Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
 
KIRCAALİ HABER
 15 YAŞINDA
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.643 Lv.
GBP GBP 2.2606 Lv.
TRL TRL 0.1982 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
15 Mayıs 2021
EDEBİYAT

Masal: “Delicesine Sevdim“

03 Aralık 2020

Doaa Abdulkareem Abdullah
Eski zamanlardan beri, yeryüzünde hiçbir insan ya da yaratık yokmuş ve dünya sadece kötülükler ve erdemlerden oluşuyormuş. Erdemler ve kötülüklerin canı sıkılıyormuş.
Bir gün bundan kurtulmak için, bir oyun oynamaya karar vermiş ve bu oyunun adını ise, “Saklambaç“ koymuşlar. Bu oyun fikrini herkes beğenmiş. Delilik, yüksek bir sesle bağırarak, “Önce ben başlamak istiyorum“ demiş ve eklemiş: “Şimdi gözümü kapatıp, üçe kadar sayacağım. O sırada siz de saklanmaya başlayın. “Herkes dağılınca, Delilik de, başını bir ağaca yaslayarak, saymaya başlamış. Tüm erdem ve kötülükler de bir köşe bulup, saklanmış. İhanet ise, bir çöp yığınağı bulup, kendini gizlemiş. Hassasiyet, farklı bir yola gidip, ayın üzerinde kendine bir yer bulmuş. Tutku bölgeden uzaklaşıp, bulutlar arasına saklanırken, Özlem ise, yerin altına gizlenmiş.

Oyunu benimseyenler arasında olan Yalan ise, avazı çıktığı kadar bağırarak: “Taşların altına saklanacağım“ demiş. Demiş ama nedense gölün dibine girmiş! Delilik, “yetmiş dokuz, seksen…“ diye saymaya devam ederken, tüm erdem ve kötülükler ortalıkta artık görünmüyormuş. Aşk ise, hala öylece bekliyormuş. Nedense saklanmamış. Ne kadar garip değil mi? Aslında garip değil. Çünkü her zamanki gibi Aşk karar veremez ve aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Delilik, yüze kadar saymaya devam ederken, Aşk, o sırada bir demet gülün içine saklanmış. Delilik, saymayı bitirince gözünü açmış ve „geliyorum“ diye bağırmış. Önce Tembelliği saklandığı yerde bulmuş. Çünkü O, kendini saklamak için hiçbir çaba sarf etmemiş. Ardından ayda saklanan Hassasiyeti bulurken, daha sonra gölün dibinde nefesi kesilen Yalan ile karşılaşmış. Özlem’e de, saklandığı yerin altından yeryüzüne çıkmasını söylemiş. Delilik çok kısa sürede, Aşk hariç, saklanan herkesin yerini bulmuş.

Aşk’ı ararken, çaresiz kalan Delilik, hayal kırıklığına uğramış ve umutsuzluğa sürüklenmiş. Tam da o anda, Kıskançlık kendisine yaklaşmış ve kulağına bir şeyler fısıldamış. “Aşk gül ağaçları altında gizlidir“ demiş. Delilik, eline mızrak gibi tahta bir çatal almış ve gülfidanını, sorumsuzca, acımadan bıçaklamaya başlamış. Bir ara, oradan kalp kıran bir ağlama sesi duyunca, durmuş. Tam da o sırada Aşk ortaya çıkmış, ve eliyle gözlerini kapatmış. O anda parmaklarının arasından kan damlamaya başladığını fark edince, büyük bir pişmanlıkla bağırmaya başlamış.

“Aman Tanrım! Ben ne yaptım! Seni kör ettikten sonra, hatamı nasıl düzelte bilirim?“ Aşk hemen cevap vermiş: “Gözümü geri veremezsin ama hala benim için yapabileceğin bir şey var mutlaka! Gel artık rehberim ol“ İşte o günden beri hep böyle olmuştur.

