Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
 
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7725 Lv.
GBP GBP 2.27 Lv.
TRL TRL 0.3079 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
09 Aralık 2019
HABERLER » Kırcaali
Sözde ermeni soykırımını tanıyan Bulgaristan'daki Belediye Meclislerine çağrı!

Sözde ermeni soykırımını tanıyan Bulgaristan'daki Belediye Meclislerine çağrı!

29 Ocak 2011

Bugün 29 Ocak 2011 tarihinde Edirne Balkan Türkleri Federasyonu ve Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği binasında, dernek üyeleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun katılımıyla Bulgaristan’ın 14 Belediye Meclisinde ve son olarak Yambol Belediye Meclisi tarafından tanınan sözde ermeni soykırımı tasarısına tepkilerini ve alınan kararların geri çekilmesi için tüm sivil toplum örgütlerinin olayla ilgili duyarlı olmaları çağırısında bulunulduğu basın bildirisi ile gündeme getirildi.

Basın bildirisi

Son günlerde komşu ve dost ülke Bulgaristan’da bazı siyasi partilerin ve yerel yönetimlerin etnik ayrımcılığı yeniden gündeme getirmelerini, Türkiye’deki sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler endişe ve üzüntüyle takip etmektedir. Bulgaristan’daki yerel yönetimler ve iktidar partisi GERP ve ırkçı ATAKA partisi, özellikle Bulgaristan’da yaşayan Türk azınlığa karşı bir yıl önce başlayan siyasi baskıları giderek artırmaktadır.
Bilindiği gibi Bulgaristan’da yaşayan Müslümanlar, dini işlerini düzenleyen Başmüftülüğün atanması sorunuyla ile ilgili olarak hukuki statüsünü düzenleyen nizamnameler ve uluslararası anlaşmalarla yüzleşerek Bulgaristan yetkili makamlarının, Bulgaristan Müslüman toplumunun haklı talepleri yönünde hareket etmesini bekliyoruz.

Ekonomik kriz ve tiyatro reformu bahanesiyle Türk devlet tiyatroları kapatıldı. Bulgaristan’da milliyetçilik ve ırkçılık çizgisinde politika yapan ve parlamentoda temsili olmayan VMRO (İç Makedon Devrimci Örgütü) partisinin 320 bine aşkın imza ile parlamentoya getirdiği Türkiye’nin AB üyeliğine karşı referanduma gidilmesi talebinde bulundu. Bulgaristan’ın ulusal devlet televizyonunda (BNT) hafta içi her gün on dakika olarak yayımlanan Türkçe haber programına karşı ırkçı ve aşırı milliyetçi görüşleriyle tanınan ATAKA partisinin kampanya başlatması ve son günlerde düzenlenen yeni seçim yasası ile yerel seçimlerde oy kullanmak isteyenlere 12 ay ikamet zorunluğu getirildi. Bununla çoğunlukta olan iktidar partisi ve onu destekleyen ırkçı partı ATAKA kabul edilen bu değişiklerle yurtdışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının haklarını hiçe sayarak ayrımcılık politikası yürütmektedir.

Bu olayların en düşündürücüsü ise son iki yılda Bulgaristan’da 14 Belediye Meclisi tarafından 1915 yılında yaşanan trajik olayları, “soykırım” olarak tanımalarıdır. Son olarak Edirne’ye sınır olan Svilengrad Belediye Meclisi ve ardından 28 Ekim 2010 tarihinde Edirne ile kardeş şehir olan Yambol Belediye Meclisi tarafından da bu yönde kararlar alınmıştır.

Bulgaristan ve Türkiye sınır komşusu olmakla beraber coğrafyamız ve sorunlarımız ortaktır. Bulgaristan Parlamento’sundan istediği kararı çıkartamayan radikalciler, çareyi bazı belediye meclislerinden istediği kararı çıkarmakta bulmaktadır. Belediye meclislerindeki küçük bir azınlığın bu kararı çoğunluğa nasıl kabul ettirebildiğini anlamakta zorluk çektiğimizi bildirmek istiyoruz. Bu durum onların samimi olmadıklarını göstermektedir. AB, birbirine sınır olan üye ve aday üye ülkeleri, özellikle de bu ülkenin yerel yönetimleri ve sivil toplum örgütlerine değişik fonlar ayırarak ortak anlayış ve değerleri geliştirici, önyargıları ortadan kaldırıcı, barışı güçlendirici projelere özel bir önem vermektedir. Tarihi olayları değişik şekilde yorumlamak olanaklıdır. Ama geçmişten gelen acılı anılarımızın hem Türk hem Bulgar milletlerinin belleklerinden tamamen silinmediğini unutmamak gerekir. Kimin acısının daha büyük olduğu gibi bir tartışmanın hiç bir yararı olmayacaktır.

