunda önemi bir kez daha ortaya çıkarken; özellikle yurtdışında yaşayan Türklerin kimliklerini korumalarında da büyük bir görevi yerine getirdiğine şüphe yoktur.

Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF) olarak, asıl faaliyet alanımız olan Balkanlar’daki Türk azınlıklarının; anadilleri konusunda yaşadıkları sıkıntıları kamuoyuyla paylaşmayı görev bilmekteyiz.

Her ne kadar, Soğuk Savaş dönemi 20 yıl önce sona ermiş ve Balkan ülkelerinde demokratikleşme süreçleri hızla yaşanmış olsa da, Balkan Türklerinin azınlık haklarını elde etme konusunda halen pek çok sıkıntı yaşadıkları görülmektedir.

* Bulgaristan örneğine bakıldığında; Balkan Türkleri içerisinde en fazla sorun yaşayan topluluklardan biri olduğu görülmektedir. 1 milyon civarında Türk’ün yaşadığı Bulgaristan’da; Türkçemiz, çocuklarımıza zorunlu seçmeli ders olarak haftada 4 saat okutulmaktadır. Türkçeyi seçen bir öğrenci, başka bir yabancı dili seçememektedir. Türkçe ders kitaplarının ise, çok eski tarihlerde basılmış olması ayrı bir sorun olmakla birlikte, bölgeye yönelik güncellenmiş Türkçe kitapları göndermemiz konusunda da bir takım bürokratik engellere takılmaktayız. Ayrıca, Bulgaristan’da Türkçe basın-yayın faaliyetleri konusunda da muazzam bir yetersizlik kendisini göstermektedir.

* Batı Trakya’da da ana dilde eğitim konusunda pek çok sorunlar yaşanmaktadır. Anaokulu anlamında, Türkçe eğitim verilmezken, Yunanlı yetkililer bu konuda bulunulan talepleri göz ardı etmektedir. Batı Trakya Türklerine yönelik Türkçe ve Yunanca eğitim yapan azınlık okulları mevcutsa da, bu noktada öğretmen sıkıntısı çekilmektedir. Öğretmenlerin pek çoğunun Yunanca eğitim yapan okullardan mezun olarak görevlerine başlamaları, öğretmenlerimizin Türkçe ders anlatımı konusunda sorun yaşamalarına neden olmaktadır. Batı Trakya’da her geçen gün Türk azınlık arasında “eskiden hoca vardı, ders kitabı yoktu. Şimdi ise ders kitabı var ama hoca yok” fikri yaygınlaşmaktadır. Bölgedeki soydaşlarımız basın-yayın faaliyetleri konusunda ciddi anlamda yol almış olsalar da, halen istenilen düzeye ulaşılamamıştır.

*Makedonya’da da farklı gerekçelerle Türkçemiz pek çok sorun yaşamaktadır. Makedonya Türklerinin demografik anlamda ülkenin değişik yerlerine dağılmış olmalarına Makedonya Devleti’nin sınırlı bütçe imkânlarının eklenmesi, Türk dilinde eğitim verecek okulların açılmasının önündeki en büyük engellerdendir. Hâlihazırda Türkçe eğitim yapan okullarda ise, öğretmen eksikliğine paralel olarak, okullarda Türkçe ders materyalleri konusunda noksanlıklar kendisini göstermektedir. Türkçe basın-yayın konusunda ise, arzu edilenin yakalanamadığı da belirtilmelidir.

* Kosova’daki Türkler de anadil konusunda belli başlı sıkıntılar yaşayan başka bir azınlık grubumuzdur. Kosova’nın bağımsızlık sürecine en fazla katkıda bulunan etnik gruplardan biri olan Türk azınlığın ana dili, Kosova Anayasası’nın 5. maddesinde resmi dil statüsünde kabul edilmemiş; onun yerine, yerel yönetimler düzeyinde kullanılabilecek resmi diller statüsünde yer almaktadır. Bu bizim için, ayrı bir üzüntü kaynağı olmaktadır. Anayasal anlamda, Türkçe eğitim konusu yasal güvence altına alınmışken; bu konuda da bazı sorunlar kendisini göstermektedir. Türk çocuklarının anadilde eğitimleri konusunda velilerde duyarsızlık hâkim iken, okullarda Türkçe eğitim açısından önemli materyal sıkıntıları yaşanmaktadır. Basın yayın faaliyetleri ise, ihtiyaçları karşılamaktan uzaktır.

* Yasal durum açısından, Balkan ülkeleri içerisinde anadilde eğitim konusunda en iyi durumda bulunduğumuz ülke Romanya olsa da, orda da belli başlı sıkıntılar kendisini göstermektedir. Azınlık mensupları tarafından Türkçe derslere gösterilen ilginin yeterli seviyede olmadığı görülürken, eğitim kurumlarının sayısının azlığı da ayrı bir problemdir. Türk yatırımlarının Romanya toprakları üzerinde son yıllarda büyük bir gelişme göstermesi ise, farklı gruplarca da Türk diline olan talep artırmaktadır. Bu önemli bir gelişmedir.


