Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
 
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7725 Lv.
GBP GBP 2.27 Lv.
TRL TRL 0.3079 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
09 Aralık 2019
HABERLER » Kırcaali
HÖH heyeti, İzmir Bal-Göç Derneğinin organize ettiği 4. Geleneksel Bahar Şenliğine katıldı

HÖH heyeti, İzmir Bal-Göç Derneğinin organize ettiği 4. Geleneksel Bahar Şenliğine katıldı

15 Haziran 2011

İzmir Bal-Göç Derneğinin organize ettiği 4. Geleneksel Bahar Şenliği” coşkuyla kutlandı. Her geçen yıl daha coşkulu ve daha büyük bir katılım içerisinde geçen şenlik Sarnıç mesire alanında gerçekleşti. Bol bol dansların edildiği, horonların tepildiği alandakilerini Bulgaristan’dan şarkıcı Sunay Çalıkov’un yanı sıra Cenk Bosnalı, Hasan Rodoplu, Hüseinka, Orkestra Güneş ve gırnata ustası Sali Okka coşturdular. Ayrıca halk oyunları gösterisi ve de çocuklara yönelik aktiviteler de yapıldı.
Bal-Göç İzmir Şubesi Genel Başkanı Süleyman Pehlivanoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Hak ve Özgürlükler Hareketi Ege Temsilcisi İsmail Vatansever’in yanı sıra Bulgaristan’dan da şenliğe katılan misafirler oldu. HÖH Meclis Grubu Genel Sekreteri Çetin Kazak, HÖH Kırcaali Milletvekili Necmi Ali, Momçilgrat Belediye Başkanı Erdinç Hayrullah, Kaolinovo Belediye Başkanı Nida Ahmedov ve bazı yöneticiler de doyasıya eylendiler. Hareket adına bir konuşma yapan Milletvekili Necmi Ali şunları söyledi:

SAYIN BALGÖÇ YÖNETİCİLERİ,

SAYGIDEĞER BAHAR ŞENLİĞİNE KATILAN KARDEŞLERİM

BAYANLAR VE BAYLAR

Sizlerle beraber olmanın mutluluğunu ve gururunu paylaşmak istiyorum. Ayrıca, davetiyeniz için en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Sözlerime başlamadan önce, heyetimiz ve özelikle Hak ve Özgürlükler Hareketinin genel başkanı Sayın AHMED DOĞAN’IN - şahsı adına sizleri selamlamaktan memnuniyet ve şeref duyuyorum.

Geleneksel haline gelen güzel 4. Bahar Şenliği forumun organizasyon yetkililerini ve öncelikle Bal-Göç yöneticilerini selamlıyor ve tebrik ediyorum. Bal-Göçün son kongresinde sizlerle beraber olma fırsatına sahip olmuştum. O kongrede - ise Bal-Göçün doğum nedenlerini paylaşmıştım.

Değerli kardeşlerim,

Bal-Göç acı tarih nedeni olaylarından doğdu. Tarihte “Balkan savaşları” adlandırılan savaşlardan bu yana, totaliter rejimlerinin asimilasyon siyasi politika nedeniyle - 100 binlerce - artık milyonları aşan Müslüman kardeşlerimiz göç etmek zorunda kaldılar. Doğduğu ve büyüdüğü yerlerden kovuldular. Sürgün edildiler ve Türkiye Cumhuriyeti’nde yuva kurdular. Fakat Onlar – Sizler hiç bir zaman için doğduğunuz toprakları unutmadınız. Hiç bir zaman bizlerden vaz geçmediniz - ALLAH SİZLERİ EKSİK ETMESİN.

Sizler büyüksünüz - nedense sadece çok büyük kalpli birileri kine - sevgiyle cevap vere bilir. Göç ederken – kendinizle dünyaya geldiğiniz toprakların kültüründe taşıdınız ve Böylece Türkiye’nin zengin kültürüne renk kattınız.

Sevgili kardeşlerim,

Bu gün beraber olduğumuz forumda, günümüzün en önemli düşüncelerden biri, devletler arasındaki hoşgörülü münasebetlerdir. Bu konuyu gündeme getirmemizin sebebi – düne kadar gerginlik içinde olan Balkanlardır. Bunları hep beraber yaşadık ve sanırım dersimizi aldık. Bu gerginliklere etnik, din ve kültür farklılıklarını devlet yöneticileri tarafından hoşgörü ile karşılamamak sebep olmuştur.

Yüce Allah’ımız bu topraklarda dünyaya gelmemizi buyurmuş. Aramızdaki farklılıkları bir cepheleşmeye değer vermek değil - adeta bir saadet olarak kabul etmemize, geçmişimiz yeter derecede ibret vermiştir. İşbu sebepten dolayı - barışı benimseyen politikaya destek vermeliyiz!! Bunu da sadece hedef değil – bir sanat haline getirmeliyiz!!!