Osmanlı İmparatorluğunun son yılları tüm İmparatorluk halkı için trajik bir dönem olmuştur. Türkler, Ermeniler ve diğer milletler büyük acılar yaşamışlardır. Bu dönemin tüm yönleriyle anlaşılması ve yaşanan çok sayıdaki can kaybının hatırasına gereken saygının gösterilmesi gerekmektedir. Ancak Ermeni tarafının tarihe bakışı, seçici bir şekilde Ermenilerin acısını ele almakta, yaşananları çeşitli şekillerde çarpıtmakta ve bunu Türklerin Ermenilere yaptığı ve esasen uluslar arası hukukta açıkça tanımlanmış bir suç olan soykırım olarak takdim etmektedir.

Öte yandan, Bulgaristan’da yaşayan Bulgar ve Türk vatandaşların da gayet iyi bildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti’nin yakın tarihi de acı, ölüm, gözyaşı ve kederle dolu olan pek çok olaya şahitlik etmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun son dönemi ayni zamanda Balkan kökenli yaklaşık beş milyon Türk’ün acı dolu hikayesidir. Bunların yarısından çoğu Balkan savaşları ve I. Dünya Savaşı ile bugünkü Türkiye Cumhuriyeti topraklarına göçleri sırasında hayatını kaybetmiş, geri kalanları da doğup büyüdükleri topraklardan bir daha dönmemek üzere ayrılmışlardır.

Bugün başta Edirne ve Trakya’nın diğer illeri olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti nüfusunun yaklaşık yedide birinin Balkan kökenli aileler ve bunların soyundan gelenlerden oluştuğu tahmin edilmektedir. Dolayısıyla gerek I. Dünya Savaşı, gerek 1915 olayları, Edirne ve Türkiye’nin diğer şehirlerindeki vatandaşlarımız için acı dolu hatıralarla özdeştir. Tüm bu acı hatıralardan husumet çıkartmıyor olmamıza rağmen ayni dönemde bizim de fazlasıyla yaşadığımız can kayıpları ve acıların görmezden gelinerek olayların siyasi nedenler ve tek taraflı bir bakış açısıyla Türkler tarafından işlenen “soykırım” olarak nitelendirilmesi kamuoyunda infialle karşılanmaktadır. Tarihin yazılmasını tarihçilere bırakıp, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri olarak tarihe, iki komşu ülkenin dost halklarının ortak noktalarını gelştirmek, işbirliği ve dostluğu ilerletmek için, bugün yapacağımız katkılarımızla kalıcı barışa geçme yolunda yürümemiz daha doğru olacaktır.

Bu bağlamda Bulgaristan’da bu yönde karar alan illerde çeşitli şekillerde işbirliği içinde bulunan Edirne’deki sivil toplum örgütleri, dernek, eğitim kurumu ve diğer kurumları da tepki göstermeye ve ilişkilerini gözden geçirmeye davet ediyoruz.

Buradan, Bulgaristan’da iki ülke arasında hiçbir alaka teşkil etmeyen 1915 olayları ile ilgili kararları alan, başta Yambol olmak üzere tüm Belediyelere sesleniyoruz.

Birbirine komşu, aynı coğrafyayı ve kültürü paylaşan iki ülke arasında bu zamana kadar varolan ortak ilişkilerin devam etmesi ve bölge halklarımıza başta sınır belediyeleri olmak üzere, sivil toplum örgütleri, eğitim kurumları ve diğer ilgili kuruluşlarla ortak çalışmalarımızla daha fazla katkılar sağlamaya devam etmemiz için, aldığınız bu meclis kararlarını iptal edeceğinizi umuyor ve bekliyoruz.
Gelin hep birlikte bu coğrafyada huzur ve barış içinde, güçlü komşuluk ilişkileri ile ortak yaşamaya devam edelim.