Değerli Basın Mensupları;

Görüldüğü üzere, Balkanlar’daki Türkler ana dilde eğitim ve Türkçe basın-yayın faaliyetleri konusunda benzer problem yaşamaktadır. Yasal engellemeler, Türkçe öğretmen ve ders materyalleri eksiklikleri, velilerdeki duyarsızlık gibi hususlara, bir de kamuoyumuzun ilgisizliği eklenince Balkanlar’da Türkçenin geleceğine yönelik pek parlak bir tablo çizilememektedir. Kendi dilinde okuyamayan bir azınlığın geleceği ise, tehlike altında demektir.

Konuyla ilgili olarak acil girişimlerde bulunulması ise kaçınılmazdır.

21 Şubat Uluslar arası Anadil Günü’nde Türkçemizin birlik ve beraberliğimiz konusundaki önemli işlevini bir kez daha belirtirken; Dilimizi yabancı dillerin etkilerinden korumayı da öncelikli görevlerimiz arasına almak durumunda olduğumuzu hatırlatmak isteriz.

“Türk demek, Türkçe demektir. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”

Kamuoyuna ve soydaşlarımıza saygıyla duyurulur.




Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF) Sekreterliği
Adres : Ankara Cad. DSİ Karşısı, Okumuş Apt. 292/2 Yıldırım - Bursa
Telefon : 0224 3603685
Faks : 0224 3617448

Kaynak:

