Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7473 Lv.
GBP GBP 2.1232 Lv.
TRL TRL 0.3187 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
17 Ağustos 2019
HABERLER » Kırcaali
HÖH Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Mestan ile gündem

HÖH Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Mestan ile gündem

07 Haziran 2011

Sunucu: Sayın Mestan, hükümete karşı güvensizlik oyu tasarladığınızı varsayarak, hafta boyunca yürüttüğünüz istişareler sonucu muhtemelen hangi isteklendirmelerin seçildiğini ve bunun analizini alabilir miyiz?

Lütfi Mestan: Sayın Oreşarski’nin analizini dinledim. Görünüşe göre Sosyalist partisi ve Bulgaristan için Koalisyon Meclis Grubu, belirli bir konu hakkında gensoru önergesine doğru gidiyor. Bize göre hükümetin yürüttüğü tüm alan politikalarındaki başarısızlığı tek esasa dayanmaktadır. O da yürütülen yanlış iktidar modelinden kaynaklanıyor, bu yüzden hükümetin genel politikası hakkında yapılacak bir gensorunun çok daha doğru olacağına inanıyoruz. Başka bir sebepten dolayı da “üçü bir arada” seçime ihtiyaç vardır. Bulgaristan’da öyle bir aykırı fikir oluşturuldu, o kadar ki ”üçü bir arada” yapılacak seçimlerle iktidar muhalefeti korkutmaya kalkıştı. Bunlar gayritabii arzulardır. Artık hükümetin de üç seçimin bir arada yapılması fikrinin ülkeye faydalı olacağı düşüncesinin oluştuğu konusunda bir kuşkumuz yok. Bunu ne zaman kabullenecekleri apayrı bir konu. Öyle veya böyle GERB büyük bir ikilemle karşı karşıyadır; erken seçime gidip bir sonraki mecliste yeter büyüklükte bir gruba sahip olup siyasette kalmak ya da iktidarına ıstırap çektirmeye devam edip kendilerinden arda kalanları da siyasi zaman tarafından yenilip bitirilme riskini almak. İktidara karşı duyulan destek ve karşıt taraflar yerlerini değiştirdiler. Böylece “üçü bir arada” yapılacak seçimler bir olanak değil de hayati önem taşıyan bir gereklilik olduğuna inanıyoruz. İktidar yapısının hatalı oluşu gensorunun genel politikalar için yapılmasını gerektiriyor. İzin verirseniz bu düşüncemi daha da açmak istiyorum.

Sunucu: Gayet tabi, ancak önce dışarıdan nasıl göründüğünü aktarmak istiyorum. Görünen o ki, seçimlerden korkmuyorum demek önemli, bu yüzden siyasi partiler birbirleriyle yarışır vaziyette: ne olmuş yani, hazırız, bu sadece bir psikolojidir. Sanki bu ruh hali sizler tarafından daha da büyütülüyor, abartılarak önem yükletiliyor.