Kıssadan Hisse: Aşkın gözü kördür, Yürür ama Delilik yolunu göstermek için O’na hep rehber olur“

Eski zamanlardan beri, yeryüzünde hiçbir insan ya da yaratık yokmuş ve dünya sadece kötülükler ve erdemlerden oluşuyormuş. Erdemler ve kötülüklerin canı sıkılıyormuş.
Bir gün bundan kurtulmak için, bir oyun oynamaya karar vermiş ve bu oyunun adını ise, “Saklambaç“ koymuşlar. Bu oyun fikrini herkes beğenmiş. Delilik, yüksek bir sesle bağırarak, “Önce ben başlamak istiyorum“ demiş ve eklemiş: “Şimdi gözümü kapatıp, üçe kadar sayacağım. O sırada siz de saklanmaya başlayın. “Herkes dağılınca, Delilik de, başını bir ağaca yaslayarak, saymaya başlamış. Tüm erdem ve kötülükler de bir köşe bulup, saklanmış. İhanet ise, bir çöp yığınağı bulup, kendini gizlemiş. Hassasiyet, farklı bir yola gidip, ayın üzerinde kendine bir yer bulmuş. Tutku bölgeden uzaklaşıp, bulutlar arasına saklanırken, Özlem ise, yerin altına gizlenmiş.

Oyunu benimseyenler arasında olan Yalan ise, avazı çıktığı kadar bağırarak: “Taşların altına saklanacağım“ demiş. Demiş ama nedense gölün dibine girmiş! Delilik, “yetmiş dokuz, seksen…“ diye saymaya devam ederken, tüm erdem ve kötülükler ortalıkta artık görünmüyormuş. Aşk ise, hala öylece bekliyormuş. Nedense saklanmamış. Ne kadar garip değil mi? Aslında garip değil. Çünkü her zamanki gibi Aşk karar veremez ve aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Delilik, yüze kadar saymaya devam ederken, Aşk, o sırada bir demet gülün içine saklanmış. Delilik, saymayı bitirince gözünü açmış ve „geliyorum“ diye bağırmış. Önce Tembelliği saklandığı yerde bulmuş. Çünkü O, kendini saklamak için hiçbir çaba sarf etmemiş. Ardından ayda saklanan Hassasiyeti bulurken, daha sonra gölün dibinde nefesi kesilen Yalan ile karşılaşmış. Özlem’e de, saklandığı yerin altından yeryüzüne çıkmasını söylemiş. Delilik çok kısa sürede, Aşk hariç, saklanan herkesin yerini bulmuş.
Aşk’ı ararken, çaresiz kalan Delilik, hayal kırıklığına uğramış ve umutsuzluğa sürüklenmiş. Tam da o anda, Kıskançlık kendisine yaklaşmış ve kulağına bir şeyler fısıldamış. “Aşk gül ağaçları altında gizlidir“ demiş. Delilik, eline mızrak gibi tahta bir çatal almış ve gülfidanını, sorumsuzca, acımadan bıçaklamaya başlamış. Bir ara, oradan kalp kıran bir ağlama sesi duyunca, durmuş. Tam da o sırada Aşk ortaya çıkmış, ve eliyle gözlerini kapatmış. O anda parmaklarının arasından kan damlamaya başladığını fark edince, büyük bir pişmanlıkla bağırmaya başlamış.
“Aman Tanrım! Ben ne yaptım! Seni kör ettikten sonra, hatamı nasıl düzelte bilirim?“ Aşk hemen cevap vermiş: “Gözümü geri veremezsin ama hala benim için yapabileceğin bir şey var mutlaka! Gel artık rehberim ol“ İşte o günden beri hep böyle olmuştur.

Kıssadan Hisse: Aşkın gözü kördür, Yürür ama Delilik yolunu göstermek için O’na hep rehber olur.“

Çeviri: Doaa Abdulkareem Abdullah (Bağdat/Irak)

Ziyaretci sayısı: 17322
ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2021      e-mail: kardjalinews.media@gmail.com    Webdesign: SWS