Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7439 Lv.
GBP GBP 2.1822 Lv.
TRL TRL 0.3041 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
18 Temmuz 2019
HABERLER » Kırcaali
EHLİMAN ÇOBAN: “ÖLÜ DOĞAN BEBEĞE NASIL BABALIK YAPILIR Kİ…”

EHLİMAN ÇOBAN: “ÖLÜ DOĞAN BEBEĞE NASIL BABALIK YAPILIR Kİ…”

30 Ağustos 2010

Son dönemde tiyatro reformu etrafında çok sözler söylendi, fırtınalar esti, ancak bakan yapacağını yaptı. Sözün kısası, kentimizdeki ve Razgrad’taki Türk tiyatrolarının özerkliği yok oldu. Başka tiyatroların sahnesi adı altında Bulgarlaştırıldılar! 2003 yılında ikinci kez yeniden Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan “Kadriye Latifova Devlet Dram ve Müzik Tiyatrosu” ikinci kez yeniden kapatıldı ya da diğer adıyla “başka bir tiyatroya evlatlık verildi”! Tiyatronun bugüne gelmesinde baştan beri görev alan, eski müdür yardımcısı Ehliman Çoban, hakkında yapılan söylentileri ve farklı düşüncelere son vermek için gazetemizin sorularını yanıtladı.

Ehliman Bey, herkesin merak ettiği bir konu var, o da bu yeni oluşumda görev alıp almayacağınızla ilgilidir. Bir gelişme var mı?

Son dönemde bu konu hakkında epey dedikodu yapıldı. Tiyatroyu kapatma kararı ya da bilimsel adıyla kentimizdeki diğer tiyatro ile“birleştirme” kararı çıktığı gün söylediğimi tekrar vurgu yaparak bir daha söylüyorum. Ben böyle bir oluşumda görev almayacağım! Bunu bütün kamunun bilmesini istiyorum. Halkımın çıkarı, şahsi çıkarımdan daha önemlidir!

Peki, görevde kalmanız için yeni oluşumun müdüründen size bir teklif geldi mi?

Evet, böyle bir teklif bana geldi. Bildiğiniz gibi yapılan tiyatro reformu sonucunda, kentimizde kültürel faaliyet gösteren iki devlet tiyatrosu birleşti. Yani, Türk Tiyatrosu olarak anılan “Kadriye Latifova Devlet Dram ve Müzik Tiyatrosu” ve “Dimitır Dimov Dram ve Kukla Tiyatrosu” birleştirildi ve belki de dünya üzerinde eşi benzeri olmayan bir yapı ortaya çıktı. “Kadriye Latifova Sahneli - Dimitır Dimov Dram ve Kukla Tiyatrosu”! İşte bu garip oluşumun, Kadriye Latifova Sahnesinin başına geçmem için teklif aldım. Böyle bir oluşumda bulunmak istemiyorum, orada kalamam, görev de almayacağım! Ölü doğan bebeğe nasıl babalık yapılır ki…

Görevi kabul etmemenizin bir nedeni var mı?

Var! Başlıca neden olarak, kendi görüş açımın, inancımın ve kişiliğimin bunu kabul etmemesidir. İkincisi, Bakan Raşidov’un sözde tiyatro reformunu kabul etmem mümkün değil. Üçüncü ve en önemlisi de halkımızdan gelen tepkiler olmuştur. Bildiğiniz gibi benim siyasi görevim de vardır. Hem belediye meclis üyesi hem de Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH)Belediye Teşkilatının Başkan yardımcısıyım. Bu iki görev çerçevesinde bölge halkımızın birçoğuyla bağlantıdayım. Kaldı ki 23 bin Kırcaalilinin oyuyla yerel meclise seçildim. Yapmış olduğum ikili görüşmeler doğrultusunda, bu kişilerin %99’u, neredeyse tamamı, tiyatronun bu şekilde yok edildiğini ve benim bu oluşumda görev almamın doğru olmayacağını dile getirdiler. Bizin halkın partisiyiz, gücümüz buradan geliyor. Bunun siyasi bir karar olmadığını belirtmek istiyorum. Belki biraz duygusal bir karar oldu, ama bize bu yakışır.

Bakan Raşidov’a göre her şey güllük gülistanlık. Hatta çok yakında reform meyvelerini vermeye başlayacağını söylüyor.