Dr. Esma GÜNDOĞUDU
Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği

Kaynak: KH


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


osman 2011-01-29 19:17:42
Kusura bakmasinlar abeylerim ama bu is biraz,
""karlan b.k ortmeye benziyor"",boyle onemli bir konuyu devlet,bakan duzeyinde halledeceksin,
tamam 3-4belediye baskanini ikna edebilirsin ya peki diyerlerini nasil ikna edeceksiniz.

Allah askina su hayati onem tasiyan tarihi konuyu,bana gore Turkiyemiz diger komsu ulkelerle oturup konusmali,gorusmeli tartismali hele hele EU uye olmus ulkellerle,iste goruyorsunuz biraz g.tleri kalktinmmi hemen Ermeni kardeslerine arka destek cikmasinda yarisiyorlar...

Bu is yerel yonetimlerle cozulmez asla...
hele hele dernek,klub seviyesinde
Bu is kokunden halledilmesi lazim.
Perperek Papazı Der ki... 2011-01-29 19:54:15
Yahu bu dernekleri uluslar arası düzeyde kimse umursamaz ama önemli olan uyanmaları ve temsil ettikleri halkın kulağına "azcık" kar suyu kaçırmaları.
memiş hasan 2011-01-29 20:30:20
yav, türkiyeden 14 değil 24 belediye bulgarlar türklere soykırım yaptı diye karar çıkartsın. hem doğrudur zaten. 93,balkan muharebeleri bir soykırımdır. Osmanlıların Ermenileri kendi ülkesi içine suriyeye sürülmeleri soykırım ise türklerin 89 yılında başka ülkeye sürülmeleri hay hay soykırımdır.
Perperek Papazı Der ki... 2011-01-29 21:02:48
Gereksiz...

Bulgarları en çok korkutan ve rahatsız oldukları şey iki sınır arasındaki Türklerin tek millet gibi hareket etmeleridir. Yani şu gidip gelmeler, kardeş belediyeler, kültürel etkinlikler, Türkçe gazete, tiyatro, 10 dakikalık Türkçe haberler ki özel Radyo ve Televizyon ile devam etmesi gerekir ve Türklük bilinci.
HASKÖYLÜ 2011-01-29 22:27:41
Dernekler bence iyi düşünmüşler, tebrikler.
Bu olaylarla sadece Parlamentonun ilgilenmesi gerekiyor evet, ama Bulgaristan'da 10 dan fazla Belediye Meclisi "iğrenç" kararları almış durumdalar- belediyelerin ve yerel makamların yetki alanında olmamasına rağmen.
En büyük görev diplomatlara düşer, nasıl mı??? Diplomatlarımız Türkiye'yi temsil ettikleri için, önce yerel makamlarla iyi ilişki, özel ilişkiler (diplomatların arasında dostluk olursa köprüler daha kolay inşaa edilir) gerçekleştirip, Türkiye'nin menfati için çalışmaları gerekiyor. Hatırlarsınız, eski Burgaz Türk konsolosu tam tepki veriyordu bu durumlarda. Ataka gazetesi sayfa sayfa yazdı.
Diplomatlardan sonra işadamları önemli, yatırımlarla, yaptıkları iş ve sağladıkları iş yerleriyle istedikleri zaman tavır ve baskı yapmaları gerekiyor.
Kültürel faaliyetler-festivaller, heyet ziyaretleri, Bulgarlar Türkiye'ye gidip gelince, bizim için düşüncelerini yararımızı değiştiriyorlar.
Sivil örgütler ve dernekler-çok önemli rol oynuyorlar, gelecekte zaten ilişkiler sivil örgütler üzerine yorültülecektir.
Ama, ama korkuyorum , bu tür çağrı ve toplantılarla, şu anda uyuyan düşmanın pardon eşeklerin kafalarına karpuz kabuğu sokmayalım...
Hayırlısı, seçimler geliyor, ortalık çok karışacak, bir avuç ermeniyi kullanmak için bu konu yine büyük bir hızla gündeme gelecek.
Perperek Papazı Der ki... 2011-01-29 23:33:23
Yahu gâvurlar yumuşak karınlarından dolayı bu işi zaten parlamento düzeyinde kabul etmeye korkuyorlar bunun içindir ki yerel düzeyde Türkiye'ye kendilerince bir baskı uygulamaya çalışıyorlar. Yalnız ters tepebilecek bazı şeylerin ortaya çıkabileceğini biliyorlar onun için biraz durakladılar örnek olarak AB fonlarından alınabilecek bir mali kaynağın Türk tarafı çekildiğinden dolayı o paraya ulaşamadılar.

