Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7473 Lv.
GBP GBP 2.1232 Lv.
TRL TRL 0.3187 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
20 Ağustos 2019
HABERLER » Kırcaali
Türk ve Bulgar gümrükçüler buluştu

Türk ve Bulgar gümrükçüler buluştu

11 Ocak 2011

Türkiye ile Bulgaristan'ın üst düzey gümrük yetkilileri, iki ülke arasında gümrük işlemlerinde yaşanan sorunların tespiti ve çözüm yollarının ortaya konması amacıyla Edirne'de bir araya geldi.

Kapıkule Gümrük Sınır Kapısı'ndaki toplantı salonunda yapılan toplantıda, Türk heyetine Gümrük Müsteşarı Ziya Altunyaldız, Bulgaristan heyetine ise Bulgaristan Gümrükler Genel Müdürü Vanyo Tanov başkanlık etti.

Müsteşar Altunyaldız, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinin tarihi kökenleri itibariyle pozitif bir seyir izlediğini, bunun da ticaret hacmine yansıdığını belirtti.

Çok iyi bir dostluk, kardeşlik ve komşuluk ilişkisi çerçevesinde iki ülke gümrük idaresindeki sorunları da karşılıklı ticaretin gelişmesine paralel bir şekilde çözme yolunda azim ve gayretle çalıştıklarını ifade eden Altunyaldız, ''mevcut kapılarımızla ilgili sorunlarımızı hem de ileriye dönük ticaretimizin geliştirilmesine fırsat verecek projeleri görüşmek üzere toplanmış bulunuyoruz. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 3 milyar doları aşan bir tutarda seyrediyor ve bu mütemadiyen artış eğilimindedir'' diye konuştu.

Bulgaristan'ın, Türkiye'yi AB'ye bağlayan kapı niteliğinde olduğunu vurgulayan Altunyaldız, şunları kaydetti:

''Bu açıdan baktığımızda Bulgaristan ile işbirliği gümrük işbirliği değil, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği arasında olan ilişkilerin dizayn, tasarımı ve görüşülmesidir. Ticaret noktalarımız olan kara sınır kapılarımız Kapıkule, Hamzabeyli ve Dereköy'ün etkin işleyişi esasen Türkiye'nin AB ilişkilerinin de bir anlamda etkin işleyişine doğrudan paralellik göstermektedir. Bu çerçevede yapıcı, koordinasyona dayalı, ortak işbirliğine dayalı çözümcü anlayışları nedeniyle Vanyo Tanov'a ve ekibine teşekkür ediyorum.

Burada AB tarafından başlatılan Özet Beyan Uygulamaları, TIR'lardaki Refakat Uygulamaları, özellikle Kapıkule ve Kaptan Andreova Sınır Kapıları'ndaki yolun Bulgaristan tarafında kalan kısmının bozuk olan bölümlerinin yenilenmesi yönündeki taleplerimiz, şu anda günlük 800 civarında olan TIR giriş kapasitesinin en kısa zamanda binin üzerine çıkarılması, yolcu ve araç geçişlerinde yaşanan sorunların ortadan kaldırılması, AB uygulamaları çerçevesinde analize tabi tutulan yaş sebze ve meyve ticaretindeki sorunlar ve laboratuar sıkıntılarının giderilmesi, Kapıkule ve Hamzabeyli Sınır Kapısı TIR geçiş ve yolcu geçiş kapasitelerinin artırılmasının yanında özellikle Dereköy Hudut Kapısı'nın TIR geçişine açılması istiyoruz.''

-KAPTAN ANDREOVA SINIR KAPISININ ONARIMI BU YIL BAŞLAYACAK-

Bulgaristan Gümrükler Genel Müdürü Vanyo Tanov da, benzer şekildeki 3. toplantıyı gerçekleştirdiklerine işaret ederek, iki ülkenin temsilcilerinin birbirlerini çok iyi tanıdığını söyledi.

