Kara diken



Perşembe, 24 Mart 2016

Kara diken
Habibe AHMETKara diken

Kara diken deyince insanın aklına çeşit çeşit , binbir türlü düşünceler gelir
Ne bileyim -işte-elineayağına batan kara diken gibi düşüncesi olan insanlar,kara diken gibi göze batanlar,kara diken gibi gözükenler,kalbime kara diken gibi battı dedirten dokunaklı sözler ve daha neler neler......
Benim içimdeki Kara diken,benim içimdeki,benliğimdeki Kara diken bambaşka birşey,tam da tersine-güzel mi güzel,rengarenk,muhteşem bir şey-ihtişamıyle uçları semalara meydan okurcasına uzanan ağaçlarıyla,cıvıl cıvıl ötüşleriyle etrafa tatlılık saçan kuşlarıyla,birbirlerinin çağrısı altında bir öte,bir beriye sıçrıyan ela epe-adıyla şanıyla-Kara Diken!!!....
Atalarımızdan kalan tarihiyle,bugünüyle, mevcudiyetini yarınlara da taşıyacak olan bu büyük tepe ikili *çift tepeciklerden oluşuyor,karşıdan baktığınızda sabahın seherine doyamazsınız....Ufuk alev alev yanıyor.....İkilinin tam ortasından*aralarına girip de doğan , gülümsiyen ve bize el sallıyan bir Güneş-bir genç kızın göğsüne takılmış bir altın gibi şakıyan....Ahhh!!Her yeni mevsimde ,o mevsimlerin beraberinde getirdiği renklere bürünen Tepe!-Beyaz,sarı,yeşil....hele hele yeşiline hiç doyamazsınız,hiç!
İnadına yeşil,inadına güzel,inadına bir tepe!!!
Tepenin yanısıra tam temelinde uzayıp giden bir vadi mevcut;-ve vadinin çiçekleri,kır çiçekleri o kadar çok ki,içinizi okşar da okşar...kekikler,yaseminler,gelincikle ve papatyalar...hele papatyalar...sonra vadiyi ikiye bölen şırıltıyle akan ve aka aka Yusuf'la Feride'nin Arda'sına ulaşan gamsız*kedersiz bir dere.....
Ahhh-----Kara Diken!!!!
Vadisiyle, deresiyle,yeşiliyle,geyiğiyle,havasıyla,güneşiyle bizimsin!
Biz de senin!Hatıraların kaynağı olan ve anıları canlandıran tepe!
Vadinin çimenlerinde 1912 savaşında cesetleri kalan dedelerimizin mezarlığının
varlığını ,1-2 metre uzunluğunda olan, grileşmiş taşlarıyla bizlere taşıyan tepe!
Kara Diken tepesi de almış nasibini komünizimden.Yakın geçmişin izleri gözlerimizin önüne sergileniyor,tertemiz doğanın doğurduğu meşe ve kayın ağaçların babalarımıza kestirip onların yerine su kaynaklarını kurutan çam ağaçları diktirmişler.
Tepenin içindeki onlarca patikalardan labirint içindeymiş duygusuyla yürürken,içinizden hıçkırıklarla ağlamak gelir,atalarımızın o nasırlı elleriyle diktiği çamların arasından güneşin ışınları şerit misali süzülürken onların yorgun*argın nefeslerini birer inilti halinde duyar gibi olursunuzve acı bir ürperti geçer ve vücudunuzun taaa iliklerine kadar iner.....
Kara Diken!!!!
Uzak ve yakın!
Geçmiş ve gelecek!
O bize her sabah doğurduğu güneşle gülümser....
.....ve de gülümsiyecek her zaman....
Biz bu dünyadan göç etsek bile....

YAZARIN DİĞER YAZILARI