Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7473 Lv.
GBP GBP 2.1232 Lv.
TRL TRL 0.3187 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
20 Ağustos 2019
HABERLER » Kırcaali
Lütfi Mestan: “Tütüncüleri sokağa açlık döküyor”

Lütfi Mestan: “Tütüncüleri sokağa açlık döküyor”

20 Ocak 2011

Başbakan Boyko Borisov’un istediği güvenoyu müzakeresinde Hak ve Özgürlükler Hareketi /HÖH/ Parlamento Grubu Başkan Yardımcısı Lütfi Mestan , “Şu anda olası diğer yönetim formatı belirlenmiş değildir. Sizler, bunu çok iyi biliyorsunuz ve başarılı bir şekilde bu açığı kullanıyorsunuz. Fakat bu sonsuz devam edemez. Siyasette boşluklar uzun sure gitmiyor. GERB Hükümeti’nin parlamento desteğine sahip olup olmaması sorusu bugün olumlu cevap alacak. Fakat bu destek partinin aynı politikayı sürdürmesi için verilmiyor” dedi. Sayın Mestan “Tütüncüleri sokağa döken muhalefetin provokasyonları değil, açlıktır” diye belirtti.
Mestan’ın ifadesine göre, güvenoyu ilk bakışta cesur, hatta neredeyse asil bir davranış gibi görünüyor. Fakat nedenlerin daha dikkatli okunuşunda, kimin, ne zaman, neden ve kimden oy istemesi, taktik açıdan iyi hesaplanmış, hatta belki kurnaz ve akıllıca, ama hiç de cesur bir hareket değil. Lütfi Mestan, “Bugünkü durumun 1992 yılındaki durumla hiçbir alakası yok ve Boyko Borisov’un hükümeti güvenoyundan ötürü düşürülmeyecek. Güvenoyunun gerçek amaçlarının izahı ne zaman isteniliyor, neden ve kimden isteniliyor sorularının cevabındadır. Güvenoyları muhalefetin aracıdır. Şimdi ise güvenoyu Başbakan tarafından isteniliyor. Bunda kötü bir şey yok. Fakat önde gelen anayasa uzmanlarından bu prosedürün gelecek altı ay içerisinde güvensizlik oyu istenmesi imkanını ortadan kaldırdığını duyuyorum. Eğer bu doğruysa, altı ay sonra bir güvenoyu daha isteyerek bu girişimi tekrar altı ay daha engellerseniz, ne olacak? Umarım, sorumlu davranarak bu anayasa imkanına, ancak son derece zorunlu hallerde baş vuracaksınız” dedi.
HÖH milletvekili, “Güvenoyu ne zaman isteniliyor? Skandallar sonrası iktidarın manevi kriz karşısında kalmasında. Artık farkına vardınız ki, riskin önlenmesi gerekliliği var. Çünkü manevi kriz hissi Bulgaristan vatandaşlarının güven krizine dönüşerek, siyasi, parlamenter ve yönetim krizine kadar tırmanabilir. Son günlerde gelişen olaylar Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanma nedenlerini tam olarak ortadan kaldırıyor” diye uyardı. Mestan’a göre, çiftçilerle ilgili problem son derece hassas. Onları sokağa döken, hiç de muhalefetin provokasyonları değil. Bu açlıktan doğan bir tepkidir. Lütfi Mestan devamla, “Sizler, bu insanların oyu olmadan da olabilirsiniz, ama Bulgaristan onlarsız olamayacak. Sözlerim, eğer tütün üretici oğlu olmasaydım, biraz popülist olacaktı. Ciddi düzeltilmiş davranış Bulgaristan vatandaşlarının güveninin hızla düşmesini geciktirebilir. Bugünkü güvenoyunun kimden istenilmesi çok daha enteresan bir sorudur. Bu soruyu, daha dürüst olan kimden istenilmemesi bilinciyle soruyorum”, diye hükümeti uyarmaya devam etti.


Kaynak: Kırcaali Haber

Ziyaretci sayısı: 3746


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


menekşe 2011-01-20 20:24:12
Parti iş yeri açmaz sevgili kardeşim, ama yatırım özellikle yabancı yatırımlar için ortam yaratır.
Yatırmcılara şart koşarlar, mesela 200 kişilik çalıştıracaksınız, çevreye bakım yapacaksınız, bir kreş yaptıracaksınız v.s.

Tütünün yerine, 10 yıl geçti alternatif ürün veya başka geçim kaynağı bulacaklardı.
Ciddi Türk işadamlarında rüşvet alacaklarına, vatandaşı için isteklerde bulunacaktı.
menekşe 2011-01-20 20:38:54
N e olur, gitme, bırakma bizi... yaz... kardeşim benim
H.E. 2011-01-21 13:28:21
L.Mestan'in demeçlerinde ve Meclis konuşmalarında anlaşılmayan kavramlar ve ters tümceler kullanmasına ve A.Doğan'ın dilindeki peltekliği aşmak için ders alıp denemeler yaparak bu eksikliğini gidermeye gayret göstermemesine gelince

Bu konu üzerinde düşünenlerin fikri şu noktada birleşmektedir:

1. Sultanlar Türk halkına anlaşılır bir dille hitap etmemiştir. Fermanlarını hep Farsça yazdırmıştır. "Havada bulut" imajı yaratamışlardır.

