Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7473 Lv.
GBP GBP 2.1232 Lv.
TRL TRL 0.3187 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
20 Ekim 2019
YORUM

Hz. Peygamber’in Serüveninde “İslam kardeşliği”

21 Nisan 2012

Beyhan MEHMET
Hz. Peygamber, Nübüvvet öncesinde (peygamberlik öncesinde), vatandaşı olduğu Mekke toplumu tarafından “ Emin” – güvenilir, lakabıyla vasıflandırılmış bu vasıfla müsemma olmuştu. Esasında Hz. Muhammed’in müstesna şahsiyeti, insanlarla olan son derece samimi ve ahlaki temasları, büyüklere saygı küçüklere sevgi ilkesiyle yaklaşımı toplumu etkiliyordu.

Güvenilirliğinden dolayı da hemşerileri kendisine “Muhammedü’l Emin” diye hitap ediyorlardı. O döneme “cahiliye dönemi” diyorlardı. Bilgisiz oldukları için değil. Putları ilah edindikleri, kızçocuklarını diri diri gömdükleri, mal ve mevki sahibi insanlar her zaman haklıdır dedikleri, leş yedikleri, sudan fazla alkol tükettikleri, insanlardan köle edindikleri ve hukuklarına riayet etmedikleri... için. 40 yaşındayken Hira Mağarasında inzivaya çelikelen Peygamberimize, Cebrail (a.s) Yüce Allah’ın ilk ilahi buyruğu “ Allah’ın adıyla OKU” – alak suresinin ilk beş ayetini getirir. Çok ilginçtir, büyük günahlar işlendiği bu toplumda, onları yapmayın yasağı değil de, okumak ve bilinçlenmek suretiyle onların çözümü dikkatlerimizi celb ediyor. Cahiliyye döneminde “ Zalim de olsa, mazlum de olsa, kardeşine yardımcı ol” sözü çok yaygındı.

Peygamberimiz bu sözü olduğu gibi kabullendi. Sahabe efendilerimiz “Ya Rasülallah, Mazlümü anladık, zulme uğrayan kişiyi teselli etmeye çalışacağız. Ancak zalime nasıl yardımcı oluruz” diye sordular. Efendimiz (s.a.s) cevaben zalimin zulmüne mani olmak suretiyle yardımcı olursunuz buyurdu.

Allah Teala Kur’anda “Müminlerin ancak kardeş olduklarını”, birbirilerine yumuşak ve merhametli olduklarını, birbirilerinin gıybetlerini etmediklerini, dargın olan müminleri barıştırdıklarını, isarda (kardeşlerinin nefislerini kendilerine tercih ettiklerini) bulunduklarını ifade eder. Peygamber efendimiz (s.a.s) 622 yılında Mekke’den, Medine’ye hicret ettiklerinde ilk önce “Muahhat anlaşmasını” yani “islam kardeşliğini” te’sis eder. Mekke’de evini, malını ve mülkünü terk ederek, Allah adına hicret eden Muhacirleri, Medine’de yaşayan “ENSAR” – Yardım edenlerle kardeş eder Peygamberimiz. Kardeşlik deyince akla kan ve din kardeşliği gelir. Aynı ana-babanın evlatları arasında din eğitiminden yoksun olduklarında bazen aralarında büyük husumetler görünür. Ancak din kardeşliğinde durum farklıdır. Peygamber efendimiz (s.a.s) “ İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi din kardeşi olarak sevmedikçe iman etmiş olmasınız” ayrıca “ Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir, O’na zulmetmez, ayıbını araştırmaz, sırt çevirmez” buyuruyor. Yüce Allah’a inanan, Aynı kitaba ve peygambere ittiba eden nesil, örnek nesil olmalı.. Allah katında üstünlük “kalpteki iman ve onun yansıması olan takva iledir”. Bugün dünyanın dört bir yanında Müslümanlar “ siyahı, beyazı, zengini, fakiri...” kardeştir. Birlik ve beraberlik ekseni “ Allah’ın ipi ( dinidir). Dinimizin paylaşımcı ve kardeşliğin önemini ifade eden öğretilerden bir tanesi de peygamberimizin şu hadisidir “ Bir Mümin kendisi için sevip arzuladığını kardeşi için de arzulamadıkça gerçek manada iman etmiş sayılmaz”. Dualarımızda da “ Allah’ım beni, ana-babamı ve bütün müminleri hesap gününde bağışla”. Müminler bir bedenin uzuvları mesabesindedir. Bundan dolayı kardeş hukukuna son derece hassastır Müslümanlar. Ve peygamberimiz “ Müslüman’ın, Müslüman üzerine 5 hakkı vardır buyurur: selamını alması, hastayı ziyaret etmesi, davetine icabet etmesi, cenaze namazına katılması, hapşırdığında (hapşıranın elhamdülillah dedikten sonra) yanındakinin Yerhamukallah demesi” .Müslümanlar arasında onları tefrikaya düşüren ( ayırıma götüren) özellikler değil de. Tek vücut olmanın onuruyla hareket eden, karşılıklı muhabbet, yardımlaşma ve müşterek dualarla cennetimiz olacağı bilincini oluşturmak. Kendimiz için istediklerimiz hayır ve güzellikleri kardeşlerimiz için de arzulamak suretiyle Mevla’mızın rızasına nail olanlardan olalım inşallah.

Yaratandan dolayı, yaratılanı sevme ilkesini yüreklerimizde yeşertelim Yunus misali... Mevla’m Ümmeti Muhammed’i feraset ve basiret sahibi etsin. Korktuklarından emin, umduklarına nail etsin.
Yüce Mevla’m “Hastalarımıza Şifalar, Dertli olanlarımıza devalar, borçlu olanlarımıza edalar, bekarlara hayırlı evlilikler, evlilere hayırlı evlatlar nasip etsin” temenni ve dualarla, Allah’a emanet olun.

Beyhan MEHMET
Kırcaali Bölge Müftüsü


YAZARIN DİĞER YAZILARI

« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   Webdesign: SWS