Hangi reformdan bahsediyoruz. Ülke genelinde 45 tiyatro vardı ve reform sadece bunlardan dördüne yapıldı. İkisi Türk Tiyatroları, biri Smolyan’da yine bizim kardeşlerimize hizmet eden ve diğeri de Sofya’daki bir tiyatro. Bu mu reform anlayışımız? Anayasamıza göre eşit haklara sahibiz, ama gerçek hayatta durum farklı. Totaliter dönemde bizler bunu yaşadık. O zaman da tiyatromuz birleştirildi ve iki yılda yok oldu. Demek, totaliter dönem ile demokrasi birbirine benziyorlarmış!

Raşidov, maliye bakanı görevine soyundu, reform dedi ve Kültürel Azınlık hakkımıza kılıf uydurarak elimizden aldı. Yahu bu Türk Tiyatroları son yedi yıldır uyudular mı?

Tiyatronun ilk kurulduğu günden beri varım. Bizler her yıl büyüyerek, amatör olarak başladığımız bu görevde başarılı olduk. Evet, amatör ruhumuzu koruduk, ama profesyonel açıdan çok geliştik. Geliştikçe de festivallere davet edildik, yurt dışına çıktık. Her gittiğimiz yerde, devletimizi, bayrağımızı ve kültürümüzü gururla temsil ettik. Bulgaristan genelinde birçok yerde sahneye çıktık. Drama da sergiledik, sokak tiyatrosu da yaptık, yetmedi çocuk oyunları da yaptık hatta kukla oyunları bile geliştirdik. Üç ülkenin katılımıyla uluslararası oyun sergiledik. Son yedi yılda yaptıklarımız saymakla bitmez. 5 kişiyle başladık ve 68 kişiye ulaştık! Dile kolay, gelsin bakanımız görsün Türkçe profesyonel tiyatro eğitimi almayan kişiler nasıl Türkçe metini öğreniyor ve sahneye kalbini koyuyor. Ve bu aynı kişiler nasıl da zamanla büyüdüler, geliştiler! Ben bakanın bu reformunu kabul etmiyorum. Azınlıkların kendi kültürünü yaşatacak özgür kurumlara sahip olmalıdır. Kaldı ki bizim Rumeli kültürümüz Bulgaristan kültürünün bir parçasıdır. Matematiksel rakamlar arkasına saklanarak, 45 tiyatroya da aynı uygulamayı yapmayıp, sadece dördüne yapılırsa. Bunda art niyet aramak en doğal hakkımızdır. 1 milyondan fazla Türk vergi ödüyor. Hani haklarımız, hani eşitlik?

Yurtdışı dediniz, sayı sizler yurtdışına hani sıfatla gidiyordunuz?

Türk azınlığına hizmet veren Bulgaristan tiyatrosu olarak çıkıyorduk. Bakın biz devlet tiyatrosuyduk, her yerde en iyi şekilde vatanımızı, memleketimizi, bayrağımızı temsil ettik. Gittiğimiz her yerde beyaz yeşil kırmızı renkli bayrak, ev sahibi ülke bayrağının yanında yerini almıştır. Başarılı temsiller, alkışla dolu salonlar. Bizler sadece Bulgaristan Türklerine hizmet vermedik, dünyanın birçok yerine dağılmış yaklaşık 3 milyon Bulgaristan Türküne hizmet ettik… Türkiye’deki göçmenlere de ulaştık, köprüler kurduk…

Sizce devlette kültür politikası olmalı mı?

Kesinlikle olmalı. Hiçbir önceki hükümet bu hükümet kadar kapitalist bir hükümet olmamıştır. Tiyatro sadece para kazanma yeri değildir. Kültürün yaşadığı, geliştiği bir mekandır. Bakan örnekler veriyor, ama hiçbir zaman ne Kırcaali ne Razgrad ne de Smolyan bölgelerinde yaşayan Türklerin ekonomik durumunu ve yaşam şeklini göz önde bulundurmuyor. Bu çok acı bir olay. Oysa bakan bizden biri olarak bunu iyi bilmesi gerekiyordur. Demek ki başkent buradan çok uzak kalmış. Avrupa Birliğine üye bir ülkede azınlıklara karşı böyle bir siyasetin güdülmesi kuşku ve kaygı vericidir. Devletin kültür politikası da kazançtan ibaret olmuştur. Varlığımızla ilgili bikri örnek vereyim, Başmüftülük sorunu bu hükümet döneminde yeniden türedi. Türkçe ya da Anadili Müfettişleri yok oldu yerine Yabancı Dil Müfettişi geldi. Kültürümüzün durumu, malum. Türkçe haberler konusunda neredeyse halk oylamasına gidilecekti. Eğer bunların hepsinin tesadüf olduğuna inanıyorsanız, o zaman yapacak bir şey yok! Artık neredeyse Türk, Türkçe, Türk Kültürü sadece kelimeden ibaret kalacak.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Hangi ad altında olursa olsun, Türk Tiyatrolarının kapatılması çok yanlış bir karardır. Devletimiz çok yakın zamanda bunun ne kadar yanlış bir karar olduğunu anlayacaktır. AB’ne üye bir ülkede böyle bir durum olamaz. En acı durum da Rumeli Kültürü ve Musikisi açısında bizlere, ülkemize mal olmuş bir değerin, Kadriye Latifova’nın oğlunun yaptığı Türk Kültürü kıyımıdır. Ne yaparsa yapsın, hangi ödülleri kazanırsa kazansın, Vejdi Raşidov adındaki kültür bakanımız hiçbir zaman rahmetli annesinin gölgesinden çıkamayacaktır. Bu hükümete ve bu bakana rağmen, koşullar ne olursa olsun Bulgaristan Türklerinin kültürel, dilsel, dinsel varlığı, geleneği ve göreneğini var olup, gelişmeye devam edecektir.