Lütfi Mestan: Elbette taktik açıdan, ya da isterseniz duygusal açıdan hiç kimse güvensizlik oyu olayının boyutunu inkar edemez, ancak sunduğumuz gerekçeler çok sağlamdır. Bizler iktidar modelinin hatalı olduğuna inanıyoruz. Bunu sadece Ataka’nın iktidarda yer aldığından dolayı demiyoruz ki, kendi başına bu durum bile bu düşüncenin hakim olmasına yeter ve artar. Bu durumda çok daha önemli bir konuya değinmekteyiz. Hükümetin sağlam zemine oturmuş bir ideolojisi yok! Avrupa Halk Partisine (AHP) olan üyelik bunu kendiliğinden sağlamıyor. Belirli bir programa sahip değiller, önemli iktidar kararlarını belirleyecek ve yön verecek uzak görüşlülük ise neredeyse yok. Bu yüzden birçok kez, aynı gün içerisinde birbirine zıt görüşler ve fikirler iktidar üyesi aynı kişi veya farklı kişiler tarafından kamuya sunulduğunu görmekteyiz. Başbakan, bakanlarının zafiyet ve yetersizliklerini telafi eden, hükümet içerisindeki fikir ayrılıklarını düzenleyen kişi görevini üstlenmeye çalışıyor. Bu durum başbakanın büyüleyici özelliğini kullanan bakanların da işine yarıyor. Bu mevcut durum kendi tuzağına dönüşüyor. Çünkü uzmanlık ve fikir yeterliliği gerçeği, açık bir program ihtiyacı gerçeği, başbakanın büyüleyici özelliğiyle değiştirilemez. Kişisel büyüleyici özellik ülkenin gelişimi konusunda gerek duyulan uzak görüşlülüğe alternatif olamaz. Sadece demokratik kurallarla bağdaşırsa bir kaynak olabilir, asla onların yerini almaya telaffuz edilen bir istek olamaz. İktidarın durumu hakkında yaptığımız derin analiz sonucu güvensizlik oyu isteme zamanı geldiğini düşünüyoruz. Bu istemle yapılacak oturum tartışmaları esnasında da GERB hükümetine bir alternatife ihtiyaç duyulduğuna, bu ihtiyacın artık yerine getirilmesi zamanının geldiğini, açık olarak söylenmesi gerekli olduğuna inanıyoruz. Ülkemiz uzak görüşlülüğe sahip yeni bir hükümete gerek duymakta. Bu hükümetin gelişim, kesin belirlenmiş ulusal öncelikler gibi konulara ihtiyaç duyduğunu, bunların da geniş çaplı bir kabul görmesi gerekir. Ve bizim, HÖH olarak hangi sorumluluk altında bunu başarmaya hazır olduğumuza dikkat edin. Eğer gelişimi kesin olarak içinde barındıracak ulusal uzak görüşlülük, kesin olarak belirlenmiş öncelikler hakim olacak bir oluşum olursa, bir sonraki ülke yönetimine dahil olup olmamızın önemine bakmadan, bu öncelikleri taşıyan oluşumu şimdiden desteklemeye hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum. Yeni hükümete tanınacak iyi niyet süresini değil 100 gün, bir buçuk hatta iki yıl olarak tanımlamaya varız. Çünkü artık iyileştirme (reform) çalışmaları göstermelik değil, hakiki yapılma zamanı gelmiştir. Üstelik hükümetin etkili, verimli oluşu tesir olma kabiliyetiyle değiştirilemez.

Sunucu: Siz ne öneriyorsunuz? Şu anki teklifiniz nedir, nelerdir? Süresini dolduracak yeni bir hükümet oluşumunu desteklemeyi mi teklif mi ediyorsunuz, yoksa…

Lütfi Mestan: İşte anahtar soru da budur Sayın Marinkova. Sunduğumuz fikrin 41. Millet Meclisi yetkisi içerisinde gerçekleştirilmekle ilgili, değil mi?

Sunucu: Geriye kalan dönem içeresinde.

Lütfi Mestan: Şunu belirtmekte yarar var, 41. Millet Meclisi çerçevesinde Bayko Borisov’un başbakan olmadığı ve GERB partisinin kurmadığı bir hükümet dışında başka bir hükümet olamaz. Seçimlerde yapılan oy verme kişiye yönelikti, Bulgaristan vatandaşların reyi belliydi. Bu oylama, sihirli çözümler üretecek, hatta kurtarıcı olarak nitelendirilecek biçimde güçlü bir kelime kullanmak istemediğim, duygu dalgası içerisinde sıradaki büyüleyici özelliğe sahip kişiye oy vermekti. Ancak acı gerçek şu ki, sihirli çözümler yok. Bu yüzden 41. Millet Meclisi çerçevesinde ulusal uzak görüşlülüğe sahip bir hükümet oluşumunun zor olduğunu düşünüyorum. Bu hedefin, bu önceliğin Bulgaristan’ın 42. Millet Meclisi döneminin olacağı açık.

Sunucu: Her halde böyle söylesek yanlış olmaz. Aktardıklarınıza göre 41. Dönem Millet Meclisinde, içerisinde belirttiğiniz özellikleri barındıran bir alternatif sunulamayacaktır...