Buna benzer baskı unsuru sınır ticareti ile uğraşan Bulgarlardır, sınır kapılarında onlara uygulanacak sıkılaştırılmış prosedürler Burgaz ve Yambolu Belediye meclislerine kararlarını bir daha düşünmelerine sevk eder.
fes 2011-01-30 01:07:18
"Bulgarları en çok korkutan ve rahatsız oldukları şey iki sınır arasındaki Türklerin tek millet gibi hareket etmeleridir."

Çok doğru bir saptama. Evet, en çok bundan korkarlar. Tek bir millet olduğumuzu hiç bir zaman unutmamalıyız.

Eskiler anlatıyor, Kıbrıs harekatı esnasında bulgaristan türkleri arasında inanılmaz bir heyecan dalgası vuku bulmuş. Bulgarlar bundan çok rahatsız olmuşlar, halktaki türklük bilincinin dipdiri durduğunu fark etmişler.

Namık Kemal’in dediği gibi; "Fıtrat değişir sanma! Bu kan yine o kandır!"
belediye 2011-01-30 04:09:26
EEEERRRMEEEEEENI MI,BUYURUN,ALEMI KURTARMAYA CALISIRKEN KENDI AYAGIN KAYMASIN ZEMLAK
berk 2011-01-30 10:30:57
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Ermeni olayları ile ilgili Ermeni kuruluşlarının başvurusu sonucu aldığı kararlar;

AİHM Hiçbir Parlamentonun aldığı soykırım kararlarını tanımaz

AİHM Herhangi bir Parlamentonun Herhangi bir Parlamenterinin bu konudaki onayını ve kabulunü tanımaz

Hiçbir Parlamento yada siyasi kurum bir tarihsel olayın soykırım olup olmadığı konusunda hiçbir değerlendirme yetkisine ve karar alma yetkisine sahip değildir, bu konularda alınan kararlar tarafımızca soykırımın kabulu konusunda hiçbir nitelik oluşturmaz.

