Radev, “Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların durdurulması için önerdiğimiz moratoryumun kabul edilmesi konusunda tüm Avrupalı ortaklarımızın dayanışmasını bekliyorum” dedi.
Başbakan Rumen Radev, Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların durdurulması için moratoryum önerdiklerini belirterek, Avrupa Birliği (AB) ortaklarından bu girişime destek vermelerini istedi.
Radev, Avrupa Birliği Liderler Zirvesi öncesinde Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada, Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bu kabul edilemez saldırganlık durmalı.” ifadesini kullandı.
Karadeniz’in yalnızca bir güvenlik bölgesi olmadığını, aynı zamanda gıda, gübre ve enerji kaynaklarının taşınmasında stratejik öneme sahip bir koridor olduğunu belirten Radev, söz konusu sevkiyatlara milyonlarca insanın bağımlı olduğunu kaydetti. Radev, özellikle Afrika ve Orta Doğu’daki kırılgan bölgelerin bu tedariklere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Moratoryum önerisinin geçen hafta Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve bazı Avrupa liderleriyle gerçekleştirilen video konferansta da ele alındığını aktaran Radev, sivil gemilere yönelik saldırıların durdurulması çağrısının Avrupa Konseyi sonuç bildirisi taslağında da yer aldığını belirtti.
Radev ayrıca Karadeniz’in güvenliği konusunda Bulgaristan, Romanya ve Türkiye arasındaki işbirliğinin önemine dikkati çekti.
Karadeniz’de saldırıya uğrayan gemilerde kullanılan insansız hava araçlarının (İHA) kaynağına ilişkin henüz kesin kanıt bulunmadığını belirten Radev, soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
Radev, “Chelsea 3” adlı geminin gün içinde Burgaz Limanı’na çekilmesinin beklendiğini ve burada ayrıntılı inceleme yapılabileceğini bildirdi.
Saldırıların Rusya kaynaklı olabileceği yönünde bir varsayımları bulunduğunu dile getiren Radev, Ukrayna’nın kendi gemilerini ve mürettebatını hedef almasının mantıklı görünmediğini savundu. Ancak bu değerlendirmeyi kesinleşmiş bir bulgu olarak sunmadıklarını vurgulayan Radev, bir ülkeye yönelik suçlamaların sağlam ve açık kanıtlara dayanması gerektiğini ifade etti.
“Gönüllüler Koalisyonu” hakkındaki bir soruyu yanıtlayan Radev, çatışmanın diplomasi yoluyla hızla sona erdirilmesini destekleyen her türlü girişime açık olduklarını belirtti.
Bulgaristan’ın Rusya ile diplomatik ilişkilerini kesmediğini hatırlatan Radev, yakın zamanda Rusya’nın Sofya Büyükelçisi ile görüştüğünü aktardı. Radev, somut önlemler ve önerilerle diplomatik iletişim kanallarının genişletilmesi gerektiğini söyledi.
AB’nin yeni Çok Yıllı Mali Çerçevesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Radev, uyum ve tarım politikaları gibi temel alanların korunması gerektiğini belirtti.
Bulgaristan’ın AB’nin rekabet gücünü ve savunma kapasitesini artırmaya yönelik çabalarını desteklediğini kaydeden Radev, bu alanlardaki düzenlemelerin dikkatle ve ayrıntılı biçimde hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Avrupa Birliği’nin en önemli sorunlarından birinin akaryakıt fiyatları olduğunu belirten Radev, son 20 yılda Avrupa’da çok sayıda rafinerinin kapatıldığını ve kıtanın hazır akaryakıt, dizel ve özellikle uçak yakıtı tedarikinde dışa bağımlılığının arttığını söyledi.
Bulgaristan’daki Lukoil rafinerisinin yalnızca ülke için değil, bütün AB açısından önemli bir varlık olduğunu dile getiren Radev, rafinerinin Avrupa’nın en büyük ve en modern tesislerinden biri olduğunu savundu.
Radev, Lukoil’in geleceğine ilişkin kararlar alınırken AB’nin de söz sahibi olması gerektiğini belirterek, konunun şu aşamada AB dışında ele alınmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Başbakan, meselenin zirvede görüşülecek belgede yer almasından memnuniyet duyduğunu ve rasyonel, stratejik bir çözüm bulunmasını umduğunu kaydetti.
Radev, AB ile Basra Körfezi ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan arasındaki diyaloğun önemine de işaret etti.
Suudi Arabistan’dan başlayarak Suriye, Türkiye ve Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya uzanacak demir yolu koridorunun, bölgeden enerji kaynaklarının taşınması açısından önem taşıdığını belirten Radev, daha güvenli güzergahlar oluşturmak ve enerji tedarik yollarını çeşitlendirmek istediklerini söyledi.
Brexit ve Birleşik Krallık’ın AB’ye yeniden katılması ihtimali hakkındaki soruyu da yanıtlayan Radev, ülkenin birliğe dönüşünü memnuniyetle karşılayacağını ifade etti.
Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmanın sonuçlarını değerlendirmiş olması gerektiğini belirten Radev, “Daha güçlü ve daha büyük bir Avrupa Birliği görmek istiyoruz. Birleşik Krallık’ın kıtamızın güvenliğinin en önemli dayanaklarından biri olduğuna inanıyorum.” dedi.