Lütfi Mestan: Zaten bundan dolayı hükümetin yürüttüğü genel politika konusunda güvensizlik oyu istiyor ve açık bir biçimde “üçü bir arada” seçime hazırız diyoruz.

Sunucu: Ancak, az önce tüm bu saydıklarınızı içiren yeni bir hükümeti destekleyeceğinizi dememiş miydiniz?

Lütfi Mestan: Bir sonraki Meclis döneminde ulusal programını gerçekleştirecek hükümeti desteklemeye hazırız. Bu yüzden gelişim için ulusal uzak görüşlülük içerisinde, 5, 6, 10 bunlar şunlar gibi kesin belirlenmiş eylemler taşıyacak bir ifade kullanıyoruz. Çünkü bizler, siyasi bir güç olarak, kesin bir biçimde hükümet dışında kalsak bile programın gerçeklemesini destekleyeceğimizi, geniş çaplı ulusal bir anlaşma devamında uygulanan iyileştirmeler sonucu oluşacak olumsuz etkileri istismar etmeyeceğimize söz veriyoruz.

Sunucu: Nasıl bir isimle analım, özel eylem planlı hükümet mi?

Lütfi Mestan: Sizler de iyi biliyorsunuz ki, hükümetlere değişik isimler verilmesinden yana olmamışıdır. Şunu nasıl söyleyelim, her zaman bir hükümetin arkasında belirli bir siyasi güç durmuştur. Ancak oluşan mevcut durum için Özel eylem planlı hükmet ifadesi uygun olacağı fikrindeyiz.

Sunucu: Sayın Mestan, cumhurbaşkanını seçtirecek koalisyonun bir sonraki mecliste hükümeti kuracak olası koalisyonla aynı olması fikrinizi iyi anlamaktayım. Belki de bu şekilde nasıl bir cumhurbaşkanını destekleyeceğiniz konusunda işaretler veriyorsunuz, değil mi?

Lütfi Mestan: Bizce asıl sorunun bu kişinin nasıl bir dava ya da hangi politikaları sunacağına bağlıdır. Bizler kişi yerine belirli bir davayı destekleyeceğiz. Tabi ki kişi de önemli, ancak bu kişinin hangi dava etrafında aday olduğu kişinin isminden çok daha önemlidir. Bugünlerde yürütülen cumhurbaşkanı adayının görünümü üzerinde siyasi tartışmaların yapıldığı en önemli konudur. Hata hükümet tarafından bize sunulan ve anayasal değişiklikler gerektiren Mali İstikrar kanun düzenlemelerinden daha önemlidir. Çünkü yeni seçilecek cumhurbaşkanının Bulgaristan 2020 eylem planı çerçevesinde ve AB 2020 planıyla dengeli biçimde olacak şekilde yapılacak tartışmaların motoru olmasını bekliyoruz.

Sunucu: Adayın görünümünü bir yana bırakırsak, şekil konusunda nasıl biri olmalıdır?

Lütfi Mestan: Büyük olasılıkla bu aday, ülke için en önemli olan ulusal fikri, ulusal hedefi sunacak biri olmalıdır. Üstelik bu durumlar farklı biçimde ifade edilebilir. Ancak en kısa tanımlama, Bulgaristan’ın artık laikiyle Avrupa Birliğinin resmi bir üyesi olduğundan Birliğin de vatandaşlarımızın arasında farklı bir öz güven olarak yerini almalıdır. Bakınız, yine bizi kimin ve nasıl yöneteceği sorusuna geliyoruz. Şu bilince sahibiz ki…

Sunucu: Bu kişi eski Avrupa komisyonu üyesi olabilir mi?


Lütfi Mestan: Eğer sorunuz Sayın Miglena Kuneva’nın aday gösterilmesine yönelikse, bugün itibariyle ne kendisiyle ne de kendisine destek konusunda herhangi bir görüşme yapmış değiliz. Üstelik kişisel olarak adaylar söz konusu olunca, bizden diğer siyasi güçlerin tutumlarından önce beyanat vermemizi istemeniz doğru olmaz, çünkü kural olarak kendi adayımızla cumhurbaşkanı seçimine katılmıyoruz.

