Aşure, kameri aylardan Muharrem ayinin onuncu günün adıdır. Bu yıl milady takvimine göre 11 Ekim 2016 /Salı/ güne rastlamaktadır. İslam dinimizde mübarek bir gündür. Pek çok önemli hadiseler, bu günde meydana gelmiştir. Hazreti Adem /a.s./ in tövbesinin Kabul edilişi, Hazreti Nuh /a.s./ in gemisinin Cudi dağına oturuşu, Hazreti Süleyman /a.s./ a mülk verilisi, Hazreti Yakup /a.s./ in Hazreti Yusuf /a.s./ a kavuşması, Cebrail, İsrafil, Mikail, Ars, Kursu ve Cennetin yaratılışı Aşure gününe rivayetlere göre Aşure gününe rastlamıştır. Görüldü gibi, Aşure geleneğinin tarihi çok eskidir. Hz. Ibrahime, Hz. Nuh'a, hatta Adem /a.s./ a kadar yükselir. Bu itibarla dinler tarihinin saygı duyduğu günler arasında Aşure kadar tarih boyunca uzanan ve milletler arası bir yeri bulunan hiçbir kutlu gün yoktur diyebiliriz. Yani, Aşure günü, tarihi boyunca ve çeşitli milletlerce dini yönden kutlana gelmiş bir gündür. Aşure gününe hürmet etmek İslam adabındandır. Bu güne hürmeten fakirlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, yetimleri gözetmek, hastaları ziyaret etmek her mübarek günde ve gecelerde yapılması gereken güzel İslami bir davranışıdır. Peygamberimiz Muhammed Mustafa /s.a.v./ Aşure günü tutulan orucunu geçmiş senenin günahlarına kefaret olduğunu haber vermiştir.
Hz. Aise /r.a./ den bir rivayetine göre: İslamiyet'ten önce Cahiliye devrinde Kureys, Aşure günü oruç tutardı. Peygamber Efendimiz /s.a.v./ de bu geleneğe uyarak oruç tutmuştur. Hatta Medine'ye hicret ettikten sonar da bu oruca devam etmiş ve tavsiye etmişti. FAKAT Ramazan orucu farz kılınınca, kendisi Aşure gününde oruç tutmayı birikmişti. Bundan sonar Müslümanlardan dileyen bu günde oruç tutmuş, dileyen tutmamıştır. BU rivayetten, Peygamberimizin Ramazan orucu farz kılınıncaya kadar aşure orucunu tuttuğu, Ramazan orucu farz olunca da artık onu isteğe bıraktığı anlaşılmaktadır. Ancak, yalnız onuncu günü tek olarak oruç tutmak mekruhtur. Çünkü o gün Yahudiler oruç tutarlar. Onlara benzememek için Muharremin dokuzuncu ve onuncu veya onuncu ve on birinci günlerini oruçlu geçirmek lazımdır ve bu şekilde oruç tutmak müstahaktır. Aşure günü aşure çorbası yapılması şart değildir. Ancak aşure çorbası yıllardan beri milletimizin örf ve adetleri arasına girmiştir.
Rivayete göre, Hz Nuh'un gemisi Cudi dalgına oturunca, inananlar torbalarından azıklarını çıkarmışlar, buğday, nohut, fasulye vs. gibi yiyecekleri karıştırarak pişirmişler ve yemişlerdir. Bu hadise, on Muharreme rastlamıştır. Aşure çorbası da buradan kalmıştır. Bütün İslam alemine mübarek Aşure günü tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.
Kemal Raşid
Karlovo