Ziyaretci sayısı: 2783


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


Aytoslu Osman 2010-02-22 02:30:47
Özgür beyin görüşlerine katılıyor,kendisini destekliyorum.Gerçek ve doğruları yazıyor Özgür bey.
DPS-nin kurnaz ve uyanık elebaşları nasıl uyutmuşlar bizi yahu.Valahi biz Bulgaristan türkleri koyun gibi saf insanlardan oluşan bir toplulukuz.Bizi aldatmak ta kolay yönetmekte.Biz oylarımızı kendi haklarımız için hiç bir şey istemeden,karşılıksız veriyoruz bu Doğanın tayfasına.Sizi gidi uyanıklar sizi.Onun için siz lüks arabalarla,lüks barlarda,lüks karılarla gününüzü,gün eyliyorsunuz.Özgür bey doğru söylüyor arkadaşlar,bize
helâl süt emiş,Türklük mücadelesinin içinden gelen arkadaşların yanısıra,şimdi yetişmekte olan genç,dinamik,mert ve tahsili,kalbi Türklük için çarpan arkadaşlarla beraber yeni bir Türk partisi kurmak sevdası boynumuz borcu ve geleceğimiz olmalıdır diye düşünüyorum.Hepinizi saygı ve sevgiyle selâmlıyorum.
HASAN 2010-02-22 11:24:08
Bende Ozgur agaya ve Aytoslu Osman hemserimize katiliyorum . DPS bizleri maglesef uyuttu yillarca ve haalada uyutmaya devam ediyor , Bulgarlarin bizimle dalga gecmesine izin verdi ve veriyor , bir Volen Siderov nasil cikipta rahatca ' V BALGARIYA NYAMA TURCI , IMA SAMO BALGARO MOHAMEDANI " diyebiliyor ve bir Allahin kuluda cikip bir kelime diyemiyor . Allah mi bu Siderov , ne oldu bizim sanli Turklugumuze . Kircaaliye geldi DPS ye okadar hakaretler etti , butun KIRCALI inledi onun hakaretlerinden ama birtane delikanli cikipta birsey diyemedi birak sen demeyi DPS DPS diye tezavrat bile tutamadilar . DPS nin isi coktan bittide bizim gibi koyunlar yuzunden haala ayakta duruyorlar .
mehmet hasan 2010-02-22 13:01:25
BULGARISTAN TURKLERI, BALKAN TURKLERININ YUZ KARASIDIR, KIMSE KUSURA BAKMASIN. BIRAZ OZELESTIRI YAPALIM.70000 KISILIK MAKEDONYA TURKLERI BILE SADECE FIKIRSEL TARTISMALAR VE DUSUNCE URETYIMI ANLAMINDA COK ILERIDIR.TAKILMISSINIZ HAIN BIR PARTININ PESINE KORLEMESIYE GIDIYONUZ... BIRSEYI IYI GORUNUZ BG'DE AHMET DOGAN, TR'DE ERDOGAN TURKLUGUN EN BUYUK DUSMANIDIRLAR.YAZIKLAR OLSUN BIZE!!!!!!!!!!!!!!!!!! YORUM YAPAN DIGER ARKADASLARIMIZA KATILIYORUM
Kara Ibrahim Aga 2010-02-22 13:28:31
Komik olani 1989 ve ya sonradan kichini Kapi Kulenin öbrü tarafina atanlarin Akil vermekleri.
Tamam Özgür yazdiklarin dogru,bunu herkez biliyoru.
Belkim Türkcheye yanlich cheviririm.Senin dogrularin SONUCHTUR,NEDEN degil.Ve ya Bulgarcasi sen posledstviyalara kafayi takmishin...
Bizim Zübüklerin hich problemleri yok.
Onlar ne zaman demishlermish biz Türklerin haklarini koruyacaz dige?
Hangi programlarinda öyle bir sey yaziyoru?
Zaten de programlari yok!
Iyi niyet mektubu gibi birshey.
Nerde EKONOMI programi?
Sizin algilayamadiniz bir durum var.Onlar ayni Osmanli Padishahlari,Sadrazanlari gibi Türklügü bir ashalik gibi görürler.Nasil Osmanlida aralarinda Persiche konushtuklari gibi Resmi dil Farscha ve Arapcha yaptiklari gibi bizim Zübükler de aynisi.
Onlar biraz Para gördüklerinde kendi kendilerini Elit ilan ettiler Firildakin aziyla.
Onlar Türklünden utanir..
Acho achik achik Sl.Trifonofun yaninda..
-Ben para karshiligi hersheyi yaparim dedi!!
Ama o zaman ne varki kimse anlamadi..
Problem Onlarda degil,oralara onlari getirenlerde.Yani bizlerde.Alternativ ichin de izin vermediklerine göre,bu böyle devam edecek..
Bizlerde hangi dagalara umut balamishik be..
Ana dili Baba dili yok kim ne ichin kutlasin bölgemizde.
Ingilizce lise var Almanca var Italyanca var ama Türkcheye gelince- Etnik barish bozulmasin mish..
Lan Gavatlar insanin kendi Ana dilini okumaklan kime zarar verecek.
Benim zamanda yoktu,ne anaokulunda ne lisede ne Medreselerde..
Shimdi barim Demokrasi var.
Ama yakinda Bulgaristanda Türk kalmiyacak.
Her gün bohchasini alan binlerce insan Avrupaya atiyoru kendisini.Son zamanlardaysa Türkyeye göche edenler daha fazla olmaya bashladilar gelenler arasinda...
4-5 katli Gecekondular dikmishler ama ekmek yok diyorlar.Bilmiyorum durumu ama durumumuz chatirefilli.
Allah yardimcimiz olsun.......
Kara Ibrahim Aga 2010-02-22 20:30:02
Sayin Botush Kaishev bu Haberi neden buray postlamadin?
***
http://www.kircaalihaber.com/bg/?pid=3&id_news=798
Kircali daglisi 2010-02-22 20:35:03
KIO sende haklisin kendine gore tabi ama DPS den baska yeni TURK partisi kurulabilir istense ama maglesef bunu yapacak tasakli ve istekli insan yok Bg de . Dedigin gibi yine goc basladi ve kalanlarda kolelige devam edecekler , bu maslarla adam olunmaz . tutunude yasakladilarmi burda durmanin anlami yok .
Kara Ibrahim Aga 2010-02-22 21:57:20
Özgür chok iyi bir konuya deginmishin.Yarin vaktim olursa
bu konuya degenecem.
Imkyanin varsa HÖHe muhalif bildin insanlarin ve ya Partilerin Ekonomi programlarini buraya postala....
Yani tabiii varsa?
Bi göz atalim!!!
Hadi yarin görüshürüz!!!
İZMİRLİ 2010-02-23 01:53:48
Özgür demiş ki

''FES ile PAPAZ Boyanaya panele gidince diğer yandaş,şaşmış paplaç yolunu şaşırdı yazacakta birşey bulamaz oldu.''

Özgür kardeşim,Fes-Çıkançım epeyden beri ortalıkta görünmüyor,gerçekten Boyana'da panelde mi??
Değerli kardeşim,bu bilgiler doğruysa teşekkür ederim,değilse çok üzülürüm senin adına..

