KAYNAŞMA GECESİ OYUNLARLA BAŞLADI



Çarşamba, 14 Nisan 2010

KAYNAŞMA GECESİ OYUNLARLA BAŞLADIOtel Kırcaali'nin konferans salonu ilginç ve sıcak bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. 2. Geleneksel Bulgaristan - Romanya Dostluk Günleri çerçevesinde iki komşu ülke temsilcileri çeşitli oyunlar arıcılıyla birbirlerini tanıdılar. Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği (UDTTMR) Mecidiye İsmail Gaspıralı Gençlik koluna mensup gençler, Ömer Lütfi Kültür Derneği ve Hak ve Özgürlükler Hareketi Gençlik koluna üye akranlarıyla buluştular. Tanışma güzel sahnelere şahit oldu.
Her iki ülkeden birer kişi olmak üzere daire biçimde oturan kültür elçileri, önce yanındaki arkadaşlarına kendi isimlerini söylediler sonra da herkes yanında bulunan arkadaşının ismini tekrarladı. Ardından da kaynaşma gecesi çeşitli oyunlar ile devam etti.
Birinci oyun Kilit ismini taşımaktaydı. Bulunduğu konuma göre her gence bir ile üç arası birer numara verildi. Oyunu yöneten iki kişi vardı. Birincisi eleri arkada rastgele bir numara seçiyor diğeri de seçilen rakamı duyuruyordu. Numarasını duyan kişi, aynı rakamı taşıyan ve sandalyesinden kalkamayan kişinin dizine oturup onu kilitlemekteydi ya da bir önceki durumdan doğan boş yere oturmaktaydı. Bu oyunda ilginç görüntüler ortaya çıktı.
İkinci oyun Arkadaşını Güldür adındaydı. Dairenin ortasında kedi rolündeki oyuncu, kedi gibi hareket edip davranarak seçtiği kişiyi güldürmeye çalışmaktaydı. Güldürtmeyi başarırsa da gülen kişi yeni kedi olup aynı olay tekrarlanıyordu.
Üçüncü oyunun adı Av ya da Kurt ile Tavşandı. Önce av ile avlanan seçildi. Ardından diğer oyuncular beşer kişi halinde üç sıraya dizildiler. Hepsi birbirinde bir kol uzakta ve kolları yana doğru pervane biçiminde ızgara oluşturdular. Yandaki kişiler dışta kalan kollarını hareketleri engellememek için bedenlerine yakın tuttular. Kurt ile tavşan iki ayrı uçta yerlerini aldılar. Komut üzerine ızgara biçimi değişiyor kovalananın ve kovalayanın hareketlerini zorluyorlardı.
Dördüncü oyunun adı Kör Ebeydi. İki sıraya dizilen oyuncular önce geniş bir geçit oluşturdular. Bu geçidin karşı uçlarında gözleri bağlı ebe ve ona yakalanmadan geçmek isteyen kaçak vardı. Kişiler değişip oyun devam ettikçe geçit daralıyordu. Yakalanmadan geçmenin zorlaştığı gibi geçidi oluşturanlar bu sefer de ebeye dokunarak onu şaşırtmaya çalışıyorlardı.
Gecenin en ilginç oyunu da en sona bırakılmıştı. Su Taşıma adı verilen oyun ilginç ve kahkaha dolu anlara sahip oldu. Oyunculardan biri sandalyede kolları arkada oturuyor ve bacakların arasında boş bardak tutuyordu. Diğer oyuncu ise beş metre uzaklıkta gözleri bağlı bir vaziyette içi su dolu bardak tutuyordu. Oyun iki kişi tarafından idare ediliyordu. Birisi gözleri bağlı oyuncuyu birkaç kez başı dönsün diye çeviriyor ve hareketleri kontrol ediyorken diğeri de sandalyedeki kişinin oyun arkadaşına verdiği yön bulma komutlarını yazıyordu. Amaç gözleri kapalı kişinin elindeki tuttuğu dolu bardağın içeriğini sandalyede oturan arkadaşının bacakları arasında bulanan bardağa dokunmadan boşaltmaktır. Görev tamamlandıktan veya birinin güzelcene ıslandıktan sonra, verilen komutlar okunuyor herkes gülme krizine giriyordu. Tüm gençler büyük bir istek ve heyecanla oynanan tüm oyunlara katıldılar ve keyifli iki saat geçirdiler.


Diğer Fotoğraflar

DİĞER HABERLER