Macaristan’ın Bugac kasabasında düzenlenen Büyük Hun-Türk Kurultayı’nın 15 Ağustos 2026 tarihindeki açılış töreninde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağı, Türk dünyasının diğer bayraklarıyla birlikte bir kez daha hem göndere çekildi hem de at üzerinde geçiş seremonisindeki yerini aldı.
Bugün Bugac’ta dalgalanan KKTC bayrağına baktığımda benim için bu görüntünün ayrı bir anlamı var. Çünkü bu sürecin nasıl başladığını, hangi aşamalardan geçtiğini ve karşılaşılan siyasi itirazlara rağmen nasıl 16 yıllık bir geleneğe dönüştüğünü yakından yaşayanlardan biriyim.
Kurultay fikrinin temelleri, Macar antropolog ve Türkolog András Zsolt Bíró’nun Kazakistan’daki çalışmaları sırasında atıldı. Bíró’nun öncülüğünde önce Kazakistan’da gerçekleştirilen ilk Kurultay, daha sonra Macaristan’a Bugaç kasabasına taşındı. Macaristan’ın Bugac kasabası zaman içerisinde Türk, Hun ve akraba topluluklarını buluşturan büyük bir kültür merkezine dönüştü.
Ben de bu süreci daha ilk yıllarından itibaren yakından takip ettim. 2009 yılının sonlarından itibaren ve 2010 yılı boyunca, KKTC Cumhuriyet Meclisi Özel Kalem Müdürü olarak görev yaptığım dönemde, Macar Turan Vakfı Başkanı András Zsolt Bíró ve vakıf yöneticileriyle kurduğum temaslarımı yoğunlaştırdım. Yaptığım görüşmeler ve girişimler sonucunda, 2010 yılında KKTC’nin Kurultay organizasyonuna kabul edilmesini sağladım.
Kurultay’a sayılı günler kala gerçekleşen bu gelişme nedeniyle 2010’daki organizasyona fiilen katılım sağlayamasak da en önemli kazanım elde edilmişti: KKTC bayrağı artık Kurultay’da Türk dünyasının diğer bayrakları arasında 2010 yılında dalgalanmaya başlamıştı…
Daha sonraki süreçte kurduğumuz KKTC Akdeniz Stratejik Araştırmalar Merkezi (KKTC ASAM) aracılığıyla bu ilişkiyi kurumsal bir zemine taşıdık. Kurultaylara KKTC’yi temsilen katılarak ülkemizin tanıtılması amacıyla uzun yıllar boyunca çeşitli faaliyetlerde bulunduk.
2012 yılı ise bu sürecin siyasi anlamının çok daha açık biçimde ortaya çıktığı yıl oldu.
9-12 Ağustos 2012 tarihlerinde Bugac’ta düzenlenen 2. Dünya Türk-Turan Kurultayı’nda KKTC Bayrağının yüz binlerce insanın önünde göndere çekilmesi, Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Budapeşte Büyükelçiliklerini harekete geçirdi. Yunan ve Rum diplomatik temsilciler organizasyonu düzenleyen Macar Turan Vakfı’na KKTC bayrağının dalgalandırılmasından duydukları rahatsızlığı bildirerek protesto ve itirazlarını ilettiler.
Ancak bekledikleri geri adım gelmedi.
Macar Turan Vakfı Başkanı András Zsolt Bíró, Yunan ve Rum makamlarının girişimleri karşısında KKTC’ye açık biçimde sahip çıktı. Bíró, Anadolu Ajansı aracılığı ile tüm dünya kamuoyuna KKTC’nin özgür bir ülke olduğunu, KKTC bayrağının göndere çekilmesinde ve yüz binlerce insanın önünde sergilenmesinde herhangi bir sakınca görmediklerini ifade etti.
Ben de o dönemde Anadolu Ajansı’na yaptığım açıklamada, Macar halkının KKTC Bayrağına sahip çıktığını ve bundan sonra her Kurultay organizasyonuna KKTC’nin yer alacağını özellikle vurgulamıştım.
Sonraki yıllarda çalışmalarımız yalnızca KKTC Bayrağının Kurultay’da bulunmasıyla sınırlı kalmadı. KKTC ASAM olarak katıldığımız Kurultaylarda, KKTC Dışişleri Bakanlığı ve Turizm Bakanlığından temin ettiğimiz Macarca ve İngilizce binlerce KKTC tanıtım broşürünü, kitapçığı, haritayı ve diğer tanıtıcı materyalleri Macaristan’a götürdük. Bunları Kurultay alanında binlerce kişiye ulaştırdık.
Kıbrıs Türk Halkını, kültürümüzü, ülkemizi ve tarihî hakikatlerimizi doğrudan insanlara anlatmaya çalıştık.
Bazı yıllarda küçük heyetlerle, bazı yıllarda ise daha geniş katılımlarla Kurultaylarda yer aldık. Özellikle 2016 yılında TİKA’dan sağlanan destekle Akademi Sanat Derneği folklor ekibini Macaristan’a götürdük. Kıbrıs Türk Halk Dansları hem Kurultay alanında hem de Budapeşte’de sergilendi. Budapeşte’nin tarihî Petőfi Meydanı’nda düzenlediğimiz etkinlikte KKTC tanıtım broşürleri dağıtıldı, Kıbrıs’a özgü yöresel ürünler ikram edildi.
2012’de Macaristan’dan döndükten sonra gördüğümüz yakın ilgi ve desteği KKTC makamlarına da aktardım. Hazırladığım bilgi notunda, Macaristan’la ilişkilerimizin geliştirilmesi bakımından Budapeşte’de bir KKTC temsilciliğinin açılmasının değerlendirilmesini önermiştim…
Bugün geldiğimiz noktada aradan tam 16 yıl geçti.
14-16 Ağustos 2026 tarihlerinde yine Bugac’ta düzenlenen Büyük Hun-Türk Kurultayı’nda KKTC Bayrağı bir kez daha yerini aldı. 15 Ağustos’taki resmî açılış ve atlı bayrak seromoni geçişinde KKTC Bayrağı Türk dünyasının bayrakları arasında yeniden dalgalandı.
2010’da yaptığımız görüşmelerle başlayan bu sürecin 2026 yılında hâlâ aynı kararlılıkla devam ettiğini görmek benim için büyük bir gururdur.
Aradan geçen yıllarda diplomatik itirazlar oldu, siyasi baskılar yaşandı, pandemi nedeniyle Kurultay’ın düzenlenemediği dönemler oldu. Bizim fiilen katılamadığımız organizasyonlar da oldu. Ancak değişmeyen bir gerçek var: KKTC Bayrağı 2010’dan bu yana düzenlenen Hun-Türk Kurultaylarında Türk dünyasının bayrakları arasındaki yerini koruyor. KKTC’nin gerek kültürel gerek siyasi gerekse diğer birçok alandaki görünürlüğünün artırılmasını ve geliştirilmesini kendime gaye edinerek yaklaşık 35 yıldır sürdürdüğümüz çalışmaların bugün ulaştığı noktayı görmek mutluluk vericidir…
Bir devletin dünyadaki görünürlüğü yalnızca diplomatik masalarda şekillenmez. Bazen yüz binlerce insanın katıldığı bir meydanda, bazen bir kültür etkinliğinde, bazen de Türk dünyasının bayrakları arasında gururla dalgalanan kendi bayrağında hayat bulur.
Bugac’ta 16 yıldır dalgalanan KKTC bayrağı da Kıbrıs Türk halkının varlığının, kimliğinin ve Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunun güçlü bir sembolüdür.
Gökhan GÜLER /KKTC