Saygılar

İzmirli
MERDIVEN 2010-02-23 14:25:52
amerika rusya varken turkiyeye laf dusmez bizim kaderimizi abd ab ve rusya ciziyor var olmamiz ve olmamamiz onlarin elinde yaziklar olsun turkum muslumanim diye gecinenlere erdoganda doganda kendi kesesini dusuno milletini dusunen yok
bi turlu gelemedi turk dunyasina kanuni gibi bir lider
simdi varsa yoksa ecnebi kolesi olanlar
HAKSIZMIYIM
Durmuş ARDA 2010-02-23 19:17:25
Kırcaali’de Türkler Anadillerine sahip çıktı

2000 yılında UNESCO’nun 21 Şubat Gününü, “Uluslararası Anadili Günü” ilan etmesinden dolayı Kırcaali’de 22.02. 2010 tarihinde Belediye Başkanının şahsen, Bölge Eğitim Müdürlüğünün, Eğitim Bakanlığının, Sivil Toplum Örgütlerinin temsilcileri, “Anadil” konulu kompozisyon yarışmasında dereceye giren çocuklar ile öğretmenlerinin ve sıradan vatandaşların da katılımıyla “Anadil” konulu bir panel düzenlendi.
Belediye Başkanı Hasan Aziz’in kısa bir açılış konuşmasından sonra, Kırcaali Bölgesi Eğitim Müdürlüğüne bağlı Anadili Müfettişi Harun Bekir söz alarak, yasalar ve yönetmelikler açısından Anadili eğitimi için bir engel bulunmadığını ve bu çerçevede Anadilin mecburi değil de seçmeli bir ders olduğunu, Kırcaali bilgesinde 3738 öğrencinin resmi dil dışında Anadilinde de eğitim gördüğünü, fakat 1992 yılından beri Türkçe ders kitaplarının basılmadığını ve bu bağlamda Anadil eğitiminin zorluklarını açıkladı.
Toplantıda gerek sıradan vatandaşlar olsun, gerek Türkçe öğretmenleri olsun, Türk çocuklarına Türkçe eğitimin mecburi olmamasından dolayı çeşitli zorluklar çıkarıldığını bu sebepten dolayı Türk çocuklarının çoğunlukta olduğu Kırcaali’nin en büyük okulunda bile Türkçe ders verilmediğini belirttiler.
Daha sonra Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Sami Toraman söz alarak, Yunanistan’da yaşayan Türklerin gerek Lozan antlaşmasından, gerek çeşitli kültür antlaşmalarından doğan haklarını sıraladı. Yunanistan’da Türk çocuklarının haftada 15 saat mecburi Türkçe eğitim gördüklerini, Türkçe Gramer ve Türk Dili dersi dışında, Matematik ve Fizik derslerini de Türkçe olarak eğitim aldıklarını, buna rağmen Yunanistan’da da bazı zorluklar yaşandığını söyledi.
Ancak Toraman’ın bu sözlerinden sonra, - şimdi ismini ‘unuttuğum’ - Kırcaali Bölge Eğitim Müdürü söz alarak, sanki alay edercesine Bulgaristan’da Türkçe eğitimin Yunanistan’dan daha yüksek seviyelerde olduğunu, Türkçe eğitim gören çocuk sayısının hayli yüksek olduğunu söylemesi toplantıya katılanlar arasında soğuk duş etkisi yarattı. Hele Türk konuşmacılarının isimlerini ikide bir “unutan” aynı konuşmacının, Türk çocukları Türkçeyi nasıl olsa evde öğreniyorlar, entegrasyonları için Bulgarca öğrenmeleri daha önemli demesi dikkatlerden kaçmadı. Aynı konuşmacı “entegrasyondan” bahsederken ise, yan sıralardan Türkçe, “Entegrasyon, asimilasyonun yumuşatılmasıdır” sesleri duyuldu.
Kırcaali Bölge Eğitim Müdürünün bu tutumundan sonra, Kırcaali bölgesinde eğitim gören 18000’e yakın öğrenciden(Bölgede Türkler çoğunlukta olduğuna göre, bu öğrencilerden en az 12000’i Türk kökenli varsayılmaktadır) sadece 3738’çocuğun Türkçe eğitim görmesi şaşılacak bir şey olmaması gerek…
Kırcaali’de böyle Eğitim Müdürü varken, Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgede bulunan 1500 öğrencili “P. R. Slaveykov” okulunda( bu okuldaki öğrencilerin en az 600’ü Türk kökenli olduğu varsayılmaktadır) Türkçe eğitim verilmemesi gayet normal karşılanmalı…
Kırcaali’de böyle Bölge Eğitim Müdürü varken, Kırcaali civarındaki 2000 – 3000 nüfuslu sadece Türk kökenlilerden oluşan köylerde, Türkçe eğitimin, okul müdürlerinin kendi görüş açılarına ve insafına bırakılması gayet normal karşılanmalı…
