Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü İçin Demokratlar (DOST) Partisi Ulusal Konseyi ilk oturumunu gerçekleştirdi. 20 Mayıs'ta yapılan toplantıda alınan en önemli kararlardan biri yeni partinin başkan yardımcıları ve Ulusal Konsey üyelerinin sorumluluk alanlarının belirlenmesiydi. Şabanali Ahmet-organizasyon çalışmaları ve gençlik kolları teşkilatları kuruluncaya kadar gençlerle çalışmalar, Hüseyin Hafızov- medya politikası, stratejiler ve analizler, Prof. Dr. Mariyana Georgieva-yaşama faaliyeti, eğitim ve kadın kolları teşkilatlarıyla çalışmalar, Aydoğan Ali-ekonomi ve maliye, Mehmet Hoca-insan hakları, kimlik ve entegrasyon sorunları, sosyo-kültürel sorunlar, Bahri Ömer-yerel yönetimlerin sorunları, Ventsislav Kaymakanov-Avrupa programları, girişimcilik ve iş dünyasıyla diyalog, Zürfeddin Hacıoğlu-yurt dışındaki seçmenlerle iletişim, Mehmet Hacı- sosyo-kültürel sorunlar, Raşit Apti Kuru-hukuk sorunlarından sorumlu olacaklar.
Toplantıda ayrı ayrı bölgelerde DOST partisine üyelik süreçlerinin devam ettiği ve şu anda partinin 14 binden fazla üyesi olduğu anlaşıldı.
Genel Başkanı Lütfi Mestan, "Bu süreç devam edecek ve bir kez daha şunu söyleyeceğim ki, muhtemelen yeni siyasi güce karşı hissettiğimiz güçlü saldırganlık da bununla izah edilebilir. Şu ana kadar alternatif bir parti kurulmasına yönelik hiçbir başka girişim bu denli şiddetli direnişle, böyle saldırganlıkla karşılaşmadı. Sanırım önceki alternatif bir parti kurma teşebbüsleri siyasi statüko için gerçek bir risk olarak değerlendirilmemiştir. Fakat DOST partisinin ortaya çıkması çok farklı bir şey, ne yazık ki bu korku çok çirkin tavırlar doğuruyor. Böyle çirkin bir sahneye Cebel'de şahit olduk" diye kaydetti.
DOST Genel Başkanı, Cebel Günü kutlamasında yaşanan olaylarla ilgili şöyle bir yorum yaptı: "Orada olanlar Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) ve DOST arasında olan bir çatışma değildi, çünkü anma etkinliğinin organizatörü Cebel (Şeyhcuma) Belediyesi, DOST değil. Bizler, DOST partisine mensup milletvekilleri olarak belediyenin kasaba günü kutlama etkinliğine katıldık. Bu kasabada sadece HÖH'lüler yaşamıyor, yerel Belediye Meclisi'nde bile beş tane Bulgaristan'ın Avrupalı Geleceği İçin Vatandaşlar (GERB) Meclis Üyesi bulunuyor. Cebel Günü tüm kasabanın, tüm Cebellilerin günüyse, daha fazla siyasileştirilmemeli, özellikle Todor Jivkov'un totaliter rejiminin sonunun başlangıcı olan barışçıl vatandaşların kahramanca direnişi söz konusuysa bu yapılamaz. Çağrımı tekrar edeceğim-Mayıs Olayları'nı anma etkinlikleri ve anma mitingleri Bulgaristan Cumhuriyeti'nin resmi etkinlikler takvimine dahil edilip, üst düzey devlet temsilcilerinin hazır bulunmasıyla gerektiği gibi gerçekleştirilmesi gerekiyor. Cebel'deki Mayıs Olayları'nı anma etkinliğinde HÖH taraftarları aslında kendilerini yuhaladılar. Gerçek siyasi mesajları olmayan kişiler nefret çığlıkları haykırmaya, yuhalamaya, histerik tavırlar sergilemeye başlıyor. Bu çaresizliğin dili, davanı kaybettiğinde ancak saldırganlığa, çığlıklara bel bağlaman doğaldır. 17 Aralık 2015 tarihinde Ahmet Doğan'ın konuşmasından sonra Cebel'de HÖH partisi en kaba siyasi hatasını yaptı. Resmi konukları ve Türkiye'nin temsilcilerini yuhalayarak, çok düşük bir siyasal kültüre sahip olduklarını gösterdiler. Cebel Günü, HÖH partisi için utanç ve rezalet günüydü. O meydanda bulunan DOST taraftarları iki misli fazlaydı, fakat daha Salı günü özel bir basın toplantısı düzenleyerek, ben ve meslektaşlarım onların sakin olmaları, saldırganlığa karşılık vermemeleri, siyasi sloganlar atmamaları çağrısında bulunduk, çünkü DOST partisi olarak Cebel Günü'nün sadece HÖH taraftarlarının değil, tüm Cebellilerin günü olarak kutlanması fikrindeyiz. Bu HÖH için siyasi bir rezaletti-siyasi çaresizliğin gözle görülür, kaba ve çirkin tezahürü".
