AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığı öncülüğünde Cumhur İttifakı milletvekilleri ve temsilcilerinden (AK Parti, MHP ve BBP) oluşan 30 kişilik heyet, Gazze'de yaşanan soykırım ve insani krize dikkat çekmek amacıyla Mısır Refah Sınır Kapısı'nda basın açıklaması yaptı.
AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'de hayasız bir soykırım yaptığına, Gazze'yi abluka altında tutarak masum insanların açlıktan kırılmasına neden olduğunu söyledi. Yalçın, burada terörle mücadele yürütülmediğini, yalnızca sivillerin katledildiğini, Gazze'yi insansızlaştırmaya yönelik bir etnik temizlik suçu işlendiğini belirtti.
Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, şu ana kadar tespit edilebilen 62 bin sivilin, İsrail'in saldırıları sonucu yaşamını yitirdiğini, 10 bin sivilin kaybolduğunu ya da enkaz altında kaldığını, İsrail tarafından öldürülen bu insanların en az 20 bininin çocuk olduğunu anlattı.
Yalçın, "Bunlar kuru birer rakam değildir, olmamalıdır. Burada can verenlerin her biri kanlı canlı insanlardır. Her birinin içi yanan bir anası, ciğeri sönen bir babası vardır. Her birinin yetim ve öksüz kalmış çocuğu, her birinin boynu bükük kalmış eşi, dostu, kardeşi vardır. Her birinin hayalleri ve umutları vardı. Evi, mahallesi, komşusu vardı. Yani bir hayatı vardı. İsrail, işte bu hayatları teker teker söndürdü. Gazze'deki insanların yüzde 90'ını yerinden ederek göçe zorladı. Binaların yüzde 80'ini yerle bir etti. Hastaneleri, okulları, camileri vurdu. Canlı veya cansız ne varsa yok etti." dedi.
Yalçın, İsrail'in Batı kurumlarının içinde kümelendiği ve gizlendiği mecralardan aldığı güçle bu vahşetin üzerini örtmeye çalıştığına işaret ederek, şöyle devam etti:
"Bu soykırım artık gizlenemeyecek bir boyuta ulaşmıştır. Hiçbir terörle mücadele operasyonunda 70 bin sivil ölmemiştir, ölmez de. Sırf bu gerçek bile İsrail'in terörle mücadele etmediğini soykırım uyguladığını göstermek için yeterlidir. 7 Ekim 2023 bir başlangıç veya bir sebep değildir. 7 Ekim İsrail'in soykırım için arsızca tutunduğu, dünyanın gözünü boyamak için hayasızca kullandığı bir bahanedir. Ancak uluslararası toplum maalesef görevini yerine getirmemekte ya da getirememektedir. Batılı başkentlerin birçoğunda durum aynıdır. Birçok başkent İsrail lobilerinin esiri olarak bu acı soykırımı bile görmezden gelme eğilimi göstermektedir. Halbuki, görüyoruz ki üniversitelerde ve sokaklarda hakkı savunan ve bu zulmü protesto eden halis niyetli ve vicdan sahibi bir uluslararası kamuoyu günden güne uyanmakta ve kendini belli eder hale gelmektedir. Umulur ki bu sağduyulu sesler artış gösterir ve kendi siyasetçilerini de İsrail baskısından özgürleştirerek insanlığın, hakkın ve hakikatin yanında olmaya iter."
Yalçın, Türkiye olarak en başından itibaren mazlum Filistin halkının yanında olduklarını, İsrail ile tüm siyasi, ekonomik ve ticari bağları kestiklerini ifade etti.
Gazze'ye her türlü insani yardımı ulaştırmak için ellerinden geleni yapmaya devam ettiklerini vurgulayan Yalçın, "İlk günden bu yana derhal ateşkes ilan edilmesi ve sorunun 1967 sınırları temelinde iki devletli bir çözüme kavuşması gerektiğini dile getirerek, bu uğurda her türlü taahhüt ve garantileri verdik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, her türlü uluslararası zeminde çözüm için bir cephe kurma arayışını ilk günden bu yana sürdürmektedir. Bu vesileyle yüzlerce diplomatik görüşme gerçekleştirmiştir. Her yerde ve her zeminde Gazze'yi uluslararası siyasetin ana gündemi haline getirmek için çabalamaktadır." diye konuştu.
“Gazze halkı yalnız değildir, Gazzeliler unutulmuş değildir”
Yalçın; Filistin'in, Kudüs'ün Müslümanların ilk kıblesi ve Hazreti Peygamber'in Mirac'a yükseldiği kutsal mekan olduğunu belirterek şöyle devam etti:
"Herkes sussa, herkes sırtını dönse bile Türkiye'nin bu zulme, bu soykırıma karşı sessiz ve tepkisiz kalması düşünülemez. Nitekim, Türkiye'deki tüm siyasi partiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi, hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız ve aziz milletimiz bu acımasız soykırımı durdurmaya yönelik mümkün olan her yol ve yöntemle güçlü bir mücadele vermektedir. Bugün Refah Kapısı'na yaptığımız ziyaret de bu kapsamda, dünyanın ve İslam aleminin dikkatlerini Gazze'ye çekmeye yönelik bir ziyarettir. Gazze halkı yalnız değildir, Gazzeliler unutulmuş değildir. Bu kuşatmayı yarmak, Gazzelilere el uzatmak, yaraları sarmak, suçluları da cezalandırmak için her an teyakkuzdayız. Bu kararlılığımızın bir göstergesi olarak da bugün buradayız.
