Eğitim Sendikası: Yeni eğitim öğretim yılının örgün eğitim şeklinde başlaması gerekir



Pazartesi, 10 Ağustos 2020

Eğitim Sendikası:  Yeni eğitim öğretim yılının örgün eğitim şeklinde başlaması gerekirPodkrepa Emek Konfederasyonuna bağlı Eğitim Sendikası tarafından yapılan basın açıklamasında, "Kısmen yüz yüze öğrenme ve kısmen örgün eğitim şeklinde olmak üzere karma bir eğitim modelinin uygulanması mümkün değil. Ebeveynlerin örgün ve uzaktan eğitim arasında seçim yapma hakkına sahip olmalarına yönelik önerisiyle ilgili olarak Okul Öncesi ve Okul Kanununda böyle bir varsayım bulunmuyor ve biz öğretmenler bunun olmasına izin vermeyeceğiz" denildi.

Analiz raporunda, "Uzaktan eğitimin tarihsel etkisi ve faydaları vardı. Ama uzaktan eğitim artık tarihin bir parçası oldu" diye kaydedildi.

Sendikacılar, "Tartışmamamız gereken ilk şey, yeni eğitim öğretim yılının örgün eğitim şeklinde başlaması gerektiği ve Eğitim ve Bilim Bakanlığının her okula, öğretmene, müdüre, her öğrenciye ve ebeveyne koronavirüs kriziyle başa çıkılmayı sağlayacak bir model sunmasına ihtiyaç duyulması" diyor.

Uzmanlar, "Bir öğrencide ve bir grup öğrencide koronavirüs tespit edilirse ne olacak? Bir öğretmen, okul müdürü veya bir grup eğitimci ve personelde koronavirüs tespit edilirse ne olacak?" diye soruyor.

Analiz raporunda ücretsiz bir önlem olmadığı hatırlatıldı. Eğitim Sendikası, eğitim kurumlarının salgının önlenmesi (dezenfektanlar, koruyucu ekipmanlar, gözetmen öğretmenler için risk ödeneği vb.) için yaptıkları harcamanın miktarı ve bunun için Maliye Bakanlığından aldıkları sübvansiyonun tutarı hakkında bilgi talebinde bulunacak.

Açıklamada, "Sendikal örgüt, bundan böyle öğrenciler ve öğretmenlere yönelik verilen mali kaynaklardan salgının önlenmesi, hasta öğretmenlerin yerine geçici öğretmen görevlendirilmesi, ek personel atanması ve başka harcamalar için pay ayrılmasına izin vermeyecek. Çünkü hükümet, koronavirüs salgınına karşı kullanılacak milyarlar olduğunu defalarca söyledi" diye belirtildi.

Sendikacılar, karşılaştırma yapmak için COVID-19 testlerinin ücretsiz olduğu ve takılması zorunlu olmayan maskelerin de ücretsiz olarak dağıtıldığı Danimarka'yı örnek olarak gösteriyor.

Analiz raporu aynı zamanda şu soruları da gündeme getiriyor:
- Gerekirse öğrencilere yapılacak testleri kim ödeyecek?
- Gerekirse öğretmenlere yapılacak testleri kim ödeyecek?
- Salgın kümesi oluşursa yeniden yapılanma durumunda okulların ek personel / öğretmen, idari işler ve yardımcı personel / alımı için yapılacak giderleri kim karşılayacak?
- Gerekirse dezenfektan ve koruyucu ekipman alım giderlerini kim karşılayacak?
- Sağlık çalışanı bulunmayan eğitim kurumlarına sağlık personeli görevlendirmenin maliyetini kim karşılayacak/ ki bu tartışılmaz belediyelerin sorumluluğu /?

Açıklamada, "Bulgar öğretmenleri, okul ve anaokulu dışında herhangi bir yere gitme konusunda herhangi bir kısıtlama olmayan çocuklara ve öğrencilere yönelik sorumluluğun neden sadece eğitim kurumları tarafından alınacağını soruyorlar. Ebeveynler, neden çocuklarının sağlıklı olduğunu beyan etmiyorlar?" diye soruldu.

Eğitim Sendikası, koronavirüs şüphesi bulunması ve eğitim kurumu müdürünün tavsiyesi üzerine yapılacak öğretmenlerin, çocukların ve öğrencilerin PCR testlerinin maliyetinin hükümet tarafından karşılanmasını öneriyor.

Sendikacılar, "Farklı sınıfların farklı zamanlarda derslere başlaması ve farklı zamanlarda mola verilmesi, sınıftaki öğrenci sayısının azaltılması, günde birkaç kez temizlik ve dezenfeksiyon yapılması zor ve daha doğrusu bu mali kaynaklar ve harcama yetkisi verilen bu tür bütçe, bu mevcut personel ve fiziksel ortamın sağladığı bu olanaklarla imkansız olduğunu kesin olarak söyleyelim" diye sert konuştu.

Eğitim Sendikası, öğrencilerin eğitimi için verilen finansmanların, devletin ve belediyelerin mali olarak sorumlu olduğu grip salgınlarını önleme ve bunlarla mücadele faaliyetlerine yönlendirilmesine izin vermeyeceklerini belirtti.


DİĞER HABERLER