İki ülke gümrük idaresi arasında çok samimi, candan ve dostluk ilişkilerinin olduğunu vurgulayan Tanov, şunları söyledi:

''Bulgaristan, 2007 yılından beri AB üyesi. AB konusunda tecrübemiz olduğu için Türkiye Cumhuriyeti Devletine yardımcı olmaya hazırız. Biz, Türkiye için kavşak noktasında duruyoruz. Bu kavşağın Türkiye için AB'ye giden yol olduğunu biliyoruz. Altyapı bakımından, yeni Bulgar hükümetinin birçok projesi var. Bulgaristan ile Türkiye'yi bağlayan yollar konusunda 2012 yılına kadar bütün altyapı projelerinin yerine getirilmesi gerekiyor. Bu yılın ortalarında Kaptan Andreovo Sınır Kapısının onarımı da başlayacak. Eğer bunları daha iyi bir şekilde yaparsak, bu sınır kapılarından yolcu ve araç akımı da daha kolaylaşacak.''




Kaynak: AA

Ziyaretci sayısı: 3680


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


Fes ve Osman'a 2011-01-12 00:48:13
FES,YİNE KURNAZ TİLKİ KÜRKÜNÜ GİYMİŞ,BİR TAŞLA İKİ KUŞ VURMA PEŞİNDE.Okuyun Fesin yazdıklarını,ne diyor;-,,Bizim sürüye sonradan katılanlar çok. Ayak lapurtusuna pabuç bırakanlar da çok, Eleştirme, yanlış ya da eksiklere işaret etme, yön gösterme, ilke ve kurallara uyulmasında ısrarlı olma hak ve yetkisi herkese verilmemiştir, verilemez ve verilmemelidir. O zaman düzen bozulur''.
-----------------------------------------------------
Gıymetli gardaşım Fes,üzerine toz kondurmadığın DPS-HÖH,her seçimde oylarının 250 binini, müslüman türk çingenesi vatandaşlardan alıyor.Haberin olsun.Sen İstanbul boğazda oturup,bizim için ahkâm kesemesin.Tahsilin ve paran var diye, bg.de yaşayan gariban,türk ve çingenelerle alay edemesin.Senin böyle bir hakkın yok.Sen kurnaz olduğun kadar,kötü niyetli bi insansın.Senin mantığına göre,AVRUPAYA GİDEN BÜTÜN KADINLAR,(türk.çingene)YOLDAN ÇIKMIŞ,AHLÂKSIZ VE NAMUSUZLAR.Kulundan korkmasan,ALLAHTAN kork Fes.Unutma bu dünyanın altı da var.Ben, nalbant Aliş usta olarak ve DPS'ye oy veren 250.000 çingene diyoruz ki,bizim oylarımızla,onbeş bulgar millet vekili seçtirmesin Amet Doğan efendi.Bunların yerine Türk koysa,2-3'te çingene,daha iyi olmaz'mı Fes efendi?Bizim hakkımızda aptalca konuşmayı bırak.BİZ ETLE TIRNAK GİBİYİZ,Senin aklın,bizi ayırmaya yetmez.Biz,Hindistandan-Viyenaya kadar beraber yörüdük.Bizde Allah kuluyuz,bizde insanız.Unutma,genel başkan Doğan'ın yarısı bizden Fes.
fes 2011-01-12 01:03:29
Öyle bir şey yazdığımı hiç hatırlamıyorum aga, nereden çıkarvarısın? Ayrıca senin cigene olduğunu da hiç sanmıyorum. Bırak bu işleri, Boyana saraylarının su işleri.
şevked 2011-01-12 08:38:55
Rüşvet her ikisininde ortak zaafıdır.
fes 2011-01-12 08:55:57
Rüşet işinde bulgarlar türlerin eline su dökemez.

Bir buglar rüşvet alırken bunu zengin olmak ve daha iyi yaşamak için alır, bir türke ise sadece zengin olmak yetmez, güçlü olmak da ister. Onun için daha gözü kara, daha pervasızca alır rüşveti.

