Çernooçene’nin (Yenipazar) Novoselişte köyü yakınlarındaki „Almagedik“ mevkiinde, bereket, sağlık ve esenlik dileğiyle geleneksel dua etkinliği bu yıl da gerçekleştirildi. Büyük saygı gören etkinlik, bölgeden onlarca kişiyi açık havada bir araya getirdi.
Üç yıl önce başlatılan bu gelenek, Çernooçene’ye bağlı Rusalina ve Kutsovo köyleri bölgesinden doğmuş olsa da artık „Almagedik“te kalıcı bir şekilde yerleşmiş durumda. Doğanın sessizliği ve eşsiz güzelliği, manevi huzur, sükûnet ve dayanışma için ideal bir ortam oluşturuyor.
Katılımcılar, sabahın erken saatlerinden itibaren gelmeye başlayarak oluşturulan ibadet alanının çevresinde yerlerini aldı.
Dua, eski Başmüftü Fikri Sali’nin öncülüğünde bölgedeki hocalar tarafından gerçekleştirildi. Katılımcılar, huzurlu günler, bereketli bir yıl ve ailelerinde barış ve esenlik için dualar etti.
Organizatörler, etkinliğe katılan herkese içten teşekkürlerini iletti. Bu tür girişimlerin insanlar arasındaki bağların güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladılar. Onlara göre bu gelenek, yalnızca bölgenin manevi mirasını yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda güçlü bir topluluk ve aidiyet duygusu da oluşturuyor.
Doğu Rodoplar’da büyük hiçbir tören, bölgenin simgesi hâline gelen pilavsız geçmiyor. Yöre halkı için pilav, yalnızca bir yemek değil, aynı zamanda bir ritüel niteliği taşıyor. İçinde ustaların nesilden nesile aktardığı deneyim, sabır ve samimiyet var. Kazanların başında atılan her bir tutam tuz ve yapılan her hareket, dua ile geleneğin uyumlu bir bütününü oluşturuyor.
Günümüzde bu geleneksel yemek kültürüne giderek daha az rastlanıyor. Eski ustaların sayısı azalırken, gelenekler de sessizce kayboluyor. Bu durum belki de bize, aslında yemeğin kendisinin değil, gelenekleri yaşatma irademizin yok olmakta olduğunu hatırlatıyor.
„Almagedik“teki dua etkinliği için geleneksel pilavın hazırlanması, usta aşçılar Belgin Akif ve Fikret Yümer ile yardımcılarına emanet edildi. Deneyimli aşçılar, mesleğin kalitesini anlatan şu altın değerindeki mutfak sözünü paylaşıyor:
„Pilavın içindeki tahta kaşık, kara kazanda dik duruyorsa, aşçının işini iyi yaptığını anlarsın.“
Bu söz, aslında her şeyi özetliyor: Gerçek pilav yalnızca malzemelerle değil, ruh ve yürekle pişirilir. Dua ile başlar, ustanın temiz niyetiyle şekillenir ve kara kazanlarda ağır ağır pişerek yemeği yeniden birlik ve beraberliğin sembolüne dönüştürür.
„Almagedik“te gerçekleştirilen bu etkinlikte toplum bir kez daha bir araya gelerek gücünü ortaya koydu. Gelenek, inanç ve dayanışma, bölge insanlarını buluşturan ortak değerler olarak yaşamaya devam etti.
İsmet İSMAİL