Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7473 Lv.
GBP GBP 2.1232 Lv.
TRL TRL 0.3187 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
18 Ağustos 2019
HABERLER » Kırcaali
NE TÜRKÇE RADYO, NE TV, NE DE FOLKLOR OLSUN!

NE TÜRKÇE RADYO, NE TV, NE DE FOLKLOR OLSUN!

26 Şubat 2010

Bulgaristan'da komünist rejim döneminde, Türklere karşı uygulanan asimilasyon politikası hakkında birçok detay, yeni yazılan bir kitapla ortaya çıktı.

Bulgaristan Devlet Arşivler Ajansı, ülkede 1989 yılında sona eren komünist rejim tarafından Türk ve Müslümanlara karşı yürütülen ve "Yeniden Doğuş" olarak adlandırılan asimilasyon kampanyasına ilişkin belgelerin yer aldığı iki ciltlik kitap yayımladı.

Ülkede büyük yankı uyandıran kitapla eski rejimin saklamaya çalıştığı bazı gerçekler ilk kez gün ışığına çıkarılırken, komünist diktatör Todor Jivkov'un "asimilasyon kampanyasına dair söylediklerinin belgelenmediği" yolundaki görüş de yalanlanmış oldu.

Doç. Evgeniya Kalinova ve Doç. İskra Baeva'nın araştırmaları sonucu ortaya çıkarılan toplam 900 belgeyi bir araya getiren kitapta yer alan, 1984 yılına ait bir politbüro toplantı tutanağına göre, asimilasyon kampanyasının mimarı olarak bilinen Jivkov yaptığı konuşmada, "Ne Türkçe radyo, ne televizyon ne de folklor olsun" ifadesini kullandı.

TÜRKLER BULGARLARLA EVLENSİN

Jivkov, asimilasyon kampanyasını ilk kez resmi olarak dile getirdiği bu konuşmasında, Bulgaristan Türklerinin Bulgar toplumuna kazandırılması için "Bulgarların Türklerle evlenmelerinin teşvik edilmesi" ve bu ailelere aylık 200 leva (o döneme göre yaklaşık 200 Dolar) para yardımı yapılmasını istedi.
Toplantı tutanağına göre, dönemin Başbakanı Grişa Filipov da Jivkov'a, "Bu çalışmaların yoğunlaştırılması gereğine katılıyorum. Bu işi ciddiye almazsak sonradan yıllarca konuşup dururuz. Karma evlilikler meselesini büyük, ulusal bir dava olarak görmemiz gerekiyor" yanıtını verdi.

Kitaptaki belgelere göre, Jivkov bu toplantının ardından en yakın çalışma arkadaşlarıyla bir araya gelerek, Türklerinin isimlerinin kısa sürede değiştirilmesi için gerekli kararı aldı. Karar sonucu 800 bine yakın Türkün ismi zorla Bulgar isimleri ile değiştirildi.

BULGARİSTAN'DAKİ TÜRKLERİN GÖNDEREMEDİĞİ MEKTUPLAR

Kitapta, Bulgaristan'daki Türklerin Türkiye'deki akraba ve dostlarına göndermek istedikleri ancak dönemin İçişleri Bakanlığının takibi sonucu "yakalanan" bazı mektuplar da yer alıyor. O dönemde yaşananları en iyi şekilde anlatan bu mektuplardan biri, Stombolovo köyünden Nadviye Hasanova'ya ait.

Hasanova, Türkiye'deki bir akrabasına göndermek istediği mektubunda şunları yazıyor:
"Buradaki hayatımız son derece zor. Tüm Türkler korku içinde yaşıyor. Tehdit altındayız. Köy halkının büyük bir bölümü kışın en soğuk günlerinde ormanlarda saklanıp yaşıyor.

İşte bugün, 18 Aralık 1984'te bize geliyorlar. Yarın köyü basacaklar. Yasa tanımadan 500 yıllık boyundurluklarının hesabını bize çıkartacaklar. Ben kaçmamaya karar verdim. Kahramanca evimde kalacağım. Gerekirse ölerek Türklüğümü onlara gösteririm. Sizlerden büyük bir ricam var; bu mektubumu bir an önce Kenan Evren'e götürün. Damarlarında Türk kanı akıyorsa onlar da benim dedelerimin yaptığı gibi, buradaki zulümlere ve isim değiştirilmesine son verilmesi için ne gerekiyorsa yapsınlar..."

Belgelere göre, dönemin İçişleri Bakanı Dimitar Stoyanov da bakanlığa bağlı güvenlik birimlerine gönderdiği talimatta, "Can kaybı olmamasına dikkat edin. Belene'de yeteri kadar yer var. Liderlerinin, kışkırtıcıların ve düzeni bozanların haberi olsun" ifadesini kullandı.