Bulgaristan'da eğer bir gün zenginlik artarsa rüşvet de azalır. Ama Türkiye'de hiç bir zaman bitmez, çünkü her türkün gönlünde hakan olmak vardır.
berk 2011-01-12 17:26:36
Her haber yorumunda Nalbant Aliş Usta fırtınası esiyor tutturmuş Viyana'ya beraber gittik masallarını, buarada Hindistan'da kovulma yok kaçma var istersen detaylı anlatırız usta......
TARAFSIZ 2011-01-12 20:16:38
Berk,en iyisi sen bize bulgarlar'ın Hindistan'dan nasıl kovulduklarını anlat.Köklerinin nerden geldiğini araştıran ''ARİANA'' projesindeki bulgar bilim adamları İran'ın güneyinden Pakistan'ı da aşarak Hindistana girmişler.
Hindistan'da İran'a kıyasla benzerlikler çarpıcı bir biçimde katlamaya başlamış,bulgar araştırmacıları evinde misafir eden bitli kel bir GURU sima olarak tıpa tıp Jivkov'a benzetmiş ekip,guru boyadan biraz kaybetmiş ama olsun o kadar.Hindu GURU'nun tükürdüğü balgamı çaktırmadan toplayan ekip DNA testi için Sofya'ya göndermiş..

Akrabalık derecelerinin sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyoruz......
berk 2011-01-13 10:33:01
Ariana Projesi Hakkında;

Konun özü şu Proto-Bulgarların kökeni konusunda iki esas teori var

1. Proto-Bulgarların İranik bir halk olduğu günümüz Pamirlerinden göçlerle Urallara ve ordan Balkanlara geldiği dayanak noktaları Bulgarca'da var olan bazı seslerin günümüz Pamirlerindeki dillerde (esas olarak Tacikçe) benzerlik bulunması ve Proto-Bulgar dilindeki İranik dil kökenli(Farsça, Tacikçe, Darice, Peştunca) bulunması. Bu iddianın gerçek olduğu ortaya çıkarsa Proto-Bulgarların Günümüz İranlı halkları gibi İranik kökenli bir halk olduğu ortaya çıkacak ama bu olasılık ikinci teoriye göre çok zayıf konumdadır.

2. Proto-Bulgarların Türki bir halk olduğu günümüz Volga nehri civarından göçlerle Balkanlara geldiğidir. Bu teorinin dayanak noktaları çok daha kuvvetli ve bilimsel esaslıdır. Proto-Bulgar dilinin Türk kökenli bolca sözcük içermesi bir yana kesinkes Türki bir dil gramerine sahip olmasıdır. Proto-Bulgarca yazıtlardan elde edilen sonuçlar bu dilin Türki bir dil olduğu Proto-Türkçenin Onogur kolunda bir dil olduğunu gösteriyor. Bu kol Proto-Bulgarca ve günümüz Çuvaşçasından oluşmakta, Proto-Bulgarca ölü bir dil olduğu için günümüzde bu kolun tek temsilcisi Çuvaşçadır. Proto-Bulgarların 12 hayvanlı takvimleri hayvan isimleri bakımından Türki halklarla paralellik içerir. Ayrıca dünyayı yaratan kutsal varlığa verdikleri sim Tangradır Türklerdeki Tengri, yönetici hükümdar kadrolardaki şahıslara verilen sıfat Han'dır Türklerdeki gibi ve Proto-Bulgar hükümdarlarının ismi sugötürmez şekilde Türki isimlerdir. Asparuh, Kubrat, Omurtag ...Ne Slavik ne de İranidir.

Proto-Bulgar araştırmacılarının ezici ağırlıkla desteklediği ikinci teoridir.

İki teorininde Bulgarların Çingenelerle bağları olduğu konusuyla ilgisi yoktur. Günümüzdeki Çingenler Ne Kuzey Hindistan ne de Orta Hindistan kökenli olmayıp, Arilerin kuzeye yerleşmesiyle güneye çekilen ve Ari göçüyle ortaya çıkan Hinduizmle kendilerine kast sistemninin en alt tabakasında rol biçilen Dravid kökenli paryalardır. Yapılan genetik araştırmalarda da Bulgarla Çingeneler arasında herhangi bir genetik bağ ortaya koymamıştır.

(Akrabalık derecelerinin sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyoruz)

Tabiki senin dediğin doğru çıkmayacak bu araştırma projesi verdiğim 1. teoriyle ilgili Bulgarların Pamir kökenli İranik bir halk olup olmadığını araştıran bir proje Çingene olup olmadıklarını değil.

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kardjalinews.media@gmail.com   Webdesign: SWS