Kırcaali bölgesindeki Türkçe Anadili eğitimi konusuna tarafsız olmamak elde değil. Fakat olaya, objektif olmak açısından bakarak ve Türkçe eğitim gören çocuk sayısını yüksek tutarak belirteyim ki, Türk kökenli çocukların üçte ikisi Anadil eğitimi görmüyor.
Aslında globalleşen dünyada ve iletişim çağında, “Anadilim Türkçe” kompozisyon yarışmasına katılan çocuklar, o yetişkin “büyüklerin” küçücük dünyalarına hapsolmak istemedikleri apaçık ortada ve sanki o temiz ve masum duygularından “büyüklere” ders vermek istiyorlar!
İşte “Anadilim Türkçe” kompozisyon yarışmasında dereceye giren çocukların yazılarından bazı alıntılar:
Çamdere’den 3. sınıf öğrencisi Sabri şöyle yazmış:
“…Anne kelimesi ne kadar sıcaksa, Anadil kelimesi de o kadar sıcak geliyor bana. Ben annemi ne kadar seviyorsam Anadilim Türkçemi de o kadar seviyorum…”
Kırcaali’den 2. sınıf öğrencisi Cem ise duygularını şöyle ifade etmiş:
“…Ben en çok Anadilimi severim… Bazı insanlar kendi Anadiline zarar vermek istiyor. Bence bu çok kötü bir şey…”
Yenipazar’dan 4. sınıf öğrencisi Sinem’in ise sanki biraz çocukça sitemi var:
“…Türkçe dersini çok seviyorum, ama (ders) kitaplarımız çok eski ve hepimize yetmiyor. Kitaplar on beş yaşında olduğu için hepsi yırtık ve karalanık(karalanmış). Birkaç dilbilgisi ve birkaç okuma kitabımız var…”
Tosçalı’dan 3. sınıf öğrencisi Ceyda’nın kaleminden:
“…Anadilim Türkçeyi çok seviyorum. O bizim dilimiz, her şeyimiz. Sonsuza kadar da öyle kalacak…”
Köprülü’den 6. sınıf öğrencisi Mervan’ın duygularının bir kısmı da şöyle:
“ Anadilimiz, Türkçemiz ne zorluklarla gelmiş bu günlere… Yıllar önce bu güzel dilimizi elimizden almak için çok çabalamışlar. Çok canlara kıyılmış, çok gözyaşları dökülmüş ve çok insanlar göçüp gitmişler başka ülkelere…”
Alibeyköy’den 6. sınıf öğrencisi Fatma şunları yazmış:
“…Anadilim seni en iyi şekilde öğrenmeyi, en güzel şekilde konuşmayı ve güzel yazmayı öğrenmeye gayret ediyorum…”
Salmanlı’dan yine 6. sınıf öğrencisi Melek’in yazısı da çok anlamlı ve sanki nasihat veriyor:
“…Küçük büyük herkes dilini öğrenmeli ve bilmeli. Bu çok önemlidir çünkü dilini kültürünü bilmeyen insan köksüz bir ağaç gibidir. Köksüz ağaçları ise seller, rüzgârlar çok çabuk yok eder…”
Işıklar’dan 8. sınıf öğrencisi Rabiye’ den de öğreneceklerimiz var:
“… Benim annemin ninni söylediği, ninemin masal anlattığı, babamın öğütler verdiği dil Türkçedir… Bulgarca ülkemiz resmi dilidir. Resmi daireler ve hastanede, sokakta ve işyerlerinde kendimizi doğru anlatabilmemiz için çok çabalamalıyız, Anadilimizle birlikte Bulgarcayı da öğrenebiliriz… Bunun yanı sıra Anadilimiz hiçbir zaman ikinci plana geçmemeli, çünkü bu dil bize atalarımızın emanetidir…”
Koşukavak civarından 8. sınıf öğrencisi Semiha’nın da ilginç uyarıları var:
“…Kimse akrabalarını ve vatanını seçemiyor. Bence Anadil de bunlardan. Ben Türküm ve Anadilim de Türkçedir. Anadilimize sahip çıkalım…”
Çakırlar’dan 8. sınıf öğrencisi Embiye’nin yazısından da birkaç cümle:
“…Anadilimiz bizim gururumuz. Onunla ne kadar gurur duysak az. Bana göre her Türk, kendi Anadili olan Türkçeyle gurur duymalı. O bizim aynamız. Ona baktığımız zaman kendimizin en gerçek yankısını buluyoruz…”
İridere’den Lise çağındaki Gündoğan’ı ilk gördüğümde, “Senin adına gönderilen yazıyı sen mi yazdın?” diye sordum, o da “ Ben yazdım abi” dedi ve bize de başka söz düşmez…. İşte Gündoğan’ın yazısından bazı özetler:
“…Anadilimiz Türkçe gülmüyor artık. Umarım, ‘hiç dil güler mi?’, ‘olacak şey değil!’ demiyorsunuzdur. Nasıl bir çiçeğin açması o çiçeğin gülümsemesi ise, bir ağcın meyve vermesi o ağacın gülümsemesi ise, bir dilin gülümsemesi de o dilin mensuplarının kendi dillerini çok iyi bilmeleri, muhafaza etmeleri ve geliştirmeleridir, yani o dilde entelektüel üretimi arttırmalarıdır…