Uluslararsı Bağımsız bir mahkeme bu konuda karar almadığı sürece boşuna kürek çekmeye devam Ermeni Diasporası............
menekşe 2011-01-30 10:31:53
Günaydın Kırcaali, uyanalım artık.
Edirne'de derneklerin yaptığı toplantı ve ve rdikleri tekpi çok yerinde, kendilerini tebri ederim. Asıl bu hassas konu ile (bildiğimiz gibi Türkiye ile ilgili her AB üyeliği anıldığında , ilk ortaya atılan konu, Türkiye'nin AB üyeliğine ihtiyaç yok, bunu biliyoruz ve sürecin uzama sebeplerinin sadece siyasi olduğunu da biliyoruz) ilgili bizim "değerli" HÖH Milletvekillerimiz çok yakından ilgilenmeleri ve bilgilendirilmeleri gerekiyor. Hatırlıyorsunuz, Lüben Dilov -sin, Volenço-Bolenço, Yene -pedalçeto, bu konuyu oylamak için 3 kere Parlamentoya sundular. Önceki Parlamentoda kolaydı, üçlü koalisyon ,... Seçimler geliyor, bu konu çok aktuel ve kazançlı bir konu, bazı aşırı milliyetçi partiler oynayacaklardır ermeni kardeşlerin duygularıyla.
Belediye meclislerinde HÖH meclis üyeleri ( genel kültürleri ve tarih bilgileri çok kısıtlı olduğu için, tabi aldıkları masa altından para dolu zarflar için, bu kararı oylamaya hazırlar, oylayanlarda var. Bir örnek: Haskovo meclisinden bu konu az kalsın geçiyordu, istemediğiniz Bulgar Belediye Başkanı engel oldu, türk soylu ( soylarından artık şüphe ediyorum) meclis üyeleri ticari çıkarıları için kabullenmişlerdi. Utanmadan , seçim gelince Türkiye 'den destek istiyorsunuz.
Uzatmak istemiyorum. Ama, Bulgarista'da ikamet eden Türkler bu konuya çok dikkat etmeliler, Türkiye alehinde alınan her karar-bize zarardır.
Saygılar. Kırcaaliye selam
Bu güzel Pazar günü, alın çoçuklarınızı, birlikte çıkın, onlara aile şefkatini yakından hissetirin, bir kitap alın okuyun. İnternet kafelerden uzak durun, babalar kafelere gideceğine , dğlarını alıp parka spora çıksınlar. Anneler dedi kodu yapacaklarına, kızlarına bir türk yemeyi yapmasını öğretsinler. Bizim tekrar adlarımızı değiştermeye gerek yok, korkuyorum biz kendimiz türklükten uzaklaşmaya müsaitiz.
Köye gidip dedelerimizin mezarlarını ziyaret edelim, kıskanmadan, iyi niyetle komşuluklarımızı sürdürelim. Son olaylar çok üzdü Kırcaali'yi...
Sevgiler
Kırcaalili ana 2011-01-30 21:32:32
Menekşe saat 10,30 da demiş ki: Uyan kırcaali...
Hey gidi Menekşe hey, biz saat 10,00 da çocuklarımızı aldık Çinko fabrikasını protesto etmek için Belediyenin önüne gittik. Sen bilgisayarın başında sıcacık bize akıl veriyorsun. Sana sadece ha s....r diye bilirim.
menekşe 2011-01-30 21:47:15
Çinko fabrikasının hava ve çevre kirlettiğine karşı yaptığınız protesto iyi bir fikirdi. Ama organizasyon tam yapılmamıştı... kusura bakma. Evde sicakta değildim, merak etme, artık internet kullanıp ve foruma yazmak için sıcak evde bilgisayarın başında oturmamız gerekmiyor.
Küfürüne gelince, şaşırmadım, Kırcaalili erkeklerin her ikinci kelimesi küfür galiba, ne oldu dediklerim mi dokundu!!!!
İyi geceler ( sakın erken yattığımı düşünmeyin şimdi)
:-)
fes 2011-01-31 08:46:11
Ahmet Doğan'ı sevmez de, Borisov'ları, Siderovları seveceğime Ahmedi seveyim daha iyi der. Aptal yerine konmayı da hiç sevmez Kırcaali erkeği.

Karılarınıu bırakıp avrupalarda ekmek peşnde koşmaları yüsek sorumluluk sahibi olmalarındandır. Yoksa Kırcaali erkeğinin libidosu çok yüksektir. Mecburen seyrek ama çeyrek yaparlar. Kadınları kişnetecek güçtedirler.

Ya!
Pınar Ali Sukru 2011-01-31 10:22:29
"Sözde Ermeni soykırımını" tanıyan meclislere karşı bu tepkinin gösterilmesine çok sevindim.
Bu tepkinin devamını diliyorum.
Tepkiyi gösteren Derneklere teşekkürler.
Perperek Papazı Der ki... 2011-01-31 12:07:22
Bazı dernekler kaş yapayım derken bazen göz çıkarabiliyorlar. En basit örnek sözde bile olsa bir soykırım'dan bahsetmek. Soykırım yoksa neden soykırımdan bahsediyoruz ki?

Doğru kullanım Ermeni sorunu/meselesi olmalıdır.
H.Efendi 2011-01-31 14:02:31
Uyanmanın ardından gelen dalga bilinçlenme olacaktır, hem de her konuda.

Partinin çıkaracaği gazetenin bu kıvamda mayalanacağına pek inanamıyorum. HÖH'ü mayalayan kadrolar çoktan budandı. Beleneci ve ceza evleri "kahramanlarından" da pek birşey çıkmadı, ateşlenemediler, dağılıp saçıldılar. Yazdıkları kitaplarda ve yazılarda da dahadan yana politik mayalanma anahtarı parlamadı. Kitaplarını okuduktan sonra, bir soluk alıp, bir sigara yakarak, bu adam neden hapse girmiş, bu işin içinde başka birşey mi var acaba, diye kendime sorduğum oldu.