İsmail KÖSEÖMER

Kaynak: İsmail KÖSEÖMER

Ziyaretci sayısı: 2968


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


Mehmet Serbest 2010-08-30 08:33:04
Öncelikle ''Kadriye Latifova''teatrosunun hangi sebeple olursa olsun kapatılması doğru değildi bu konuda Raşid ustayı kınıyoruz Bu teatronun çalışanlarına gelince gerçekten çok başarılı bir ekibi vardı ,
başlarında kafası içkiden kalkmayan bir müdürlerine rağmen.Bu teatronun bir Gösterisine katılmam nasip oldu yıl 2008 idi yer ise Edirne
gerçekten harikaydı çok başarılı buldum ve çok mutlu olmuştum Bulgaristan Türklerininden oluşan bir teatro grubunun bu kadar başarılı olması.... ancak böyle bir teatro yaşanabilirdi sözlerle anlatılması çok zor.
Ehliman bey in de böyle bir görevi red etmesi doğaldır
bir güneş ışığıklarını ağaca kadar getirir ağaç ise bu ışınları durdurur ve dibinde gölge oluşturur,gölge den tekrar bu ışıkların yansıması imkansızdır
Yapılabilecek bir şey varsa o da özel bir teatro kurulmasıdır ama buna da ne kadar izin verirler bu analyışla.Her geçen gün çelik kapılarla kapatılan bu kültür evlerimizin kapılarının tek anahtarı siyasettir.bunun başka yolu yook.
Mehmet Serbest 2010-08-30 08:45:02
Bu teatro grubunla sahne almak bana da nasip oldu 2007 yıllarında yer Kirkovo belediyesi. Bulgaristan Türklerinin örf ve adetlerinden bir kına gecesi canlandırdık bende kendimi aralarında bir teatro sanatçısı gibi hissettim ve çok güzel duygulardı bunlar.
O zamanlar Ehliman beyin Sabiha hanımın ve tüm ekibin özverili çalışmalarını yakından izlemek bana nasip oldu ve her biri gerçekten çok başarılıydı
inşallah bu sokakalarda gölgede kalmayacak yeniden bir güneş doğar
saygılar.
fes 2010-08-30 20:37:58
Koşukavaklı, analizin mantıki temele oturmuyor. O dediğin doğru olsaydı işin içinde GERB partisinin olmaması lazımdı. Oysa işin kotarıcıları GERB'çiler ve ATAK'cılardır. Borisov ve ekibi Yunanistandaki durumu bire bir kopyalamaktadırlar.

DPS iktidardan uzaklaştığında şunu demiştim:DPS yönetimi istemese de türkçü politikalara sarılmak zorunda kalacaktır. Çünkü bulgar milliyetçileri türklerin milliyetçisini bir tarafa, işbirlikçisini veya "ajan" olanını da istemiyor. Ya yok olacaksınız yada çatışacaksınız, ortası yok.
emir 2010-08-30 21:14:01
Kosukavakli kardesim-keske milyonlari olsaydi muftulugumuzun,hatta keske milyarlari olsaydi-ama yok!
Muftulugun aylik geliri 140 bin leva civarindadir.
Bu paradan 1000 civarinda cami ve mescitin elektrik-su faturalari odeniyor ve bin civarinda imam,muftu vaize maas odeniyor. elektrik-su odenmese,bu para sadece maas icin kullanilsa-kisi basina 140 leva dusuyor benim yaptigim hesapla,ama matematigim cok kotu bir de sen hesapla...

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kardjalinews.media@gmail.com   Webdesign: SWS