…Konfütçyüs; ‘ bir milleti yok etmek istiyorsanız işe önce dili ile başlayın’ der. Biz Bulgaristan Türkleri olarak, varlık sebeplerimiz olan annelerimizin dili olan Türkçemizin önemini, bu dilin bu ülkede konuşabilmesi için ne bedeller ödendiğinin ne kadar bilincindeyiz? Dahası bu günlerde Anadili Türkçe olan gençlerimizin kaçta kaçı gereği gibi Türkçe yazıp okuyabiliyor?...”
Görüldüğü gibi Türkçe Anadili eğitiminde yaratılan her türlü kısıtlamalara rağmen, çocukların yazdıklarına bakılırsa, çocukların herhangi bir entegrasyon sorunu olmadığı apaçık ortada…
Ancak Bulgaristan’da bazı “büyüklerin” kendi küçücük dünyalarına hapsoldukları ve dünya entegrasyonundan bihaber oldukları da apaçık ortada…
Ismet faik 2010-02-24 18:48:05
aman cok ve fazla soze gerek yok...BG edno natsiyonalna dirjava,anadilinde onu yaptik bunu yaptik nepsi sacma birkere BG ana yasasina gore BG TURK YOK gerisi hikaye,enailere yem pardon baliklara...HOH gelince d0gal olarak turklugu savunamaz konstutustiyayayi cinneyemez cinetmezler,bizde yani BGda tasakli akilli cesur turk kalmadi,
Kara Ibrahim Aga 2010-02-24 20:52:21
En önce Ismet kardeshimize hatirlatmak isterim ki
Avrupa Anayasasi yani Lizbon anlashmasi bütün Devletlerin Anayasindan üstündür.Burada olan shey NIYET meselesidir!Buna uymayanlar chok ar paa cezalari ödüyor..
***
Özgür benim kimseye kafama taktm yok.Takintim shuna
15.08.1989 bashlayan 2003 kadar Türkiyenin bizlere agar Vize uygulamasidi.Bir Chingeneye bir Bulgara vize verilirken
-Sen Türksün sana vize yok!Diyorlardi.Bu böyle 14 sene devam etti belkim de devam edecekti ama Bg Avrupa vizeleri kaldirdi ve mecburen de Türkiye.
Ayni bu zaman ichinde bizim göchmenler hich bir faliyette
bulunmadilar Bulgaristanda kalan kardeshleri ichin..
Nerde di o zamnlar o shimdiki bir bir arkaya gelen Göchmen dernekleri ve Belediye bashkanlari?
Neden bir tavir almadilar?
Nedense kendi kichlarini kurtardilar ki ne lyazim.
Iyi ki bir kirmizi pasport var arada o da olmasa hich kimse ilgilenmez bizlerlen.
Bak bakalim burada 1978 ve önceleri göch etmish insan var mi?
Yok?
Niye?
Cevabini benden daha iyi biliyorsun..
Biz Millet olarak düshünmeyi sevmeyiz.Küchük hesaplarlan kendi kedimizi aldatiyoruz.Aynen bu günkü Türkyenin durumu gibi.Oyunu birkach kilo nuhuta,mercemeye ve ya fasulyeye satanlarin getirddikleri faciya bir bak yalniz.
Bu konularda chok örnek vere bilirim ama site biri birine girer.
***
Gelelim senin cevaplarina.Hani ekonomide v e ya Insan haklari konusunda.Tamam öyle.Chok shey var ilave edilecek,ama ana chercheve öyle de ola bilir.
Ama en önemlisi Stalinin dedi gibi:
-Kadrite reshavat vsichko!
Yani nerden bulacaz bu kadroloru?
Yani 13 miliyar € var alinacak.Ama bunlari almak ichin Busnes projeler lyazim.Onlari hazirlamak ichin AB hukuku,AB Bankacilik Menacerlik ve en önemlisi de Fransizca,Ingilce ve ya Almanca Ana dili gibi bilmen"""
E sen böyle kach insan taniyorsun Özgür?
Bu problemi Acho söyledi Kircaalide achik achik ..
Ben zaten 2 sene önce yazmishtim.
Stanishevin 17 yabanci uzman Danishmani vardi..
B:BORISOV Berlinde Uni.örencilerine zaten onu dedi..
-Sizlere güveniyorum.Bitirin Universitelerinizi Devletin organlarinda chalishmanizi ben GARANTILIYORUM?
Nedense kanunla hem ekonomi hem hukuku hepsi AB kontrolün altinda.Yunanistandaki olaylardan sonra bu durum 2-3 misli arlashmishtir..
Benim fikirlerim böyle.Chok she var yazilacak,ama bu küchük kareler gözlerim armaya bashladi..
Kendine iyi bak Özgür.Hem sat 23 sonra yat uyu,yorum yazma..
İZMİRLİ 2010-02-24 23:05:48
İbram Aga demiş ki

