Mestanlı’da Asimilasyon Şehitleri Anıldı



Cuma, 26 Aralık 2025

Mestanlı’da Asimilasyon Şehitleri Anıldı

Bulgaristan’ın Momçilgrad (Mestanlı) kentinde, yenilenen merkezi meydanda sözde “yeniden doğuş” sürecinin kurbanları anısına bir anma mitingi düzenlendi. Etkinlik, Bulgaristan’daki komünist rejimin kurbanları için dikilen ilk anıtın bulunduğu meydanda gerçekleştirildi. 26 Aralık tarihi ise bölge halkı için özel ve trajik bir anlam taşıyor.

26 Aralık 1984’te Mestanlı halkı, zorla isim değiştirme politikasına karşı barışçıl bir gösteri düzenlemişti. Gösteri, polis ve asker tarafından sert şekilde bastırılmış; olaylar ölümler ve çok sayıda yaralanmayla sonuçlanmıştı. Momçilgrad ile Nanovitsa, Raven, Gorsko Dülevo, Austa ve Gruyevo köyleri, temel insan hakları olan kimlik belirleme ve inanç özgürlüğünü savunurken can veren kurbanlarını vermişti.

Anma törenine şehir ve bölge halkının yanı sıra Bulgaristan’ın farklı bölgelerinden ve Türkiye’den gelen konuklar, eski siyasi tutuklular ve komünist rejim döneminde baskı görmüş kişiler katıldı. Törende HÖH – Yeni başlangıç parlamento grubunun neredeyse tamamı, Türkiye’nin Filibe Başkonsolosu Emre Manav, Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Hacı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden milletvekilleri, Türkiye’den belediye başkanları ve göçmen derneklerinin temsilcileri hazır bulundu.

Momçilgrad Belediye Başkanı İlknur Kâzım, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aralık olaylarının 41. yılı dolayısıyla gönderdiği mesajı okudu. Mesajda, “Komünist rejimin asimilasyon politikalarının kurbanlarını anmak için bir araya gelen sizleri en içten duygularımla selamlıyorum. Türkiye Cumhuriyeti, Bulgaristan’da demokrasi, barış ve istikrar adına her zaman yanınızda olacaktır. Bu vesileyle NATO müttefikimiz ve komşumuz Bulgaristan Cumhuriyeti’nin tüm vatandaşlarını selamlıyorum” ifadeleri yer aldı.

Belediye Başkanı İlknur Kâzım konuşmasında, “41 yıl önce Mestanlılar bu meydanda yalnızca yürekleriyle toplandı. Tek istedikleri, en temel insan hakları olan kimliklerini ve inanç özgürlüklerini kaybetmemekti. Mestanlı ve çevre köyler en değerli evlatlarını verdi. Her yıl burada toplanarak onların anısı önünde saygıyla eğiliyor ve ‘Bir daha asla’ diyoruz. Biz Bulgaristan vatandaşıyız, burada yaşıyor ve çalışıyoruz. Bulgaristan bizim evimiz ve eşit yurttaşlar olmak istiyoruz” dedi. Kâzım ayrıca, HÖH lideri Delyan Peevski’ye ve Yeni başlangıç parlamento grubundaki milletvekillerine, bölgeye yapılan yatırımlar nedeniyle teşekkür etti.

HÖH Genel Başkan Yardımcısı ve Kırcaali Belediye Başkanı Erol Mümün ise Aralık ayının kendileri için hüzün ve anma ayı olduğunu belirterek, “Hayatlarını feda edenler sayesinde çocukları Avrupa değerlerine sahip demokratik bir Bulgaristan’da yaşayabiliyor” dedi. Mümün, yaşananların gelecek kuşaklar tarafından bilinmesi gerektiğini, böylece benzer olayların tekrarının önlenebileceğini vurguladı.

Erol Mümün ayrıca, HÖH lideri Delyan Peevski’nin partiye yeni bir yön ve ufuk kazandırdığını, siyasette insan odaklı bir anlayışı öne çıkardığını ifade etti. “Delyan Peevski, HÖH’e gönül verenlerin bir daha asla ikinci sınıf vatandaş gibi hissetmeyeceğini açıkça dile getirdi. Kısa sürede eşit yurttaş olmanın ne demek olduğunu hepimize hissettirdi” dedi.

Filibe Başkonsolosu Emre Manav, düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, Bulgaristan’daki Türk toplumunun 41 yıl önce verdiği onurlu mücadeleyi hatırlatarak, bu mirası yaşatmanın gururunu taşıdıklarını söyledi.

Manav, konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı. Genel başkan yardımcıları, parlamento üyeleri, siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları, siyasi mağdurların temsilcileri ve soydaşlara hitap eden Manav, konuşmasını Büyükelçi ve meslektaşları adına yaptığını belirtti.

Türkan Çeşme’de gerçekleştirilen törende daha önce yapılan konuşmalara atıfta bulunan Manav, “Üç gündür o günleri yâd ederken aslında fazla söze gerek kalmıyor. Büyüklerimizin dediği gibi, fazla sözün anlamı yok” dedi.

41 yıl önce Bulgaristan’daki Türklerin kimliklerini, onurlarını ve Türklüklerini korumak için sokaklara ve meydanlara döküldüğünü vurgulayan Manav, “Söylenecek ne varsa o günlerde söylendi. Biz bugün yalnızca onların anısını yaşatabiliyor olmaktan onur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin o günlerde ve bugün de soydaşların sesi olduğunu belirten Manav, “Sözün yetmediği yerde Türkiye, onların sesini tüm dünyaya haykırmıştır” dedi.

Konuşmasında Nuri Adalı’dan alıntı yapan Manav, sürgün yıllarına rağmen umudunu kaybetmeyen Adalı’nın dizelerinin bugün de yol gösterici olduğunu söyledi. Manav, çocukların törende sergiledikleri gösterilerle bu umudu tazelediğini ifade etti.

Manav, kimlik ve özgürlük mücadelesi uğruna hayatını kaybeden tüm şehit ve gazileri rahmet ve minnetle andıklarını belirterek, törenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Ayrıca Regaip Kandili’nin hayırlara vesile olmasını dileyen Manav, üç ayların Türkiye’ye, Bulgaristan’a ve tüm insanlığa bolluk ve bereket getirmesini temenni etti.

Konuşmasını yeni yıl temennileriyle tamamlayan Manav, “Çocuklarımızın sunduğu umutlar gibi, yeni yılın da sağlık, mutluluk ve umutla dolu olmasını diliyorum” dedi.

Anma mitingi, Başmüftü Mustafa Hacı’nın sözde “yeniden doğuş” süreci kurbanları için okuduğu dua ile sona erdi.


Diğer Fotoğraflar

DİĞER HABERLER