DOST Partisi Ulusal Konseyi oturumunda Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev'in Seçim Yasası'nda yapılan değişiklikleri veto kararının reddedilmesine yol açan tüm koşullar analiz edildi.
Mestan, "DOST Partisi Ulusal Konseyi üyelerinin kesin olan değerlendirmelerine göre bu şekilde bir iktidar formülüyle Bulgaristan siyaseti aşırı ırkçı ve faşist faktörlerin esiri haline geliyor. GERB ve Reformcu Blok koalisyonunun bir kısmı da buna dahildir" dedi. Mestan'ın ifadesine göre Boyko Borisov, Seçim Yasası'nda ayrımcılığa ve faşizme dayalı değişikliklerin dayatılmasına GERB partisinin skandal yaratan katılımıyla demokratik iktidarın taşıyıcısı olarak gayri meşrulaştırıldı.
Mestan, "Aşırı ırkçı ve milliyetçilerin esiri olmaktan öte faşist özellikler taşıyan Seçim Yasası'nda değişiklikler yapılmasına ilişkin ayrımcı fikirlerinin ilerleticisi oldu. Vatansever Cephesi'nin ülke iktidarında oynadığı bu rolle ve Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar (DSB) partisinin muhalefete geçmesiyle Borisov'un ikinci hükümeti bir iktidar formülü olarak Oreşarski hükümeti modelini benimsedi, fakat Ataka partisi yerine şimdiki iktidarda Vatansever Cephesi yer alıyor. Daha haftanın başında Seçim Yasası'nda düzeltme yapılmasına ilişkin teklif sunarak, Cumhurbaşkanı'nın Anayasa Mahkemesi'ne başvurmasından önce yapmak istedikleri şey yurt dışında açılacak seçim sandıklarının sayısının 35'e kadar sınırlandırılmasıdır. Bu fikirle kimseyi kandıramazlar, sadece Türkiye'deki sandıkların azaltılması hedeflendiği tahminini doğrulamış olacaklar, çünkü bu karar en çok Türkiye'deki seçmenleri etkileyecek. Bu insanlar komünizm rejimi tarafından en çok zarar gören Bulgaristan vatandaşları ve böyle bir davranışı en son hak ediyorlar. Şimdiye kadar sadece Türkiye'de açılan sandıkların sayısı 35'den fazlaydı. Artık ülkede ve yurt dışında yaşayan vatandaşlar olma özelliğine göre değil de etnik ve dini mensubiyeti çoğunluktan farklı olma özelliğine göre seçim sandığı açılması düşünülüyor. Bu faşizmin en ilkel tezahürü, bu ilkel milliyetçilikten öte vahşi bir faşizmdir. Bu yaklaşımı kabul etmiyoruz ve Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev'in görevini yerine getirerek, Seçim Yasası'nda yapılan ayrımcılığa dayalı değişiklikleri Anayasa Mahkemesi'ne taşımasını bekliyoruz" diye belirtti.
Lütfi Mestan, Rosen Plevneliev'in özel sebeplerden dolayı ikinci dönem Cumhurbaşkanı adayı olmaması kararıyla ilgili şunları söyledi: "Samimi bir şekilde Sayın Plevneliev'in Cumhurbaşkanı adayı olmamasına çok yazık diyorum. Görünüşe göre kararı kesin. Açıkça Avrupa-Atlantik değerlerini izleyen bir Cumhurbaşkanı'nın ikinci dönem için aday olmayacağı için üzgünüm". DOST Başkanı, belirttiği özel sebeplerden başka Plevneliev'in açıkça Putin'e karşı aldığı pozisyonları için büyük bedel ödemek zorunda kalmış olabileceği tahmininde bulundu.