80 yaşındaki Cevdet İyihuylu’nun bakışlarında sessiz ama derin bir sevgi okunuyor; köklerine, hatıralarına ve hiçbir zaman unutmadığı Rodoplar’a duyduğu sevgi…
Ardino (Eğridere) yöresinde doğmuş, ancak Bursa’da büyümüş olan Cevdet İyihuylu, Bulgaristan’ı kalbinde en kıymetli hatıra olarak taşıyor. “Bulgaristan benim için bir cennet” diyerek duygularını sıcaklık ve özlemle ifade ediyor. Sözleri, memleketinden uzak kalsa da onunla bağını hiç koparmamış bir insanın içten itirafı gibi duyuluyor.
Henüz beş yaşındayken ailesiyle birlikte göç etmek zorunda kalır ve kader onu doğduğu topraklardan ayırır. Ancak babası Latinka köyünden Hüseyin ve annesi Ardino’dan Ayşe’nin anlattığı hikâyeler, Rodoplar’ın yeşilliğini, Arda Nehri’nin coşkun sularını ve Şeytan Köprüsü’nün büyüsünü onun hafızasında canlı tutar. Bu anlatılar, onu Bulgaristan’a bağlayan görünmez bir köprüye dönüşür.
Yıllar geçer, hayat onu kendi yoluna götürür – uzun yıllar matematik öğretmeni olarak saygı duyulan, mesleğine bağlı bir insan olur. Ama rüyalarında hep Ardino’ya döner – sakin, yeşil ve memleket kokan o yerlere.
2017 yılında bu hayal nihayet gerçeğe dönüşür. İlk kez Ardino’ya gelir ve babasının Latinka’daki doğduğu evi ziyaret eder. Bu buluşma son derece duygusal ve etkileyicidir – uzun zamandır beklenen bir kavuşma gibidir.
Bugün de Cevdet İyihuylu, bu derin özlemi kalbinde taşımaya devam ediyor. Yeniden gelmeyi, Rodoplar’ın temiz havasını solumayı, sessizliği ve kuşların sesini dinlemeyi, memleketinin huzurunu yeniden hissetmeyi arzuluyor.
Onun hikâyesi; hafızanın, köklerin ve insanın doğduğu topraklarla olan kopmaz bağının bir anlatısıdır. Zaman ve mesafe bu bağı silemez – aksine, yıllar geçtikçe daha da güçlendirir.
Güner ŞÜKRÜ