ANILARIMIZDA ARALIK ’84



Pazar, 07 Aralık 2008

ANILARIMIZDA ARALIK ’84 Aralık ayı bazı milletler için şen şakrak geçen kutsal günlerle dolu bir aydır. Har kez geçen acı günleri unutarak yeni yılını güler yüzle karşılamak ister. Fakat Bulgaristan Türkleri 1984'ü 85'e götüren Aralık ayını yıllar geçse de hafızalarından silmeyecek. Bir efsane gibi nesilden nesile anlatılacak o ayda işlenilen tarihi yüzkarası olaylar. Her yıl Aralık ayı gelince, ille de 84 yılı gelir akıla. Kırcaali yöresinde vuku bulan olaylar bir film şeridi gibi gelip geçmekte gibi geçmekte gözlerimiz önünde. Soğuk bir ter sarıp sarmalar tüm vücudumuzu. Gözlerimiz önünden silinmez otogar karşısındaki o tank. Pazar yeri ortasına mıhlanmış o zırhlı BTR ve parmağı tetikte nöbet tutan asker. Kuzey Bulgaristan'dan milis üniforması giydirilmiş çobanların sokak sokak dik başlı dolaşması bazı Bulgar komşularını bile rahatsız etti.
Aynı yılın son ayında dünyada benzeri görülmeyen, insanlık dışı hareketle Bulgaristan'daki totaliter rejim masum Türk azınlığının en değerli yerine tuz biber bastı. Yani, annesinin seve seve verdiği adı silah gücüyle Bulgar İslav adlarıyla değiştirdi.
Rejimin güçlü silahına karşı yeterince direniş gösterilmedi demek ayıp ve günahtır. Rodop Müslüman Türk halkının cebinde bir çakısı bile yok iken elinden geleni yaptı. 24 Aralık 1984 yılında Mleçino /Sütkesi/ ve yöre halkının köy meydanında rejimden biricik istekleri bu ayıplığı durdurmaktı. Halkın bu isteğine tank ve otomatik silahlar ile karşılık verildi.
Aradan iki gün geçti geçmedi (26 Aralık) kulaktan kulağa da olsa (sıkıyönetim tüm bağları kesmişti) Benkovski /Kirli/ yöre halkının kalkınmasında Mogilyane den on yedi aylık Türkan Feyzullah annesinin sırtında anlından vurularak şehit oldu. Türkan şimdi sağ olsaydı 25 sularında gencecik bir gelin olacaktı. Kucağında birinci veya ikinci yavrusuna sevinecekti her anne gibi.
Bu haberden etkilenmiş sanki ertesi gün (27 Aralık) Mestanlı halkı sokaklara döküldü. Aynı gün etraf köylerden ahali dağ patikalarından kasabaya akın etmeye başladığında milis ve askeri karşısında buldu. Ötesi malum. Halk tank önüne yattı. Sopa ve coplar konuştu. Merkezdeki binalardan birinin duvarlarındaki kurşun izleri neredeyse düne kadar o günleri anımsatıyordu.
O kara günlerden, Raven'li 16 yaşında, öğrenci Mümün Ahmet şehir parkında öldürüldü. Bu adı geçen şehitlerimiz o dönemde kimliğine sadık kalan ve ölümü tercih eden onlarca dan sadece ikisi.
1984'ün Aralık ayı hafızalarımızda bir kara tarih olarak kalacak.