Filibe'de “Hoşgörü Kahvesi” Geleneği Cuma Camii'nde Sürdürüldü



Cuma, 13 Şubat 2026

Filibe'de “Hoşgörü Kahvesi” Geleneği Cuma Camii'nde Sürdürüldü

Filibe’de geleneksel hale gelen “Hoşgörü Kahvesi” etkinliği bu yıl da tarihi Muradiye (Cuma) Camii’nde gerçekleştirildi. Program, il ve ilçe yetkililerinin yanı sıra farklı dini cemaat temsilcilerini bir araya getirdi.

Etkinliğe, Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Dr. Mustafa Hacı, Filibe Bölge Müftüsü Taner Veli, Türkiye’nin Filibe Başkonsolosu Emre Manav, Muavin Konsolos Gülsevim Şeremet, Filibe Başkonsolosluğu Sosyal İşler Ataşesi Mehmed Kahvecioğlu ve Yahudi cemaatinden Svetlozar Kalev katıldı. Programda ayrıca bölge belediye başkanları, belediye başkan yardımcıları, siyasi parti temsilcileri ve iş insanları da yer aldı.

Etkinliğin organizatörleri Filibe Bölge Müftülüğü ve Müslüman Encümenliği temsilcileri tüm misafirlere, katılımları için teşekkürlerini sundular.

Filibe halkının geçmişte yaşanan tatsız olayları unutmadan, bunları farklı din ve etnik köken mensupları arasında barışçıl ve hoşgörülü bir şekilde bir arada yaşamayı güçlendiren olumlu bir girişime dönüştürdüğüne dikkat çekildi. “Hoşgörü Kahvesi”, ders çıkarmanın ve kötülüğü iyiliğe dönüştürmenin somut bir örneği olarak gösterildi.

Başmüftü Hacı, konuşmasında, “Bugün sizinle birlikte olmaktan son derece mutluyum. Hoşgörü Kahvesi, artık gelenek haline geldi ve bizleri bir araya getiren güzel bir vesile oldu. Allaha şükür, daha büyük bir sıkıntı yaşanmadı. Ancak 2014 yılında bazı kişiler tarafından kışkırtılmış nahoş davranışlar bize önemli bir ders verdi. Müslüman, gayrimüslim, Türk, Bulgar, Yahudi… kim olursa olsun, hep beraber kahvemizi içeceğiz, birbirimizi seveceğiz ve kucaklayacağız. Böyle yaşadığımızda, her şeyden önce Allah Teala bizden razı olur. Allah razı olduktan sonra başka hiçbir şeye gerek yoktur.

Önümüzde Ramazan-ı Şerif var ve bu ay, iyilikte aktif olmak için çok güzel bir vesiledir. İnşallah herkes elinden geldiğince iyilik yapar, birbirimizi sevelim ve saygılı olalım. Dinimiz barış dinidir. Osmanlılar döneminde de herkesin hakkı korunmuş, hiç kimsenin hakkı çiğnenmemiştir.

Benim de yakın zamanda yayınlanan bir çalışmam var: İslam’da Hoşgörü. Bunu burada sizlere hediye etmek istiyorum. Kitapta hem Hazreti Peygamber döneminde hem de Osmanlı döneminde insanların, Müslümanlar da dahil olmak üzere herkesin haklarının tanındığına dikkat çekiliyor. Araştırmalara göre o dönemde Bulgaristan’daki cami ve kiliselerin yaklaşık %80’i yapılmış; bu da herkesin hakkına saygı gösterildiğini, hiçbir kimsenin malına, ırzına veya şanına göz dikilmediğini gösteriyor. İnşallah biz de aynı şekilde, hak ve hukuka saygılı yaşamaya devam edeceğiz.”

T.C. Filibe Başkonsolosu Emre Manav ise, “Bizler bu tür organizasyonun bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sayın Başmüftümüzün de değindiği gibi, geçmişte yaşanan üzücü olayları geride bırakmanın ve bunları dostluğa dönüştürmenin en iyi yolu bir araya gelmek, birbirimizi sevmek ve saygımızı vurgulamaktır. Filibe, hoşgörünün merkezi olmuş bir şehirdir. Şehirdeki farklı mimari ve tarihi eserlerin bir arada bulunması, farklı toplulukların birlikte yaşaması bize Filibe’nin temel harcının hoşgörü olduğunu gösteriyor. Biz bu harcı bugün biraz daha güçlendirebildiysek, bundan büyük bir onur duyuyoruz.

Etkinlik, sadece resmi görev çerçevesinde değil, Filibe’nin bir sakini olarak da bir sorumluluk ve ödevimizdir. Tarihi eserlerin yaşatılması, kültürel iş birliği ve restorasyon çalışmalarının sürdürülmesi ile hoşgörüyü gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz. Hoşgörüyü vurguladığımız bu günün Cuma gününe ve Ramazan ayının arifesine denk gelmesi bizleri ayrıca mutlu etti. Emeği geçen herkese ve katılan tüm misafirlere teşekkür ediyoruz. Umuyoruz ki, nice etkinliklerde yine aynı mesajı birlikte vereceğiz ve dünyanın ihtiyaç duyduğu hoşgörü mesajını Filibe’den yaymayı sürdüreceğiz.”

Yahudi Cemaatinden Svetlozar Kalev konuşmasında, “Saygıdeğer dostlar, ‘dostlar’ diyorum çünkü bu masaya her zaman dostlar toplanmaktadır. Bu etkinliklerin hemen hemen her birinde ben de yer aldım ve her zaman söz aldım.

Bundan 500 yıl önce, İspanya’dan kovulan Yahudilere Bulgaristan toprakları, özellikle Filibe, kucak açtı ve onlara burada yer verdi. O dönemde Filibe’deki Yahudi nüfusu yaklaşık 50 bin kişiydi. Bu insanlar, burada çeşitli etnik gruplar tarafından karşılanmış ve hoşgörü içinde yaşamışlardır.

Burada, İkinci Dünya Savaşı sırasında Bulgaristan tarafından Yahudilerin kurtarılmasını da hatırlatmak isterim. Tüm 50 bin Yahudi, ölüm kamplarına gönderilmekten kurtulmuş ve yaşamlarını burada sürdürebilmişlerdir.

Anlattıklarım, farklı etnik grupların bir arada kardeşçe yıllarca yaşadıklarının ve yaşamaya devam edeceklerinin bir göstergesidir.

Umarım Filibe, hoşgörünün şekli olarak, çeşitli insanlarıyla uzun yıllar boyunca barış içinde yaşamaya devam eder. İnşallah hep birlikte güzel vesilelerle bir araya geliriz; kötü olaylarla değil. Teşekkür ederim.” diye ifade etti.

Söz konusu girişimin, 2014 yılında Muradiye (Cuma) Camii’ne yönelik vandal saldırıların ardından başlatıldığı hatırlatıldı. Etkinliğin zamanla saldırganlığa karşı verilen bir yanıt ve hoşgörünün simgesi haline geldiği belirtildi.


Diğer Fotoğraflar

DİĞER HABERLER