2. Bizim hayatımızda da ana dilimizde olmadığından anlaşılamadığı için herkestçe kolayca kavranamayan ve özümsenemeyen pek çok şey var. Bunlar arasında Kuran dilinin arapça olması, kuranın Arapça inmesi, Osmanlı Arapça yazımı kabul ederken, ses uyumu, uslüp ve seslilerde ahengi ve Farsça telaffuzu benimsemesi, Arapça yerine Farsça makamlara gönül verilmiş olması dikkat çekicidir.

3. Bu arada halkımız lehçelerini, yerel kültürünü yaşatmış, halk ağazları arasında birleştirici uyum kurma çabaları ancak Cumhuriyet döneminde yoğunluk kazanmıştır. Bu gerçek, bizim için de geçerlidir. Köyde lehçe, Saray'da Farsça, Camide Arapça ve mahkemede karışık bir dil geliştirmiş olmamız Bulgaristan'da yaşayan Türkler üzerinde incelemeleri meslek edinmiş olan Bulgarların da dikkat merkezinde bulunur. Türklere ve Türkler konusunda ne kadar daha anlaşılması zor kavramlarla, bir defada kavranması zor bir dille konuşulursa o kadar "yararlıdır", kanısı pratikte ağırlık kazanmıştır.

Bu istemlere uyan L.Mestan Üniversitelerde dahi benimsenmemiş ve içeriği tartışma konusu olan kavramlarla konuşuyor. Bulgar milliyetçilere göre, "Bulgarcayı en iyi bilen ve konuşan O'dur", çünkü konuştuğunu onun seçmeni, yerli Türkler anlayamıyor, bazılarına göre bu kesim "ne kadar anlayamaz ise o kadar iyidir!" Ahmet Doğan da buna bir de pelteklik ekleyerek: NE KADAR ANLAŞILMAZSA O KADAR FAYDALIDIR prensibine göre hareket ediyor. Doğan'ın demeçlerinde "vektor" gibi ezberlediği bazı kavramları her defasında tekrar etmesi de, artık okumadığına, gelişmediğine ve boğazına kadar dolmuş olduğuna bir kesin kanıttır.

Bu arada L.Mestan Çernooşene (Karagözler) de yaptığı son konuşmada halkın anladığı bir dilde anlaşılır bir cümle kurdu ve 19 yıldan beri BG'de Türk dilinde kitap basılmadığını söyledi. Yani L. Mestan'da bir gelişme işareti var. Felsefede dendiğine göre, bilinçlenmeyi erteleme yolu cahilliktir.
Hedef hep aynı, amaç hep aynı...Ne ki, bunlar bizim anadoğma akılı ve bilge bir halkın evlatları olduğumuzu unutuyor.
TARAFSIZ 2011-01-21 17:36:36
Hikmet abi nutkum tutuldu süpersin,ipek işini ihmal etmiyorsun dimi abi.
Perperek Papazı Der ki... 2011-01-21 20:45:30
... Bulgaristan'da yaşayan Türkler üzerinde incelemeleri meslek edinmiş olan Bulgarların da dikkat merkezinde bulunur.

-------------------------------------------

Bulgarları kaynak olarak alan birisinin Türkler hakkındaki bilgisi ancak bir bulgar kadar önyargılı ve tarihi bulgarların kendi amaçları doğrultusunda çarpıtığı derecede bilebilir.
fes 2011-01-21 23:07:19
Sultanlar fermanlarını farsça yazmamışlardır, nereden çıkartıyorsun? Osmanlıca diye bir dil yoktur aga, türkçedir o türkçe.

Halkın saray bürokrasisinin dilini anlayamaması da son derece normaldir. Eğitilmiş insanların soyutlama düzeyi yüksek dillerini kaba saba köylüler anlayamaz aga, bu dünyanın her yerinde böyledir.

Rus köylüsünün Dostoyevski'nin yazdıklarını anlayabileceğini mi zannediyorsun sen aga? Ondan, bu farsça fermanlardan vaz geç aga. Yok öyle bir şey aga. Vallayı Tallayı bak!
Fese ve Perperekliye 2011-01-21 23:37:27
Kaynak kaynaktır. Doğulu ve Batılı, Bolgar ya da Türk kaynakları v.b. kaynaklar bilimsel metodlarla hazırlanmış ve kaleme alınmışsa, gerçekçi kabul edilebilir. Bulgaristan Türkleri hakkında kaç adet esaslı Türk kaynağı var ki!


Osmanlıca dilinden söz etmemişimdir.

Dostoevski, Tolstoy, Puşkinve başkaları yaza yaza Rus halkını derin kış uykusundan uyandırmıştır. Başarılarının temeli, halkın anlayabildiği bir dilde yazmış olmalarıdır.

Benim işaret ettiğim husus, halkımızdan çıkan temsilcilerin köyden Sofya'ya yola çıkarkan kullandıkları dili bozmamaları ve her zaman ve her yerde şaffaf ve temiz ifade araçları kullanarak halk tarafından anlaşılır ve sevilir olmaları isteğimdir.
Perperek Papazı Der ki... 2011-01-21 23:45:17
Bulgaristan Türkleri hakkında kaç adet esaslı Türk kaynağı var ki!
-------------------------------

Bulgaristan Türk'ü ne cins hayvandır be arkadaş? Bulgaristan Türk'ü diye bir şey yoktur. Türk Türktür o kadar, Bulgar'ın ağızından konuşlanın ağızına ...

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kardjalinews.media@gmail.com   Webdesign: SWS