Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.6958 Lv.
GBP GBP 2.1727 Lv.
TRL TRL 0.3103 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
17 Ocak 2019
YORUM

Ehil olmak ve Din adamlarına saygı

15 Mart 2011

Beyhan MEHMET
Muhterem Dostlar!
Başmüftülük sorunun 12 Mayıstan bu yana devam ettiğini teessüfle ifade ederek, konuyu bende değerlendirmek istedim.
Başmüftülük yılların tecrübesiyle güzel bir sistem kurmuştu. Eğitimli, ahlaklı ve ehil yöneticileri bölgelere müftü olarak görevlendirmişti… şu an onların yerleri ne yazık ki alanla ilgisi olmayan birleri tarafından işgal edilmeye çalışılıyor!

Din adamı ve vasıfları neler olmalı?
Din adamı- Hz. Peygamberin varisidir. Dinimizi gerek anlatımıyla, gerekse ahlakıyla
( uygulamasıyla) bizlere örnek olan, Allah inancı ekseninde erdemleri hatırlatıp, muamelatın ehemmiyetini bildirenler…
Hz. Peygamberimizin ifadesiyle “ Cennet bahçelerine girdiğinizde, orasının meyvelerinden fazlaca yemeye – faydalanmaya çalışın. Sahabe tarafından Ya rasülallah bu sözlerinizi nasıl anlamalıyız sorusuna, Efendimiz (s.a.s) Hocaların sohbetlerinden hisseler alın, faydalanın şeklinde yorumlar.
Aslında din adamlarımız cenazelerimizi uğramalarıyla birlikte hayatın bütün katmanlarında bizimle birlikteler!
Çocuklarımızın doğumlarında, mutluluğumuzu paylaşan – çocuklarımızın sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet getiren, dualarda bulunan Din adamlarımızdır!
Evlenmek üzere olan çiftlerin onurlu günlerini, nikah kıyarak paylaşan yine din adamlarımızdır.
Din adamı kavramları arasında hoca ve imam kavramları vardır.
Hoca bilgi- birikim sahibi anlamını taşırken, imam –din önderi anlamlıdır.

Şu aşamada Gencev’in ekibine baktığımızda:
Kendisinin ifadesiyle mühendisler ve öğretmenler yer alırken ne yazık ki aralarında din adamı özelliğini taşıyan, ilahiyat mezunu olan müftü adayları yok denilecek durumda. Hele hele Haskovo müftü adayı Rasim Bey – küçümser nitelikte değil, bilginize sunma babında çoban
olduğunu hatırlayalım!!

Sofya Şehir mahkemesinin aleyhimize kararı “ Gencev 1996 yılından başkanlığını yürütüyor, bundan dolayı siz milli kongreye gidemezsiniz” şeklinde.

Gencev’in 25 kişiyle Başmüftü seçmesi yönündeki kararı ise “sizlerin şurası geçerli değil, vefat edenlerle birlikte, noter önünde sizden desteğini çekmiş ve 12.02.2011 yılında Başmüftü Mustafa Aliş Hacıyı, Yüksek Şura başkanı olarak Şabanali Ahmedi seçmiş (Gencev’in şurasından 5 kişi var katılan) – bundan dolayı onlara da Sofya şehir mahkemesinden Ret.

Gidişat nereye?
Bölge müftülükleri imamlarla istişare yapıyor? Bu görüşmeler neticesinde Yüksek şura heyeti bundan sonraki çalışmalarla ilgili kararlarını belirleyecek.
Görüşmelerde halkın rahatsızlığı ve memnuniyetsizliği, 900 delegenin seçimlerine itibar edilmeyişi… Gencev ve adamlarının istenilmediği halde birileri tarafından dayatılmaları – Müslüman halkın haklarına riayet edilmediğinin ve haliyle halkın sabrını zorlayan unsurlardan olduğunu – imamlar paylaşıyor.
Aslında her taş yerinde ağır olması gerekiyor!
Peygamberimize Kıyamet ne zaman kopar diye soru yöneltirler, efendimiz işin ehline verilmediğinde Kıyameti bekleyin buyurur” atalarımız ne güzel ifade etmişler, “ bir çuval unun varsa- fırıncıya ver o pişirsin demişler”. Her insan, her işi yapamaz!
Müslüman, Türk halkın onuruyla böylesi etik olmayan, hukuki olmayan – mazisi karanlık olan, fatihayı ezbere okuyamayan yöneticilerle rencide etmenin kimin hakkı var?

Gencev :
Tüzüğünde vakıf mallarının satılabileceğini ifade ederken başmüftülüğümüzün verdiği bilgiye göre 20 civarında vakıf malını sattığını hatırlayalım.
Totaliter dönemde Bulgaristan’da yaşayan Türklerin kimliklerini yok sayarak – Bulgaristan’da Türk yok diyen kişi – alışkanlığı ile olsa gerek milli kongremizi “ Bazı aşağılık Türkler kongre yapmışlar” diyebildi.
Vatandaş 1996 yılındaki yönetiminden dolayı, demokrasi döneminde – insan haklarına en büyük saygıların gösterildiği dönemde – Başkanlık koltuğuna getirildi. 4 yıllık yönetimi sona erdiği halde, şurasının 3/2’sinin vefat etmiş olduğu halde.
2003 yılında din işleri dairesinin tasarladığı, dinler kanununa 1996 yılının tüzüğü uygunluk arz etmediği halde,

Gencev Mahkemenin Yüksek Ş. Başkanı.
Hani mahkeme kararlarını halk adına alıyordu?
İnsanın arkası olsun!
Amerika elçisine bile dil uzatabiliyor…
Bulgaristan Başbakanına dil uzatabiliyor…
(Gencevin internet sitesinde detaylı bilgiler okunulabilir )

Yüce Allah hayırlı güzel işlerde birlik olun, çirkin işlerde – adil olmayan durumlarda birbirinizi uyarın buyuruyor”. Bu minvalde hareket etmek İslam ahlakının güzelliğidir.

Mülahazalarımı Bekri Mustafa’yla bitiriyorum. Rabbim başmüftülük sorunlarının çözümünde kolaylıklar ihsan etsin, Bekri Mustafalar’ın yöneticilik yapmalarından korusun inşallah.

Şöyle bir olay anlatılır:
Bekri Mustafa, bir caminin önünden geçerken, musalla- taşında bir tabut vardır, fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yoktur. Cemaatin beklemekten canı sıkılır ve başında kavuğu sırtında cübbesiyle oradan geçen Bekri Mustafa'yı hoca zannederek namazı kıldırmasını rica eder. Yok, ben hoca değilim dese de dinlemezler ve zorla öne geçirirler. Bekri Mustafa namazı kıldırdıktan sonra tabutun örtüsünü açar ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldar. Cemaat ölüye ne söylediğini merak eder.
Bekri Mustafa gülerek cevaplar: “Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun. Eğer orada, bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa imam oldu dersin. Onlar durumu anlar...” dedim.der..

( Bekri Mustafa dinle ilgisi pek olmayan, harama helala dikkat etmeyen bir kişidir)
Bölgelere tayin edilen Gencev’in müftüleri din eğitimi görmemiş, mühendis, öğretmen ve haliyle fedakar çobanlar.


Saygılarla
Beyhan MEHMET

Ziyaretci sayısı: 15404


YAZARIN DİĞER YAZILARI

« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2018    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   e-mail: kircaalihaber@gmail.com   Webdesign: SWS