''B:BORISOV Berlinde Uni.örencilerine zaten onu dedi..
-Sizlere güveniyorum.Bitirin Universitelerinizi Devletin organlarinda chalishmanizi ben GARANTILIYORUM?''

Değerli kardeşim, Goethe-İnstitut'un Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitiren bir Türk'e
B.Borisov bg. Dışişleri Bekalığında çalışmasını garantileyebilir/çekebilir mi???

Hadi diyelim B.B. bir Türk'ün Dışişleri Bakanlığında görev almasını kaldırdı,oradaki Bulgar memurlar-görevliler yanlarında bir Türk'ü çekebilirler mi??
Ne dersin ha İbram Aga???


Saygılar

İzmirli
İZMİRLİ 2010-02-25 01:35:36
Özgür kardeşim, İbram Agadan hesap falan sormadık yav,sadece bi soru sorduk,okadar..
Hem sen beni başkalarıyla garıştırma,benim kimseye diyet borcum yok!!
Her zaman Adem Kenan agam gibi bir önderimiz olsun istemişimdir,sahi Adem Kenan ağabeyimiz nerelerde bu sıralar,bilen var mı,ondan hiç haber alamıyoruz?..

http://www.youtube.com/watch?v=Q5bi7vWn3oA

Saygılar

İzmirli
Kara Ibrahim Aga 2010-02-26 11:47:50
Izmirlinin gene sheytanligi tutmush:
"Değerli kardeşim, Goethe-İnstitut'un Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitiren bir Türk'e
B.Borisov bg. Dışişleri Bekalığında çalışmasını garantileyebilir/çekebilir mi???"
***
Onu da nerden chikardin.Goethe-Institularin vazifesi Alman dilini ve Alman Kültürünü yaymaktir.
Orada yalniz Almaca dilini örene bilirsin.Sonunda da bir sertifika verirlen Almacayi nekadar hakim olduna.
O kadar.Öyle "Uluslararasi ilishkiler" diye birsy okutmuyorlar bildimi göre.Zaten de Insitut dil Universite.
Senin sorunu cevabi zaten yukardaki yazimda var,ama nerdeee sende okumak.
Gelelim bir Türkün Dish ishlerinde chalishmasina..
Senin hemsherin Feim Chaushev-Dish Ishleri yardimcisi degil di mi?Tabi hirsizlitan ve dolandiriciliktan kovmadan önce!
Bulgaristan Berlin Büyük Elchilinde bir kizimiz chalishiyoru.
Hadi selyamlar Izmire
İZMİRLİ 2010-02-26 18:47:50
İbram Ağa demiş ki

''Bulgaristan Berlin Büyük Elchilinde bir kizimiz chalishiyoru.'' Eminmisin??

Tabi ki Goethe bir sürü fakülteden oluşan bir Üniversite aksini söyleyen va mı.
İstersen goougl kutusuna Goethe-Institut yazıver zamet olcak sana..
Yani burada Goethe-Möte önemli değil fark etmez,isterse Drezden Üniversitesi U.İ.Bölümünden mezun olsun,demek istediğim Bulgarlar bir TÜRK gencinin bg. Dışişleri Bakanlığında çalışmasını çekemezler-kaldıramazlar!!
Bulgaristan ordusunda 27 ay askerlik yaptım,subaylar bizleri her zaman yabancı bir ülkenin esir alınmış askerleri olarak görmüşlerdir..

Belki Feim Çauşev sayesinde-döneminde bir genç kızımız kısa bir müddet Bulgaristan Berlin Büyük Elçiliğinde çalışmış olabilir,belki,ben tam emin değilim,bildiğim tek şey,kompleksli kafatasçı Bulgarlar Dışişlerinde görevli bir TURK gencine her zaman (hain) gözüyle bakacakları,isterse dünyanın en seçkin üniversitesini birincilikle bitirsin..
Ne demişler Atalarımız İbram Ağa??
''bulgardan dost domuzdan post olmaz'' demişler dimi,hiç unutma her zaman aklında olsun!..