“Bugün İsrail tüm insanlık için bir sorundur”
Türkiye’nin önümüzdeki dönemde de Gazze ve özgür Filistin için her türlü adımı atmaya devam edeceğini, her türlü uluslararası çabanın içinde olacağını dile getiren Yalçın, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye birçok uluslararası sorunda nasıl doğrudan ve somut etki üretmişse bu konuda da aynı etkiyi üretecektir. Hepimiz biliyoruz ki, bu üç günlük bir mesele değildir ve sadece birkaç devletin çabasıyla çözülebilecek bir sorun değildir. 77 yıldır tüm dünyanın gözü önünde devam eden bir sorundur. Çözülmesi de ancak uluslararası işbirliği ve kesintisiz çabalarla mümkün olur.
Bugün Siyonist ve soykırımcı İsrail sorunu sadece Gazzelilerin veya Filistinlilerin sorunu değildir. Sadece Arapların veya sadece Müslümanların sorunu da değildir. Bugün İsrail tüm insanlık için bir sorundur. Bölgesel istikrarı şımarık ve küstahça tehdit ettiği gibi küresel istikrarı da ateşe vermekten zerre kadar geri kalmayacağını tüm uluslararası kamuoyu biliyor. Ya buna ses çıkartamıyor. Ya da buna ortak olmayı tercih ediyor. Halbuki küresel bir sorun olduğu her halinden belli olan bu saldırganlığa karşı ortak mücadele vermeden insanlığın bu ortak sorunu çözülemez.
Uluslararası topluma açık çağrıda bulunduklarını belirten Yalçın,
"Vakti çoktan gelmedi mi İsrail'e 'One minute' demenin? Vakti çoktan gelmedi mi artık bu soykırımı bitirmenin? Vakti çoktan gelmedi mi insanlık için harekete geçmenin? Uluslararası sistemdeki büyük güçler artık İsrail'e gizli ve açık destek vermeyi bırakmalıdır. Bazı devletlerin Filistin devletini tanıma kararlarını olumlu buluyor, devamının gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Birçok devletin siyonist İsrail lobilerinin boyunduruğundan kurtularak küresel ve bölgesel istikrar için çabalaması ve tarihin doğru tarafında durması gerekir. En azından uluslararası kurumları harekete geçirmeyi düşünebilir veya kendi kamuoylarının Gazze'yi destekleyen tavrından ders alarak siyasi liderlik yapmayı deneyebilirler." diye konuştu.
"Gazze'de insani yardımların girişine derhal izin verilmeli, tüm ablukalar toptan kaldırılmalıdır"
AK Parti İnsan Hakları Başkanı Yalçın, beklentilerini şöyle aktardı:
"Gazze'de insani yardımların girişine derhal izin verilmeli, tüm ablukalar toptan kaldırılmalıdır. Hızla bir ateşkes hayata geçirilmeli, İsrail'in seslendirdiği Gazze'yi işgal ve Gazzelileri sürme planı önlenmelidir. Adil ve kapsayıcı bir barış masası kurulmalı, 1967 sınırları çerçevesinde iki devletli bir çözüm hayata geçirilmelidir. Bütünleşik, yönetilebilir, egemen ve özgür bir Filistin Devleti için uluslararası anlaşmalarla İsrail saldırganlığına karşı garantiler verilmelidir. Uluslararası mahkemelerde İsrailli savaş suçluları yargılanmalıdır. Gazze'nin ve tüm Filistin'in yeniden inşası ve kalkınması için İsrail savaş tazminatları ödemeye mahkum edilmelidir. Filistin'in kalkınması uluslararası fonlarla desteklenmelidir. Orta Doğu'da kalıcı ve adil bir barış isteniyorsa bu adımların atılması şarttır. Aksi durumda ne bu bölgeye ne de dünyaya ne huzur ne de barış gelebilir. Buradan Gazze'ye en yakın noktadan, Refah Sınır Kapısı'ndan tüm katılımcılar adına uluslararası kamuoyuna duyurulur."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda düzenlenen ziyarette, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, İnsan Hakları Başkan Yardımcıları Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız ve Bayburt Milletvekili Orhan Ateş, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Fatma Betül Sayan Kaya ve Ankara Milletvekili Ömer İleri, Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Hasan Turan, milletvekilleri Derya Yanık, Nazım Elmas, Tuba Köksal, Nurettin Alan, Müşerref Pervin Tuba Durgut, Bülent Tüfenkci, Mustafa Köse, Mustafa Arslan, Ayşe Keşir, Orhan Yegin, Ahmet Fethan Baykoç, Mehmet Akif Yılmaz, Nazım Maviş, Ümmügülşen Öztürk, Halis Dalkılıç, Seda Gören Bölük, Mervan Gül yer aldı.
MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı ile BBP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Emin Serin de katıldı.