Fes'in 1974 Kıbrıs olaylarına ilişkin tespiti doğrudur. O zaman Sofya Radsosu'nun Türkçe yayınları bile 5 saate çıkıvermişti.

DPS yöneticilerinin bizi desteklemeyen "düşmandır" tezi, bu gidişle daha da sertleşebilir. Seçim geliyor vs. Cahillik büyük hastalık ve tehlikedir. Kimse gözünü açıp etrafını tahlil etmek istemiyor. Bu arkadaşlarda modern dünyayı halkın adına ve açların çıkarları açısından okuma yetkisi yok. Aç ne kadar açsa tok o kadar rahattır, gibi bir durum hakim.

A.Doğan konusuna değinen Menekşe, çok eski bir doğruya işaret etmiş: "KÖLELİK YAŞAMAKTANSA, İSTENMEYEN BİR LİDERE DESTEK VERMEK DAHA HAYIRLIDIR!" Bu tarihimizden süzülmüş bir gerçektir. Şimdiki durum budur. Ama ortada bir çelişki de yok değil, halk kitlelerinin fakirliği, yoksulluğu alabildiğine artarsa ve HÖH bulgar ve Rom katmanı içine daha da toplarsa, Bulgar devletçi ve milliyetçi kesimin endişesi göklere çıkabilir. Tabii, olaylar bu yönde gelişir diye, ırkçı ve yeni milliyetçilerin bekleme sürecine girerek bizden yana yumuşamalarını umut etmek de kesin yanlış olur. Çünkü aslında A.Doğan DPS'yi Bulgar ve Romyara açmaya çalışırken bu karışımın kokusundan tiksinen geleneksel HÖH'lüler, parti içinde özel olarak sımsıkı kapsule edilme ve bu işte devletin de kullanılması endişesini giderek hıssetmektedirler.
Perperekli ve Fes'in üzerinde durduğu sınır aşırı kaynaşmamız tutarsa, o zaman olaylar kendiliğinden yavaş yavaş çözülür. Ama o da zaman isteyen bir süreç...

Ermeni konusuna gelince, Bulgaristan şartlarında Türklerle birlikte yaşayan ve "soykırım" yalanından zehirlenmemiş olan Ermeni aillerle iyi komşuluğumuzu sürdürmek zorundayız. Onlar Anadolu'da ve Balkanlar'da hep Müslümanlar arasında olmayı tercih etmişlerdir.

Menekşen'nin dediği gibi önce uyanalım.
fes 2011-02-01 00:29:26
Soykırım yalanından zehirlenmemiş bir tane bile ermeni var mı ki be aga?

Onlar bizim gibi vurdumduymaz sorumsuzlar değiller, çocuklarının beyinlerini daha küçük yaşta şekillendiriyorlar.

Çocuklarına "Saldım çayıra, mevlam kayıra" diye yaklaşan bir milet varsa o da biz türkleriz.
Perperek Papazı Der ki... 2011-02-01 00:54:22
Kendilerini kurban olarak gösterme kanlarına işlemiş ayrıca işin ucunda maddiyat olduğu için güzel bir motivasyon aracıdır.
fes 2011-02-01 08:11:04
Ben bir ermeniden dinledim, onlar çocuk altı yedi yaşına geldiğinde dede çocuğu bir odaya çağırır, "sana korkunç bir şey anlatacağım korkma ve kendin buna hazırla" diye törensel beyin yıkama gerçekleştiriliyormuş. Dede sarsla sarsıla, salyasümük türklerin ermenieri nasıl kestiklerini anlatıyormuş.

Bu eylemden sonra çocuk travmatize oluyor tabi, artık türkleri normal insanlar olarak kabul etmesi mümkün mü?

Bulgarlarda aynı şeyi okullarda yapmıyor mu? "Oooo Levdkiii! Garvani graçat, Koço Çestimenski, Kırvavovoto pismo, Da prepaşe tınka sabya, İdat kato tigri, begat kato oftsi, Pestotin godini, petsttin godini."

Bulgaristan'da zavallı türk çocuğu bu bombardıman altında yetişiyor. Anasından suçlu doğuyor ve bu korkunç suçlamalarla nasıl başetsin? Bu itibarla, orada yetişip büyüyen ve hala orada yaşamaya çalışan türkler birer kahramandırlar.

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   Webdesign: SWS