Biraz temiz hava soluyalım!



Salı, 19 Nisan 2011

Biraz temiz hava soluyalım!Rodopların başkenti sayılan Kırcaalimiz de 50 yıldır bacaları tüten Kurşun-Çinko fabrikasını bölge ve ülkemizin bir gururu biliyorduk. Çünkü sosyalizm döneminde yükselen bacaları daha iyi ve sağlıklı bir hayat adımlar olarak görüyorduk. O dönemde basında okuduğumuz, radyodan dinlediğimiz, televizyon ekranlarından gördüklerimiz hep aydın yarınları aksettiriyordu. Bir sözle beyinlerimiz öyle yıkanıyordu ki, aka kara demek işten değildi.
Bacalardan tüten beyaz veya külrengi dumanın kara olduğunu bilenler halkın "refahı", hele de makamında oturduğu sıcak sandalye ve en önemlisi kendi çıkarları için dut yutmuş bülbül gibi susmuşlar. Aslında gerçekler bir başkaymış. Kırcaali'nin en temiz yeri bilinen " Prostor" parkında bile kükürt dioksit emisyonları buharlaşmış rengi metaller kat kat normlar üstünde cirit atıyormuş.
Sistemin değişmesiyle bütün bu kara perdeli günlerin gerçekleri bir bir ortaya çıkmaya başladı. Fabrika bacalarından tüten duman bizleri aydın yarınlara değil, yavaş yavaş, geri dönüş yolu olmayan bir memlekete götürüyormuş. Memleketin adı da Kabristan! Kırcaali Kurşun-Çinko fabrikasında onlar arasında. Hem de ileri gelenlerden birisi.
Bu geçen elli yıl zarfında çeşitli hastalıklardan yüzlerce vatandaşımızı kaybettik. Hava kirliliğinin azaltılması, bu nedenle oluşan hastalıkların önüne geçilmesi için son yıllarda hayli bir direnişler oldu. Sıradan vatandaşlar ve sivil toplum örgütleri baş kaldırdı. Haklı istekleri ve direnişleri sorumlu makamlarca duyulmasını istediler ve devam da ediyorlar. Yerli halkın direnişleri sürüp giderken, Kırcaali Belediye yönetimi de pek tabi eli bağlı durmadı. Belediye Başkanı müh. Hasan Azis elinden geleni esirgemedi fabrika yönetimiyle, sendikalar ve sorumlu bakanlıklar ile sistemli görüşmeler yapıldı. İsteklerde bulunuldu. Başlıca havayı kirleten kurşun üretiminin durdurulması (kapatılması) istenildi: Çevre ve Su Bakanlığı, fabrika yönetmenliğine gerekenleri yerine getirilmesi için öneri verdi, zaman tanıdı. Fakat yönetmenlik icra edeceği yerde, kendi tarafından 350 işçiyi azletmekle tehditle bulundu ve havayı sistemli kirletmeye devam etti. Ve bunun sonucu da, 17 Nisan saat 11'de Haskovo Çevre Koruma Müfettişliği Müdürü'nün emriyle, kurşun üretiminde komando sistemleri bulunan iki oda müfettişlerce mühürlendi. Bununla da elli yıldır hastalık ve ölüm kusan kurşun üretimine son verilmiş oldu. Yeter ki, direniş yolumuzu kara kedi kesmemiş olsun.



DİĞER HABERLER