Tanrı bizleri farklı yaratmıştır. Ama bizleri kulu olan insan yaratmıştır! Gelişmiş ülkeler artık kültür farklılığını bir zenginlik olarak kabul etmiştir.

Genel başkanımız sayın d-r Ahmet Doğan’ın öne sürdüğü yalnız siyasi değil, öncelikle bir yeni felsefe kavramı en kısa ve doğru anlatan bir sözcüğü vardır – Birliktelik – Bulgarca ‘da – Çàåäíîñò adı verilmiştir!! Görevimiz bu felsefeyi - Balkanlarda ve Avrupa’da gerçekleştirmektir.

Bulgaristan’daki Müslüman azınlığının temsilcileri olarak zorunlu isim değiştirme kampanyasının faciasını yaşadık. Komünist rejimin elimizden aldığı temel insan haklarımızın mahrumiyetini yaşadık. Balkan halkları karışık bir tarihi kadere sahiptir. Bu bölgenin vatandaşları huzurlu yaşamın kaderine ulaşamamıştır. Bölge 20. asrın 90 yıllarında bile sıklıkla savaş alanı oldu. Bunun için de bu bölgeye - batılı gözlemcilerden “barut fıçısı” adı verilmiştir.

Fakat bugünlerde biz bu “barut fıçısını bir barış ve refah bölgesine dönüştürme şansına sahibiz.

İşte, ortak siyasi ve insani sorumluluğumuz budur.
Temsilcisi olduğum HÖH partimizin Bulgaristan’da yürüttüğü yapıcı politika sayesinde, ülkemizde eşsiz bir etnik hoşgörü modeli kuruldu. Bu dünyada eşi olmayan model ise Bulgaristan’da ve dünya çapında “ETNİK TOLERANS MODELİ” adı ile popüler oldu.

Özünde - kimlik hakkına sahip olma ilkesidir!! Uyum sağlayan prensibi ile bütünleştiren bu model Bulgaristan’ı, totaliter rejim sonrası savaş yolu ile değil, barış yolu ile problemleri aşan tek ülke oldu.

Mart ayındaki Manisa ziyareti görüşmemizde T.C. başbakan yardımcısı Sayın Bülent Arınç şöyle demişti: ” Hak ve Özgürlükler Hareketi destansı bir olaydır. Kitabı yazılıp, üzerine araştırmalar yapılmalı ve her ülkeye örnek gösterilmelidir.” Bu ifadesini son derece yerinde, doğru olarak görüyoruz ve alkışlıyoruz.

Sayın DOSTLARIMIZ,

Balkanlar bölgesi sadece coğrafi değil, karışık felsefi ve kültürel bir bölgedir. Burada sadece Doğu’nun - Batı ile karşılaşmasının ötesinde, bölgedeki halklarımızın etnik, dini ve kültürel farklılıkları karşılaşıp bütünleşmektedir. Bu anlamda partimizin yürüttüğü politika ile zamanla aşınmak değil, her zaman gündemsel olacaktır. HÖH Mevlana-yın söylem ve fikirlerinin çağdaş ve siyasi uzantısı olmaktadır.
Avrupa Birliği projesi, Balkanların her bir ülkesini üyeliğine almadığı sürece bütünlüğüne kavuşmuş olmayacaktır. Bu siyasi kavramı gerçekleştirmek, çağdaş Balkanlar politikasının ortak bir sorumluluğu sayılır. Halklar arasında hoşgörü eksikliği nefret duygusunun yaratıcısı olmuştur. Bu tür kültür forumların sağlayabileceği iyi sonuç - gelecekte hem kendimizi hem de nesillerimizi nefret duygusundan korumak adına olsun!!

Korumanın sorumluları - ilk başta biz- siyasetçiler ve daha sonra eğitim ve kültür mensuplarıdır. Bu arada unutmayalım – kültür aileden gelir. İşte bu açıdan - siyasetçi veya öğretmen ol, tiyatrocu veya ressam ol – hepimiz anne ve babayız. İşbu sebepten dolayı farkındayız ’ki sorumluğumuz iki kat oluyor.

Bu anlamda Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneklerinin rolü bizim bakış açımızdan çok büyüktür.
Sözlerime son vermeden sizlere kendi adıma, genel başkanımız Sayın A. Doğan ve partimizin genel merkez konseyi adına, yılardır verdiğiniz destek için minnetimizi kabul etmenizi rica ediyorum. Sizlere tüm Balkanlarda ezan seslerinin kesilmemesi için verdiğiniz desteye bir defa daha teşekkür ediyorum.

Bahar şenliğinde iği eğlenceler dileğiyle,
Hepinizin sağlık, mutluluk ve huzur dolu günleriniz olmasına duacıyım!!!
Şen ve esen kalınız!!!
Görüşmek üzere!!!

HÖH - Milletvekili NECMİ ALİ

Kaynak: Kırcaali Haber


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR



 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   Webdesign: SWS