Saygılar

İzmirli
Kara Ibrahim Aga 2010-02-27 18:45:14
Izmirlo bir yerlerde chalishman ichin ZENZ lyazim.
Yani Univesite bitirmen gerekiyoru.Ondan sonra da ish araman.Hele hele Devlet ishleri ichin..
Aha alirlar mi almazlar mi bu bashka konu.
Bak neden olmasin Vejdi Reshidov Kültür bakani bilem oldu.Ama Insan en önce kendisini kanitlamasi lyazim..
Sen Gircalda,köy Mualimi ichin egitim görmüshün ve ya Eski Zarada hayvan Bakicisi ichin okumushun senin ne ishin olur Dish Ishlerinde..Mesele yani..
Benim demek istedim shey.Bulgaristan acilen dedim dallarda Uzman ariyoru.Bunlarda aranan birinci shey.Avrupada Uni. bitirmish olmasi.Nedense Bg.de egitim ortada.Hachenki bizim Zübüklerin hepsinin cebinde Hukuk diplomasi var sen ötesini düshün...
Hade uzatmayalim bu konuyu.
Ben Bulgaristana Türk genchlerin Avrupada egitim görmelerini isterim.Degil licenzi bilem olmayan Medreselerde zamanlarini ve aylelerin paralarini harcamalarini..
Radyo Angarailen tartishsam anlar vallahi ne demek istedimi!!
Kader Özlem 2010-02-28 20:31:17
Değerli Kırcaalililer;

Yorumlarla hiçbir alakam olmamasına rağmen, bir kaç defadır tarafıma yönelik hakaret ve küfür dolu dolu ifadeler kullanılıyor. Benim Kırcaali Haber ile olan tek bağlantım bizimle ilgili olan haberleri paylaşmak olmuştur. 3 defadır arkadaşlarım tarafından sana küfür ediliyor Kırcaali haber forumunda diye uyarılıyorum.

Özgür kod isimli şahsı tanımam. bu kişi kesinlikle ve kesinlikle BEN değilim... Kırcaalihabere şimdiye kadar bir tane yorumda bulundum.

Ancak CEBELLİ kod isimli şahsın sürekli bana yönelik küfür dolu ifadeler kullandığını görüyorum. Cebelli kod ismiyle yazan şahsa diyorum ki: Telefon numaram: 0090 506 382 37 11'dir. Birazcık yüreğin varsa ara. Ordan atıp tutmak kolay tabi... Erkeksen yüzüme de söylersin... Ama seni yakalarsam; anandan çıktığın yere geri göndereceğim.

Kırcaali Haber sitesini şimdiye kadar hep sempatiyle bakmış ve tarafımca kaleme alınan bazı makale, bildiri vb... hususları bundan sonra paylaşmayacağımı bildiririm. Bu tarz şeylere izin verdiğiniz için sizleri kınıyorum. Ayıptır, Ayıp... Aynı geminin içinde yol alan insanlarız biz...

Yazıklar Olsun!

Kader Özlem
omer 2010-03-01 11:43:28
Herkeze selamlar
En nihayetinde belli oldu ki bizler tartışamıyoruz saygılı bir şekilde fikir üretemiyoruz ve her an birbirmizi küstürüyoruz sen ne yaptın ben ne yaptım 70 lerden sonra ki halimiz belli eziyette çektik parlamentoya da girdik gururlandık çaldık çırptık ve sonunda herkes köşesinden atıp tutuyor ortaya çıkmaya cesaret yok çıkanı da biz aşaya çekiyoruz dava yine sahipsiz
Durmuş ARDA 2010-03-01 22:28:10
Kendisiyle tanışıklığımız sadece sanal ortamda olsa da, Sayın Kader Özlem'in yazılarındaki kültür seviyesine ve kalem hakimiyetine hayranım.
Kader Özlem’in yukarıdaki sitemlerine tamamen katılıyorum.
Ancak KIRCAALİ HABER sitesine cephe almasına katılmıyorum ve provokatörlerin oyununa gelerek pes etmesine de…
Kendisi ile ilgili hakaret içeren yorumları okuma fırsatım olmadı, fakat bu sitede bazı yorumların seviyesi hepimizin malumu.
Bu çeşit hakaret içeren yorumların sahipleri, kendi açık kimlikleri ile yorum yazamayacak kadar cesaretten yoksun…
Ancak Cebel damadı olduğum için, Kader Özlem’e, “Cebelli” rumuzunu kullanarak hakaret edilmesi, beni üzdüğü gibi, bütün kendini bilen Cebellileri de üzmüştür herhalde…
Kader Özlem gibi kendisini yetiştirmiş kaç tane aydınımız var ki?...
Kader Özlem’in görüşleri eleştirebilir, fakat üç kelimenin ikisini yanlış yazan birileri tarafından hakaretlerle küfür edilmesi kabul edilemez…
“Cebelli” rumuzu ile hakaret veya küfür eden birisi, - şayet Cebelli ise - kime ve neye hizmet ettiğinin bilincinde değil!
Bence “Cebelli” rumuzunu kullananın veya kullananların, - bizden uzak – provokatör(ler) olma ihtimali daha yüksek.
Kendini yetiştirmiş parmakla sayılabilecek kendi insanımızı çileden çıkartmamak için, KIRCAALİ HABER sitesinde yorum yazmak isteyen herkesin açık kimliği ve e-mail adresleri kayda alınmalı…
Bu şekilde kimin kim olduğu belli olsun…

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kardjalinews.media@gmail.com   Webdesign: SWS