KAPİTALİST TÜRKİYE'NİN ETKİSİ ALTINDA KALANLAR VAR

Kitaptaki belgelere göre, bugün hala hayatta olan ve Grişa Filipov'dan sonra Başbakanlık yapan Georgi Atanasov ise Komünist Parti'nin 13-14 Şubat 1985 tarihindeki Merkez Kurul toplantısında asimilasyon kampanyasının ilk sonuçları ile igili şu değerlendirmeyi yaptı:

"Soydaşlarımızın Bulgar isimlerini iade etmemiz yargıların kırılmasında büyük değer taşıyor. Sosyalist devletimizin vatandaşı olarak bu kişiler kendi vatanında artık sosyalizmin zaferi için mücadele veriyorlar. Ancak bazı vatandaşlarımız kapitalist Türkiye'nin burjuvazi propagandasının etkisinde kaldı. Ama unutulmasın ki, Bulgaristan Halk Cumhuriyeti Balkanlarda sosyalizmin en sadık nöbetçisidir."

Bulgaristan'da komünizm döneminde Türk ve Müslümanlara karşı girişilen asimilasyon kampanyasında yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, cezaevlerine atılmış, 1989 yılında 350 bin kişi Türkiye'ye göçe zorlanmıştı.

Ülkedeki rejim değişikliğinden sonra asimilasyon kampanyasının sorumluları hakkında dava açılmış ancak söz konusu dava dosyası "zaman aşımı" gerekçesiyle rafa kaldırılmıştı. Davanın sanıklarından sadece Georgi Atanasov hayatta bulunuyor. Devletten emekli maaşı alan Atanasov, Sofya'da yaşıyor.

Kaynak: aa

Ziyaretci sayısı: 3137


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


lucia 3167@hotmail.com 2010-02-26 20:06:13
NERDEN ALABILIRIZ KITABI,ISMI NE....YURTDISINDA
EDİTÖR'e 2010-02-28 16:09:27
Kırcaalihaber twitter'da kendisine yer alsın.
ömer aga 2010-02-28 19:54:20
insanın içi burkuluyo cidden çok kötüşeyler yaşadık çok ve bunları yapanlar şu anda hala cezasını görmedi...yazık çok yazık...heeeeey heey neler çektik be neler türk olmak da kolay değil valla.. ama alnımızın akıyla her zaman olduğu gibi gene yıkılmadık ayaktayız işte.. atalarımız rahat uyusun..
haskovo 2010-03-01 13:09:51
daha neler çıkacak arşıvde çünkü bızım kendi türkümüz isim dagiştirırken daha fazla rol aldılar özelıkle muhtarlar ve onun yandaşları bakalım onlarada 200 leva verılmedımı o zaman çünkü baş rolerde çok oynadılar birde türküs deye ilk sırada ruşvetlen türkiyeye geldıler şimdide paşa paşa dolaşıyorlar buralarda utanmazlar
Kara Ibrahim Aga 2010-03-01 15:13:38
Böyle bir Habere 321 kishiden yalniz 3 yorum!!!
Sonra biz neden böyleyiz...
Ben de yazmicam..
emir 2010-03-03 17:21:37
Yaz KIA,yaz...sen yazmazsan onlar yazmazsa nasil cikar karanliklar aydinliga...
Stj.Av.Orhan Alioğlu 2010-03-19 17:31:46
ibrahim aga ne yazılabilirki?Geçmişi bazen geçmişte bırakmak iyidir.Yapılabilecek bence en güzel şey yeni nesile düşmanlık tohumları ekmeden geçmişte olanları objektif bir yorumla anlatmak uyanık olmalarını sağlamak.Böyle üzüntü verici olayların birdaha yaşanmaması için düşmanlık ile beslenmek yerine bilgi ile donanımlı hale gelmek.Birdaha sakat beyinlerin yarattığı projeleri üzerimizde denetmemek için herkes uyanık olmak tarihi hatırlamak zorunda.Ancak tarihte yapılan kötü olaylarıda tüm Bulgar halkı bize düşmanmış gibi gösterilmesindende ben şahsım adıma rahatsızım.Siyasal rejim olarak Kominist sistemin olduğu bir ülkede halkın nekadar söz hakkı olabilirki?O dönemin zorlu şartlarına rağmen Türklere yardım eden Bulgar kişileride bizzat ben tanıyorum.Unutulmamalıdır ki hükümetler gelip geçicidir Baki olan Devlettir.Ben o dönemki olayları dönemin siyasal rejimindeki hükümete dolayısıyla büyük abileri olan Rusyaya mağlediyorum.

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kardjalinews.media@gmail.com   Webdesign: SWS