Sunucu: Ne yapacaksınız?

Lütfi Mestan: Bu yüzden kimi destekleyeceğimiz sorusuna cevap vermeden önce adaylar belli olmalıdır. İki kişinin adaylıklarının açıklanması mevcut resmin yarısını bile doldurmamaktadır. Bundan dolayı şimdilik, sadece cumhurbaşkanı adayının görünümüyle ilgili açıklama yapıyoruz.

Sunucu: Bugüne kadar kendi adayınızın olacağı beklentisini uyandırdınız, neden?

Lütfi Mestan: Böyle bir beklenti yaratmanın bunun çok doğru olduğu için vermedik, böyle bir durumun oluşmasının az denecek kadar olsa bile söyleyeceğiz, çünkü bunun sayesinde çok önemli bir mesaj veriyoruz. Görünümüz hakkında kamuda birçok ön yargının bulunmasına rağmen, HÖH’ün sıradan bir Bulgaristan partisi olduğu, cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı adayı çıkarabileceği fikrinin diğer partilerin adaylarının gibi kabul görmesi gerektiğini ve bunun çok doğal olduğunu söylüyoruz.

Sunucu: Bu seçimlerin çok özel ve çok ciddi teminatlarla yüklü olarak geçeceği sonucuna varıyorum. Sizler, oy verenleriniz sayesinde olası cumhurbaşkanına destek vermenin yanı sıra, ilerleyen dönemde yeni hükümet kurulduğu takdirde uysallık sözü de vermektesiniz. Bu da ileriye dönek çok dikkatli bir planlama yapıldığının göstergesidir. Sayın Mestan, yürütmekte olduğunuz görüşme ve istişarelerin nasıl sonuçlanacağını ve kimin söz konusunun olduğunu bilemiyorum, ancak epey sabırlı olmanız gerekecek, değil mi?

Lütfi Mestan: Evet, bunun doğru olacağını düşünüyorum. Unutulmasın ki, her seçimde partimiz sonucu belirleyecek destekçi konuma sahip, cumhurbaşkanı seçimini belirleyecek anahtar Hak ve Özgürlükler Hareketindedir.

Sunucu: Son cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda ne kadar oy verdiniz, kaç bin oy?

Lütfi Mestan: Her ne kadar nokta ataşı yapıp kesin oyların belirlenmesi mümkün olmasa da, seçmenlerimiz başka bir olaydan da etkilenmişlerdi. Son cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda demokratik alanı temsil eden adayla çok tehlikeli olan, ülkeye çok zararlı olacak ve siyasi gelişimini engelleyecek olan Volen Siderov arasında seçim yaşanmıştı.

Sunucu: O zaman sizin seçmenleriniz ne kadar oy vermiştiler, sayısal olarak bize hatırlatabilir misiniz?

Lütfi Mestan: Son genel seçimde mi?

Sunucu: Hayır, cumhurbaşkanı seçiminde.

Lütfi Mestan: Çok düşük de olsa hata payını göz önünde bulunduracak olursak, benzer sınırlar içerisindeydi Sayın Pırvanov’a olan destek.

Sunucu: Ne kadar?

Lütfi Mestan: Yaklaşık 600 000 oy.

Sunucu: Sayın Mestan analiz için teşekkür ederim. Ve tabi ki yeniden görüşmek üzere, aynı bir fıkrada söylendiği gibi, en ilginç olayalar önümüzde bizi bekliyor.

BNR, “Nedelya 150” | 05.06.2011

Kaynak:

Ziyaretci sayısı: 2553


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


Kara Ibrahim Aga 2011-06-09 12:39:35
Vay be Ahalinin adi birkere bilem gechmiyoru Firildakin azindan.

Tabi Onlarin dertleri Devletin sofrasini oturmaktir...

Ne de olsa arkalarinda 5-6 yüz bin Goyun var...

Demokrasiden bas etmesiyse ... hadi yazmayayim...

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kardjalinews.media@gmail.com   Webdesign: SWS